# Nûr Sûresi, 2. Âyet (24:2)

> ٱلزَّانِيَةُ وَٱلزَّانِى فَٱجْلِدُوا۟ كُلَّ وَٰحِدٍ مِّنْهُمَا مِا۟ئَةَ جَلْدَةٍ ۖ وَلَا تَأْخُذْكُم بِهِمَا رَأْفَةٌ فِى دِينِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ ۖ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

*Ezzâniyetu ve-zzânî feclidû kulle vâhidin minhumâ mi-ete celde(tin)(s) velâ te/ḣużkum bihimâ ra/fetun fî dîni(A)llâhi in kuntum tu/minûne bi(A)llâhi velyevmi-l-âḣir(i)(s) velyeşhed ‘ażâbehumâ tâ-ifetun mine-lmu/minîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü'minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/24/2

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nûr Suresi'nin 2. ayeti, zina fiilini işleyen kadın ve erkeğe uygulanacak cezayı ve bu cezanın infazında dikkat edilmesi gereken ilahi hükümleri dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, 'zina', 'celde' (değnek vurma), 're'fet' (acıma) ve 'şehadet' (şahitlik) gibi temel kavramlar üzerinden hukuki ve ahlaki bir çerçeve çizmektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلزَّانِيَةُ","root":"ز-ن-ي","rootLatin":"z-n-y","meaning":"Zina fiilini işleyen kadın.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zina (الزنا), erkeğin veya kadının nikahsız olarak cinsel ilişkiye girmesidir. İsfehânî, bu kelimenin kökeninin 'dar ve sıkışık yer' anlamına gelen 'zenâ'dan geldiğini belirtir ki bu, haram bir ilişki için gizlice bir araya gelmeye işaret eder. Ayetteki 'ez-zâniyetü', bu fiili işleyen kadını ifade eder ve cezanın muhatabı olarak açıkça belirtilir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ez-zâniyetü' kelimesini, Arap dilindeki yaygın kullanımıyla 'zina eden kadın' olarak açıklar. Mecazi bir anlamdan ziyade, doğrudan ve bilinen bir fiilin failini ifade ettiğini vurgular. Ayetteki kullanımı, hukuki bir hükmün öznesi olması bakımından önemlidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zina' kavramının Kur'an'da sadece cinsel bir eylem olmanın ötesinde, toplumsal düzeni ve ahlaki yapıyı bozan ciddi bir günah olarak ele alındığını belirtir. 'Ez-zâniyetü' ifadesi, bu fiilin faili olan kadına yönelik ilahi hükmün başlangıcıdır ve toplumsal bir yozlaşmanın sembolü olarak sunulur."}]},{"word":"فَٱجْلِدُوا۟","root":"ج-ل-د","rootLatin":"c-l-d","meaning":"Değnekle vurma, kırbaçlama emri.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'celd' (جلد) kelimesinin deriye vurmak anlamına geldiğini belirtir. 'Fec-lidû' emri, deriye acı verecek şekilde vurmayı ifade eder. Ayetteki bağlamda, bu, zina suçunun cezası olarak belirlenen fiziksel bir uygulamadır ve 'yüz celde' ile miktarı tayin edilmiştir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'celd'in (جلد) lügatte 'deri' anlamına geldiğini, fiil olarak ise 'deriye vurmak' manasına geldiğini açıklar. Şer'i terminolojide ise belirli bir suç için uygulanan, deriye acı veren, ancak kemiğe zarar vermeyen bir ceza türüdür. Ayetteki 'fec-lidû', bu şer'i cezanın uygulanmasını emreder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'celd' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, belirli bir suç için öngörülen fiziksel bir cezayı ifade ettiğini belirtir. Bu ceza, caydırıcılık ve toplumsal düzenin korunması amacını taşır. Ayetteki emir, bu cezanın infazının kesinliğini ve ciddiyetini vurgular."}]},{"word":"رَأْفَةٌ","root":"ر-ء-ف","rootLatin":"r-'-f","meaning":"Acıma, şefkat gösterme.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ra'fet (رأفة), merhametin en şiddetli ve en ince şeklidir. İsfehânî, bu kelimenin 'şefkat ve acıma' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da genellikle Allah'ın kullarına yönelik şefkatini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette ise, ilahi hükmün uygulanmasında insanlardan beklenen 'acımasızlık' durumunu ifade eder; yani cezanın infazında duygusal bir yumuşaklığa yer olmaması gerektiğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ra'fet'in (رأفة) kalpteki incelik ve merhamet olduğunu, ancak 'rahmet'ten daha özel ve daha yoğun bir acıma hissi olduğunu ifade eder. Ayetteki 'velâ te'huzkum bihima ra'fetün', bu acıma hissinin ilahi hükmün uygulanmasına engel olmaması gerektiğini, zira bu hükmün Allah'ın dini için bir gereklilik olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ra'fet' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın sıfatlarından biri olarak geçtiğini, ancak bu ayette insanlara yönelik bir uyarı olarak kullanıldığını belirtir. Bu, ilahi adaletin uygulanmasında kişisel duyguların bir kenara bırakılması gerektiğini, zira bu adaletin toplumsal düzenin ve inancın bir parçası olduğunu gösterir."}]},{"word":"وَلْيَشْهَدْ","root":"ش-ه-د","rootLatin":"ş-h-d","meaning":"Şahitlik etsin, hazır bulunsun.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şehâdet (شهادة), bir şeyi gözle görmek veya bilgiyle kesin olarak bilmek anlamına gelir. 'Ve'l-yeşhed' emri, cezanın infazına bir topluluğun tanıklık etmesini ifade eder. Bu, hem cezanın aleniyetini sağlamak hem de topluma ibret olması amacını taşır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'şehâdet'in (شهادة) 'hazır bulunmak' ve 'tanıklık etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 've'l-yeşhed', müminlerden bir grubun cezanın uygulanmasına bizzat şahit olmasını emreder. Bu, cezanın infazının şeffaflığını ve toplumsal etkisini artırmayı hedefler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şehâdet' kavramının Kur'an'da hem 'tanıklık' hem de 'hazır bulunma' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, cezanın infazının gizli kalmaması, aksine mümin bir topluluğun gözleri önünde gerçekleşmesi gerektiğini vurgular. Bu durum, hem caydırıcılık hem de adaletin tecellisi açısından önemlidir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/2*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/2*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *24/2*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/2*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Nur Suresi 24:2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk · *24/2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *24/2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *24/2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk · *24/2*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *24:2*
