# Mü'minûn Sûresi, 34. Âyet (23:34)

> وَلَئِنْ أَطَعْتُم بَشَرًا مِّثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًا لَّخَـٰسِرُونَ

*Vele-in eta'tum beşeran miślekum innekum iżen leḣâsirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/34

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygamberlere karşı çıkanların, kendileri gibi bir beşere itaat etmenin hüsranla sonuçlanacağı yönündeki itirazlarını ele almaktadır. Anahtar kavramlar, 'itaat', 'beşer' ve 'hüsran' üzerinden, insanların ilahi mesajı reddetmelerinin temelinde yatan kibir ve yanlış algıyı dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَطَعْتُم","root":"ط و ع","rootLatin":"t-v-a","meaning":"Bir şeye boyun eğmek, emrine girmek, rızasıyla tabi olmak ve itaat etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'طوع' (tav') kökünü, 'bir şeye kolaylıkla yönelmek, iradi olarak boyun eğmek' olarak açıklar. Ayetteki 'أَطَعْتُم' (eta'tüm) ifadesi, peygambere karşı çıkanların, kendileri gibi bir beşere isteyerek ve rızalarıyla itaat etmeleri durumunda karşılaşacakları akıbeti vurgular. Bu, zoraki bir itaatten ziyade, bilinçli bir tercihi ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'طوع' kelimesinin 'inqiyâd' (boyun eğme) ve 'istislâm' (teslim olma) anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki bağlamda, 'kendiniz gibi bir beşere itaat etmeniz' ifadesi, peygamberin risaletini kabul etmeyip onu sıradan bir insan olarak görme ve bu nedenle ona tabi olmayı küçümseme durumunu mecazi olarak ifade eder. Bu, ilahi emre karşı gelmenin bir yansımasıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'itaat' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'a ve elçisine karşı gösterilen bir teslimiyet ve boyun eğme olduğunu belirtir. Bu ayette ise, 'beşere itaat' ifadesi, peygamberin ilahi otoritesini reddedenlerin, onu sadece bir insan olarak görüp ona tabi olmayı anlamsız bulmalarını ve bu tavrın getireceği olumsuz sonucu vurgular. İtaat, burada doğru merciye yönelmediğinde hüsrana yol açan bir eylem olarak sunulur."}]},{"word":"بَشَرًا","root":"ب ش ر","rootLatin":"b-ş-r","meaning":"Dış görünüşü, derisi ve bedeniyle diğer canlılardan ayrılan, akıl ve irade sahibi insan varlığıdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'بشر' (beşer) kelimesini 'insan' anlamında kullanır ve özellikle dış görünüşü, derisi ve bedeniyle diğer canlılardan ayrılan varlık olduğunu belirtir. Ayetteki 'بَشَرًا مِّثْلَكُمْ' (beşeran misleküm) ifadesi, peygamberin de kendileri gibi etten kemikten bir insan olduğunu vurgulayarak, onun ilahi bir elçi olamayacağı yönündeki itirazı yansıtır. Bu, risaleti kabul etmemenin temel gerekçelerinden biridir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'بشر' kelimesinin 'deri' anlamına gelen 'بشرة' (beşere) kökünden türediğini ve insanın dış görünüşüyle ilgili olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, peygamberin insanüstü bir varlık olmadığını, aksine kendileri gibi bir insan olduğunu vurgulayarak, onun peygamberliğini reddetme argümanını ortaya koyar. Bu, ilahi mesajın taşıyıcısının mahiyetine dair yanlış bir algıyı gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'beşer' kavramının Kur'an'da genellikle insanın biyolojik ve fiziksel yönünü vurguladığını belirtir. Bu ayette, 'kendiniz gibi bir beşer' ifadesi, peygamberin ilahi bir varlık değil, sıradan bir insan olduğu yanılgısını dile getirir. Bu yanılgı, peygamberin getirdiği mesaja karşı çıkmanın ve ona itaat etmeyi reddetmenin temelini oluşturur."}]},{"word":"لَخَـٰسِرُونَ","root":"خ س ر","rootLatin":"h-s-r","meaning":"Kayba uğramak, zarara girmek, sermayeyi veya kazancı yitirmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'خسر' (hasr) kelimesini 'sermayeyi kaybetmek' veya 'kazancı yitirmek' olarak tanımlar. Ayetteki 'لَخَـٰسِرُونَ' (lehasirûn) ifadesi, peygamberin çağrısına kulak vermeyip, kendileri gibi bir beşere itaat etmeyi reddedenlerin, ahiretteki ebedi kurtuluşu kaybetme ve dünyevi çabalarının boşa gitmesi anlamında büyük bir zarara uğrayacaklarını vurgular. Bu, sadece maddi değil, manevi ve uhrevi bir kayıptır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'خسر' kelimesinin 'noksanlık, eksiklik ve helak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'hüsrana uğrayanlar' ifadesi, peygamberin getirdiği ilahi rehberliği reddetmeleri sonucunda hem dünya hem de ahiret saadetinden mahrum kalacaklarını, yani tam bir yoksunluk ve helak durumuna düşeceklerini ifade eder. Bu, yanlış tercihin kaçınılmaz sonucudur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hüsran' kavramının Kur'an'da genellikle iman etmeyenlerin veya günah işleyenlerin ahiretteki kötü akıbetini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'hüsrana uğrayacaklar' ifadesi, peygamberi sıradan bir beşer olarak görüp ona itaat etmeyi reddedenlerin, bu yanlış tutumları nedeniyle ilahi rızayı ve cenneti kaybedeceklerini, dolayısıyla en büyük zarara uğrayacaklarını açıkça ortaya koyar. Bu, imansızlığın ve kibirin getirdiği nihai sonuçtur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","musrikler","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَئِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf + Harf-i Şart + Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve eğer"},{"position":2,"surface":"أَطَعْتُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ط-و-ع","rootLatin":"ṭ-w-ʿ","lemma":"أَطَاعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"itaat ettiniz"},{"position":3,"surface":"بَشَرًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ش-ر","rootLatin":"b-ş-r","lemma":"بَشَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir insana"},{"position":4,"surface":"مِّثْلَكُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-s̱-l","lemma":"مِثْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"sizin gibi"},{"position":4,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":5,"surface":"إِنَّكُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz siz"},{"position":5,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"siz"},{"position":6,"surface":"إِذًۭا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cevap ve Ceza","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o zaman"},{"position":7,"surface":"لَّخَـٰسِرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-س-ر","rootLatin":"ḫ-s-r","lemma":"خَاسِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"elbette hüsrana uğrayanlarsınız"}]
