# Mü'minûn Sûresi, 70. Âyet (23:70)

> أَمْ يَقُولُونَ بِهِۦ جِنَّةٌۢ ۚ بَلْ جَآءَهُم بِٱلْحَقِّ وَأَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَـٰرِهُونَ

*Em yekûlûne bihi cinne(tun)(c) bel câehum bilhakki veekśeruhum lilhakki kârihûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Yoksa "O cinnet getirmiş" mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Halbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/70

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Peygamber'e yöneltilen 'delilik' ithamını reddederek, onun hakikati getirdiğini ve insanların çoğunun bu hakikatten hoşlanmadığını vurgular. Anahtar kavramlar, bu ithamın niteliğini, getirilen mesajın mahiyetini ve insanların bu mesaja karşı tutumunu dilbilimsel ve semantik açıdan aydınlatmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"جِنَّةٌۢ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Bu kelime, ayette Peygamber'e atfedilen 'delilik' veya 'cinnet' halini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'c-n-n' kökünü 'örtmek, gizlemek' anlamıyla ilişkilendirir. 'Cinnet', aklın örtülmesi, gizlenmesi halidir ve bu ayette Peygamber'in aklının örtüldüğü, yani deli olduğu iddia edilmektedir. Bu, vahyin kaynağını ve Peygamber'in mesajını itibarsızlaştırma çabasıdır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'cinnet' kelimesini 'delilik' olarak açıklar ve bu kelimenin cinlerin insanı etkilemesiyle ortaya çıkan bir durum olarak algılandığını belirtir. Ayetteki kullanım, müşriklerin Peygamber'in getirdiği mesajı akıl dışı ve cinlerin etkisiyle söylenmiş sözler olarak görme eğilimini yansıtır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'c-n-n' kökünden türeyen kavramların Kur'an'da genellikle 'görünmeyen, gizli' anlam alanıyla ilişkili olduğunu belirtir. 'Cinnet' ise, görünmeyen varlıkların (cinlerin) etkisiyle ortaya çıkan bir akıl hastalığı olarak algılanır. Ayetteki 'cinnet' ithamı, Peygamber'in mesajının kaynağının ilahi değil, doğaüstü ve olumsuz bir varlıktan geldiği imasını taşır."}]},{"word":"جَآءَهُم","root":"ج ي أ","rootLatin":"c-y-e","meaning":"Bu fiil, Peygamber'in insanlara 'getirdiği' mesajı ve bu mesajın onlara ulaşma eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'c-y-e' fiilinin 'gelmek, ulaşmak' anlamını vurgular. Ayetteki 'جَآءَهُم بِٱلْحَقِّ' ifadesi, Peygamber'in hakikati bizzat onlara ulaştırdığını, yani mesajın pasif bir şekilde değil, aktif bir tebliğle onlara sunulduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'c-y-e' fiilinin sadece fiziksel gelişi değil, aynı zamanda bir haberin, bir bilginin veya bir durumun ortaya çıkışını da ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, hakikatin Peygamber aracılığıyla insanlara 'vahyedilmesi' ve 'tebliğ edilmesi' anlamını taşır."}]},{"word":"بِٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Bu kelime, Peygamber'in getirdiği mesajın 'gerçek, hakikat' olduğunu ve bu mesajın doğruluğunu vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'h-k-k' kökünü 'doğruluk, gerçeklik, sabitlik' anlamlarıyla açıklar. 'Hak', hem Allah'ın isimlerinden biri olup mutlak gerçeği ifade eder, hem de Kur'an'ın kendisi için kullanılan bir sıfattır. Ayetteki 'bi'l-hakkı' ifadesi, Peygamber'in getirdiği mesajın şüphe götürmez bir gerçek olduğunu ve batılın zıddı olduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hak' kelimesinin 'doğru, sabit, vacip' gibi anlamlara geldiğini ve Kur'an'da sıkça kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'hak', Peygamber'in tebliğ ettiği ilahi vahyi ve onun içerdiği doğru inançları, hükümleri ve ahlaki prensipleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hak' kavramının Kur'an'ın temel kavramlarından biri olduğunu ve 'gerçeklik, doğruluk, adalet' gibi geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ifade eder. Ayetteki 'hak', Peygamber'in getirdiği mesajın sadece doğru olmakla kalmayıp, aynı zamanda varoluşun ve ilahi düzenin temel gerçeğini yansıttığını vurgular."}]},{"word":"كَـٰرِهُونَ","root":"ك ر ه","rootLatin":"k-r-h","meaning":"Bu kelime, insanların çoğunun Peygamber'in getirdiği hakikatten 'hoşlanmama, nefret etme' durumunu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'k-r-h' kökünün 'istememek, hoşlanmamak' anlamını taşır. Ayetteki 'kârihûn' ifadesi, müşriklerin hakikati kabul etmeye karşı içsel bir isteksizlik ve nefret duyduklarını, bu durumun sadece bir anlayış eksikliği değil, aynı zamanda bir red ve düşmanlık olduğunu gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kerh' kelimesinin 'zorlama, istemeyerek yapma' anlamını da içerdiğini belirtir. Ancak ayetteki 'kârihûn' ismi faili, bu hoşnutsuzluğun pasif bir durumdan ziyade, aktif bir nefret ve karşı çıkış olduğunu vurgular. İnsanların çoğu, hakikatin kendilerine getirdiği sorumluluklardan ve değiştirmesi gereken alışkanlıklardan dolayı ondan hoşlanmazlar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'k-r-h' kökünün Kur'an'da genellikle 'nefret etme, tiksinme, hoşlanmama' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, insanların hakikati bilseler bile, kendi çıkarları, alışkanlıkları veya kibirleri nedeniyle onu reddetme eğiliminde olduklarını gösterir. Bu, sadece bir inançsızlık değil, aynı zamanda hakikate karşı duyulan bir antipatidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","vahiy-kuran","musrikler","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":2,"surface":"يَقُولُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"diyorlar"},{"position":3,"surface":"بِهِۦ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onda"},{"position":4,"surface":"جِنَّةٌۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جِنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"delilik"},{"position":5,"surface":"بَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"hayır"},{"position":6,"surface":"جَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-أ","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"getirdi"},{"position":6,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":7,"surface":"بِٱلْحَقِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gerçeği"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"أَكْثَرُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"أَكْثَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"çoğu"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":9,"surface":"لِلْحَقِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":9,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gerçeğe"},{"position":10,"surface":"كَـٰرِهُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ر-ه","rootLatin":"k-r-h","lemma":"كَارِه","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"hoşlanmayanlar"}]
