# Mü'minûn Sûresi, 95. Âyet (23:95)

> وَإِنَّا عَلَىٰٓ أَن نُّرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَـٰدِرُونَ

*Ve-innâ ‘alâ en nuriyeke mâ ne'iduhum lekâdirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/95

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın vaat ettiklerini gerçekleştirme kudretini vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, vaat etme, gösterme ve kudret sahibi olma etrafında şekillenerek ilahi gücü ve iradeyi ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"نَعِدُهُمْ","root":"و ع د","rootLatin":"v-a-d","meaning":"Allah'ın bir şeyi yapacağına dair kesin söz vermesi, vaat etmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd (وعد), hayır ve şer için kullanılan bir sözdür. Ancak Kur'an'da genellikle hayır için kullanılırken, 'vaîd' (وعيد) şer için kullanılır. Bu ayetteki 'ne'ıduhüm' ifadesi, Allah'ın inkarcılara yönelik azap vaadini, yani tehdidini ifade etmektedir. (el-Müfredât, s. 867)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Buradaki 'ne'ıduhüm' ifadesi, Allah'ın onlara (inkarcılara) vaat ettiği azabı, yani tehdidi kastetmektedir. Bu, Arap dilinde 'va'd' kelimesinin hem iyi hem de kötü sonuçlar için kullanılabileceğinin bir örneğidir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 64)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'va'd' kavramı, Allah'ın insanlara yönelik kesin ve değişmez sözlerini ifade eder. Bu sözler, cennet ve mükafat gibi olumlu vaatler olabileceği gibi, cehennem ve azap gibi olumsuz vaatler de olabilir. Ayetteki 'ne'ıduhüm', inkarcılara yönelik ilahi tehdidin bir ifadesidir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 248)"}]},{"word":"نُّرِيَكَ","root":"ر أ ى","rootLatin":"r-e-y","meaning":"Bir şeyi gözle görülür hale getirmek, göstermek, açığa çıkarmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'Nüriye' kelimesi, 'rü'yet' kökünden gelir ve bir şeyi gözle görünür kılmak, açığa çıkarmak anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın vaat ettiği azabı Hz. Peygamber'e (veya onun aracılığıyla insanlara) fiilen gösterebileceği kudretini ifade eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 303)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rü'yet (رؤية), hem gözle görmek hem de kalple idrak etmek anlamlarına gelir. Bu ayetteki 'nüriye' fiili, Allah'ın vaat ettiği azabın gerçekleşmesini, yani gözle görülür bir şekilde ortaya çıkmasını ifade eder. Bu, ilahi kudretin bir tecellisidir. (el-Müfredât, s. 350)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Rü'yet fiili, Kur'an'da genellikle somut bir görme eylemini ifade eder. 'Nüriye' formu, Allah'ın vaat ettiği şeyleri, yani azabı, peygambere veya insanlara fiilen gösterme gücünü vurgular. Bu, ilahi vaadin kesinliğini ve gerçekleşeceğini pekiştirir. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 215)"}]},{"word":"لَقَـٰدِرُونَ","root":"ق د ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"Bir şeye gücü yetmek, muktedir olmak, kudret sahibi olmak.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Kadir (قادر), her şeye gücü yeten demektir. Ayetteki 'lekadirûne' ifadesi, Allah'ın vaat ettiği azabı gerçekleştirmeye tam anlamıyla muktedir olduğunu, hiçbir şeyin O'nun gücünü sınırlayamayacağını vurgular. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 408)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kudret (قدرت), bir şeyi yapmaya gücü yetmek, bir şeyi gerçekleştirebilme yeteneğidir. 'Kadir' ismi, Allah'ın her şeye gücü yeten olduğunu ifade eder. Ayetteki 'lekadirûne' ifadesi, Allah'ın inkarcılara vaat ettiği azabı göstermeye kesinlikle gücü yettiğini, bu konuda hiçbir acziyetinin olmadığını belirtir. (el-Müfredât, s. 660)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kudret, bir fiili yapmaya veya terk etmeye imkan veren sıfattır. Allah'ın 'Kadir' olması, O'nun irade ettiği her şeyi, hiçbir engel olmaksızın gerçekleştirebilme yeteneğine sahip olduğunu gösterir. Bu ayetteki 'lekadirûne', Allah'ın vaat ettiği azabı gösterme konusundaki mutlak kudretini teyit eder. (el-Külliyyât, s. 737)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'kudret' kavramı, Allah'ın mutlak gücünü ve egemenliğini ifade eder. Allah, 'Kadir'dir, yani her şeye gücü yetendir. Bu ayetteki 'lekadirûne' ifadesi, Allah'ın vaat ettiği azabı gerçekleştirebilecek mutlak güce sahip olduğunu, bu vaadin kesinlikle yerine geleceğini vurgular. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 185)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kader","ahiret-mukafat","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":1,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"biz"},{"position":2,"surface":"عَلَىٰٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":3,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzari fiili nasb eden harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":4,"surface":"نُّرِيَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ء-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"أَرَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"An harfi ile nasb edildiği için mansûb","gloss":"gösterelim"},{"position":4,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sana"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"şeyi"},{"position":6,"surface":"نَعِدُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعَدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"vaat ederiz"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":7,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":7,"surface":"قَـٰدِرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"قَادِر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"güç yetirenleriz"}]
