# Mü'minûn Sûresi, 40. Âyet (23:40)

> قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَّيُصْبِحُنَّ نَـٰدِمِينَ

*Kâle ‘ammâ kalîlin leyusbihunne nâdimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/40

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın inkarcılara yönelik tehdidini ve onların gelecekteki pişmanlıklarını dile getirmektedir. Ayetteki temel kavramlar, zamanın kısalığına ve bu kısalık sonunda yaşanacak pişmanlığa vurgu yapmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"قَلِيلٍ","root":"ق ل ل","rootLatin":"k-l-l","meaning":"Ayette, 'az bir zaman sonra' anlamında, yakın bir geleceği ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'قَلِيل' kelimesinin nicelik ve nitelik açısından azlığı ifade ettiğini belirtir. Bu ayette ise, 'az bir zaman' anlamında kullanılarak, pişmanlığın çok geçmeden vuku bulacağına işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'قَلِيل' kelimesinin burada 'yakın zaman' veya 'kısa süre' anlamında mecazi bir kullanım olduğunu ifade eder. Yani, Allah'ın tehdidinin gerçekleşmesi için uzun bir süre beklenmeyeceğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki zaman kavramlarının genellikle ahiret ve dünya arasındaki karşıtlık bağlamında ele alındığını belirtir. 'قَلِيل' burada, dünya hayatının geçiciliğine ve ahiretin yakınlığına dair bir vurgu olarak anlaşılabilir; bu da pişmanlığın kaçınılmazlığını pekiştirir."}]},{"word":"لَّيُصْبِحُنَّ","root":"ص ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Ayette, 'olacaklar' veya 'hale gelecekler' anlamında, bir durum değişikliğini ve kesin bir sonucu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'أصبح' fiilinin 'olmak, hale gelmek' anlamında kullanıldığını ve genellikle bir durumdan başka bir duruma geçişi ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, inkarcıların mevcut durumlarından pişmanlık duyacakları bir hale dönüşeceklerini vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'أصبح' fiilinin sadece sabah vaktine özgü olmadığını, aynı zamanda 'bir duruma girmek' veya 'bir hale dönüşmek' anlamında da kullanıldığını açıklar. Ayetteki kullanımı, pişmanlığın kaçınılmaz bir sonuç olarak ortaya çıkacağını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'أصبح' fiilinin nakıs fiillerden olduğunu ve ismini ref, haberini nasb ederek bir durumun gerçekleştiğini veya bir hale gelindiğini ifade ettiğini belirtir. Burada, inkarcıların 'pişman olanlar' haline geleceklerini kesin bir dille ifade eder."}]},{"word":"نَادِمِينَ","root":"ن د م","rootLatin":"n-d-m","meaning":"Ayette, 'pişman olanlar' anlamında, geçmişteki bir eylemden dolayı duyulan üzüntü ve kehaneti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ندم' kelimesinin, yapılan bir işten veya kaçırılan bir fırsattan dolayı duyulan üzüntü ve kehanet olduğunu belirtir. Bu ayette, inkarcıların küfürleri ve Allah'ın ayetlerini yalanlamaları sebebiyle duyacakları derin pişmanlığı ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ندم' kelimesinin, bir şeyi yapmaktan veya yapmamaktan dolayı kalpte oluşan üzüntü ve keder olduğunu açıklar. Ayetteki 'نادِمِينَ' ifadesi, inkarcıların ahirette karşılaşacakları azap karşısında hissedecekleri çaresiz pişmanlığı vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'nedm' kökünün Kur'an'da genellikle ahiret bağlamında, inkarcıların ve günahkarların dünyadaki tercihleri nedeniyle duyacakları derin üzüntüyü ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayet de bu kullanıma tipik bir örnektir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-nuh","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"عَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"hakkında"},{"position":2,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Zâide","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"..."},{"position":3,"surface":"قَلِيلٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ق-ل-ل","rootLatin":"q-l-l","lemma":"قَلِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"az"},{"position":4,"surface":"لَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd (Lâm-ı Te'kîd)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak"},{"position":4,"surface":"يُصْبِحُنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-ب-ح","rootLatin":"s-b-h","lemma":"أَصْبَحَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nûn-u Te'kîd ile birleştiği için mebnî","gloss":"olacaklar"},{"position":5,"surface":"نَـٰدِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-د-م","rootLatin":"n-d-m","lemma":"نَادِم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Yusbihu fiilinin haberi olduğu için mansûb","gloss":"pişman olanlar"}]
