# Mü'minûn Sûresi, 90. Âyet (23:90)

> بَلْ أَتَيْنَـٰهُم بِٱلْحَقِّ وَإِنَّهُمْ لَكَـٰذِبُونَ

*Bel eteynâhum bilhakki ve-innehum lekâżibûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/90

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mü'minûn Suresi 90. ayet, Allah'ın insanlara hakkı getirdiğini ve buna rağmen insanların yalancı olduğunu vurgular. Ayet, 'hak' kavramının ilahi menşeini ve 'yalan'ın insani bir kusur olduğunu dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"أَتَيْنَـٰهُم","root":"أ ت ى","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Allah'ın insanlara bir şeyi ulaştırması, getirmesi fiili.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'etâ' fiilinin bir yere veya bir şeye ulaşmak, gelmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'eteynâhum' ifadesi, Allah'ın hakkı insanlara ulaştırması, onlara tebliğ etmesi anlamındadır. Bu, ilahi bir fiil olup, hakkın insanlara kendiliğinden değil, Allah tarafından gönderildiğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'etâ' fiilinin mecazi olarak 'getirmek, vermek' anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Ayetteki 'eteynâhum bi'l-hakkı' ifadesi, Allah'ın hakkı onlara bahşettiği, sunduğu ve tebliğ ettiği mecazını taşır. Bu, hakkın bir hediye gibi insanlara sunulduğunu gösterir."}]},{"word":"بِٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Gerçek, doğru, hakikat; Allah tarafından gönderilen ilahi mesaj ve hükümler.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hak' kavramının Kur'an'da geniş bir anlamsal alana sahip olduğunu, hem ontolojik gerçekliği hem de ahlaki doğruyu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'bi'l-hakkı' ifadesi, Allah'ın getirdiği şeyin mutlak gerçek, doğru ve şüphe götürmez olduğunu vurgular. Bu, ilahi vahyin temel niteliğidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hak' kelimesinin 'sabit olan, değişmeyen, doğru olan' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki bağlamda 'hak', Allah'ın gönderdiği vahiy, din ve şeriat gibi ilahi gerçekleri ifade eder. Bu, insanların inkar ettiği şeyin aslında mutlak hakikat olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hak' kelimesinin Kur'an'da 'gerçeklik, adalet, doğru söz, Allah'ın sıfatı' gibi farklı anlamlarda kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'hak', Allah'ın peygamberler aracılığıyla insanlara ulaştırdığı ilahi mesajın ve dinin özünü teşkil eder. İnsanların buna karşı çıkması, gerçeğe karşı çıkmaları anlamına gelir."}]},{"word":"لَكَـٰذِبُونَ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Yalan söyleyenler, gerçeği inkar edenler, yalancılıkta ısrar edenler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kezibe' fiilinin 'doğrunun zıddını söylemek, yalan uydurmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lekâzibûn' ifadesi, insanların Allah'ın getirdiği hakka karşı yalan söylediklerini, onu inkar ettiklerini ve bu konuda ısrarcı olduklarını vurgular. Buradaki 'lâm' harfi (lekâzibûn), pekiştirme anlamı katarak yalancılıklarının kesinliğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kezib'in 'gerçeğe aykırı söz' olduğunu ve 'kâzib'in ise bu sözü söyleyen kişi olduğunu açıklar. Ayetteki 'lekâzibûn' ifadesi, insanların sadece bir kez yalan söylemekle kalmayıp, sürekli olarak yalan söyleme eğiliminde olduklarını ve hakikati reddetme konusunda ısrarcı olduklarını gösterir. Bu, onların karakterlerinin bir özelliği haline gelmiştir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kezib'in 'haber verilen şeyin gerçekle örtüşmemesi' olduğunu belirtir. Ayetteki 'lekâzibûn' ifadesi, Allah'ın getirdiği 'hak'ka rağmen, insanların bu hakkı yalanladıklarını, ona inanmadıklarını ve bu inkarın onların temel vasfı haline geldiğini vurgular. Bu, onların gerçeği bile bile reddettiklerini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","sidk","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"بَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İbtidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"Hayır, bilakis"},{"position":2,"surface":"أَتَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Fe'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"getirdik"},{"position":2,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onlara"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gerçeği"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe bi'l-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"muhakkak ki"},{"position":4,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onlar"},{"position":5,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid (Lâmu'l-İbtidâ)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"elbette"},{"position":5,"surface":"كَاذِبُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَاذِب","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"yalancıdırlar"}]
