# Mü'minûn Sûresi, 41. Âyet (23:41)

> فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ بِٱلْحَقِّ فَجَعَلْنَـٰهُمْ غُثَآءً ۚ فَبُعْدًا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ

*Feaḣażet-humu-ssayhatu bilhakki fece'alnâhum ġuśâ-â(en)(c) febu'den lilkavmi-zzâlimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Derken onları o korkunç ses, kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör çöp yığını haline getirdik. Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/41

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, ilahi azabın ani ve yıkıcı doğasını, inkarcıların akıbetini ve zulmün kaçınılmaz sonucunu dilbilimsel bir derinlikle tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, helak edici sesin gücünü, yok oluşun sembolik ifadesini ve zalimlerin nihai uzaklaştırılmasını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱلصَّيْحَةُ","root":"ص ي ح","rootLatin":"s-y-h","meaning":"Ayette, helak edici, şiddetli ve ani bir ses veya çığlık anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sayha' kelimesini 'şiddetli ses' olarak tanımlar ve Kur'an'da genellikle helak edici bir azap sesi olarak geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'sayha', inkarcı kavimleri helak eden ilahi bir müdahalenin işareti olarak geçmektedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sayha' kelimesinin mecazi olarak 'azap' anlamına geldiğini ifade eder. Burada, kavmi helak eden çığlık, Allah'ın gazabının bir tezahürü olarak anlaşılmalıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sayha' gibi kelimelerin Kur'an'da ilahi müdahalenin ve azabın somutlaşmış halleri olarak kullanıldığını belirtir. Bu, sadece bir ses değil, aynı zamanda bir yıkım gücüdür ve inkarcıların sonunu getirir."}]},{"word":"فَجَعَلْنَـٰهُمْ","root":"ج ع ل","rootLatin":"c-'-l","meaning":"Ayette, Allah'ın bir şeyi bir hale dönüştürmesi, kılması veya yapması anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ceale' fiilinin 'bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek' veya 'bir halden başka bir hale geçirmek' anlamında kullanıldığını açıklar. Burada, helak olan kavmin 'ğusâ'ya dönüştürülmesi, onların tamamen yok oluşunu ve değersizleşmesini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ceale' fiilinin farklı kullanımlarını sıralarken, 'bir şeyi bir şeye çevirmek' manasına da geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, ilahi kudretin, azaba uğrayanları tamamen farklı ve değersiz bir varlığa dönüştürmesini gösterir."}]},{"word":"غُثَآءً","root":"غ ث و","rootLatin":"ğ-s-v","meaning":"Ayette, selin sürükleyip getirdiği değersiz, köpük ve çer çöp yığını anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğusâ' kelimesini 'selin veya akarsuyun üzerinde biriken köpük, çer çöp ve değersiz şeyler' olarak tanımlar. Bu ayette, helak olan kavmin, selin sürüklediği değersiz bir yığın gibi yok olup gitmesini sembolize eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ğusâ'nın 'selin getirdiği süprüntü' olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, inkarcıların azap sonrası durumunu, yani tamamen değersizleşmiş ve yok olmuş hallerini tasvir eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ğusâ' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir şeyin değersizliğini, işe yaramazlığını ve yok oluşunu ifade etmek için kullanıldığını vurgular. Bu ayette, azaba uğrayan kavmin akıbetini, yani tamamen silinip gitmesini ve hiçbir değerinin kalmamasını anlatır."}]},{"word":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Ayette, Allah'ın emirlerine karşı gelerek haksızlık eden, zulmeden ve haddi aşan kimseler anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulüm' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak' olduğunu ve bu bağlamda 'hakkı çiğnemek, haddi aşmak' manasına geldiğini belirtir. Ayetteki 'zalimin', Allah'ın koyduğu sınırları aşan, peygamberlere karşı gelen ve haksızlık eden kavmi ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulüm' kavramının Kur'an'da sadece başkalarına haksızlık etmekle kalmayıp, aynı zamanda Allah'a karşı gelmek ve O'nun sınırlarını ihlal etmek anlamında da kullanıldığını açıklar. Bu ayetteki 'zalimin', ilahi azabı hak eden, inkar ve isyan içinde olan toplulukları temsil eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zulüm' kelimesinin 'hakkı sahibine vermemek' ve 'bir şeyi yerinden saptırmak' gibi anlamlara geldiğini ifade eder. Ayetteki 'zalimin', Allah'ın birliğini inkar eden ve peygamberlerin tebliğine karşı çıkan, bu nedenle ilahi azabı hak eden kimselerdir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","musrikler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"أَخَذَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-خ-ذ","rootLatin":"a-ḫ-ḏ","lemma":"أَخَذَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yakaladı","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":1,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen mebnî","gloss":"onları","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":2,"surface":"ٱلصَّيْحَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ي-ح","rootLatin":"ṣ-y-ḥ","lemma":"صَيْحَة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"çığlık","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":3,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gerçek","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":4,"surface":"جَعَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-ʿ-l","lemma":"جَعَلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaptık","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":4,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih evvel olduğu için mansûb mahallen mebnî","gloss":"onları","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":5,"surface":"غُثَآءًۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ث-و","rootLatin":"ġ-ṯ-w","lemma":"غُثَاء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih sani olduğu için mansûb","gloss":"süprüntü","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":6,"surface":"بُعْدًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-ʿ-d","lemma":"بُعْد","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak olduğu için mansûb (gizli bir fiilin mef'ûlü)","gloss":"uzaklık","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûl-i mutlak"},{"position":7,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"لْقَوْمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kavim","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":8,"surface":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"ẓ-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"zalimler","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Feaḣażet-humu"},{"position":2,"translit":"ssayhatu"},{"position":3,"translit":"bilhakki"},{"position":4,"translit":"fece'alnâhum"},{"position":5,"translit":"ġuśâ-â(en)(c)"},{"position":6,"translit":"febu'den"},{"position":7,"translit":"lilkavmi"},{"position":8,"translit":"zzâlimîn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura · *23/41*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *23/41*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *23/41*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *23/41*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *23/41*
