# Mü'minûn Sûresi, 89. Âyet (23:89)

> سَيَقُولُونَ لِلَّهِ ۚ قُلْ فَأَنَّىٰ تُسْحَرُونَ

*Seyekûlûne li(A)llâh(i)(c) kul feennâ tusharûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?" de.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/89

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müşriklerin Allah'ın birliğini ikrar etmelerine rağmen, batıl inançlara saplanmalarındaki çelişkiyi vurgulamaktadır. Temel kavramlar, onların bu ikrarını ve ardından gelen şaşkınlıklarını dilbilimsel olarak ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سَيَقُولُونَ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Gelecekte bir şeyi söyleyeceklerini, ifade edeceklerini belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول) kelimesi, bir düşünceyi, inancı veya haberi dil ile ifade etmektir. Ayetteki 'seyekûlûne' (سَيَقُولُونَ) ifadesi, müşriklerin Allah'ın varlığını ve birliğini itiraf edeceklerini, ancak bu itirafın samimiyetten uzak veya çelişkili olduğunu gösterir. Gelecek zaman kipi, bu itirafın bir sorgulama anında ortaya çıkacağını ima eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bazen sadece sözlü ifadeyi değil, aynı zamanda bir inancı veya kanaati de ifade eder. Burada 'seyekûlûne' (سَيَقُولُونَ) ifadesi, onların içsel bir kabulünü veya zorunlu bir itirafını yansıtır; yani Allah'ın yaratıcı olduğunu kabul etmelerine rağmen, putlara tapmalarındaki tutarsızlığı ortaya koyar."}]},{"word":"لِلَّهِ","root":"ا ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"Her şeyin sahibi ve tek ilah olarak Allah'a ait olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Allah (الله) ismi, zat-ı vacibü'l-vücud, bütün kemal sıfatlarını kendinde toplayan ve noksan sıfatlardan münezzeh olan tek mabudun özel ismidir. Ayetteki 'lillâhi' (لِلَّهِ) ifadesi, mülkiyet ve aidiyet bildirir; yani her şeyin Allah'a ait olduğunu ve O'nun tek ilah olduğunu müşriklerin dahi kabul ettiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İlah (إله) kavramı, Kur'an'da 'tapınılan, ibadet edilen varlık' anlamında kullanılır. 'Allah' (الله) ise bu ilah kavramının nihai ve tek örneğidir. 'Lillâhi' (لِلَّهِ) ifadesi, müşriklerin dahi evrenin yaratıcısı olarak Allah'ı kabul ettiklerini, ancak bu kabulün ibadet ve kullukta tekliği gerektirdiği gerçeğini göz ardı ettiklerini vurgular."}]},{"word":"تُسْحَرُونَ","root":"س ح ر","rootLatin":"s-h-r","meaning":"Büyülenmek, aldatılmak veya gerçeklerden uzaklaştırılmak anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sihir (سحر), bir şeyi gerçekte olduğundan farklı göstermek, göz boyamak veya akılları karıştırmak demektir. Ayetteki 'tüsharûne' (تُسْحَرُونَ) ifadesi, müşriklerin, Allah'ın birliğini kabul etmelerine rağmen, batıl inançlara ve putlara tapınarak sanki bir büyüye kapılmış gibi gerçeklerden uzaklaştıklarını, akıllarının aldatıldığını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sihir (سحر), gizli ve ince yollarla bir şeyi değiştirmek veya etkilemektir. 'Tüsharûne' (تُسْحَرُونَ) kelimesi, burada mecazi anlamda kullanılarak, müşriklerin akıllarının ve idraklerinin bozulduğunu, hakikati görmekten alıkonulduğunu, sanki bir büyü etkisi altında gibi davrandıklarını anlatır. Bu, onların çelişkili tutumlarına yönelik bir kınamadır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sihir (سحر) kelimesi, Kur'an'da hem gerçek anlamda büyücülük hem de mecazi olarak aldatma, yanıltma ve aklı çelme anlamlarında kullanılır. Bu ayette 'tüsharûne' (تُسْحَرُونَ) ifadesi, müşriklerin akıllarının ve muhakeme yeteneklerinin, batıl inançlar ve şeytani vesveseler tarafından 'büyülenmiş' gibi etkilendiğini, bu yüzden apaçık gerçeği göremeyip çelişkiye düştüklerini belirtir."}]}]}
