# Nûr Sûresi, 41. Âyet (24:41)

> أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلطَّيْرُ صَـٰٓفَّـٰتٍ ۖ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُۥ وَتَسْبِيحَهُۥ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِمَا يَفْعَلُونَ

*Elem tera enna(A)llâhe yusebbihu lehu men fî-ssemâvâti vel-ardi ve-ttayru sâffât(in)(s) kullun kad ‘alime salâtehu vetesbîhah(u)(k) va(A)llâhu ‘alîmun bimâ yef'alûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah'ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/24/41

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nûr Suresi 41. ayet, evrendeki tüm varlıkların Allah'ı tesbih etme eylemini vurgular. Ayet, bu tesbihin evrensel ve bilinçli bir eylem olduğunu, her varlığın kendi tesbihini bildiğini ve Allah'ın bu eylemlerden haberdar olduğunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"يُسَبِّحُ","root":"س ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, O'nu yüceltmek ve O'na ibadet etmek anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'tesbih' kelimesinin kök anlamının 'hızlı hareket etmek' olduğunu belirtir. Allah'ı tesbih etmek ise, O'nu noksan sıfatlardan uzak tutarak, kemal sıfatlarla anmak ve O'na ibadet etmek için hızlıca yönelmek demektir. Ayetteki 'yüsebbihu' fiili, göklerde ve yerde olanların, kuşların Allah'ı sürekli ve düzenli bir şekilde yücelttiğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'tesbih' kelimesini 'tenzih' ve 'tazim' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, tüm varlıkların Allah'ın büyüklüğünü ve noksansızlığını ikrar etmesi, O'na saygı göstermesi ve O'nu yüceltmesi anlamındadır. Bu, mecazi bir ifade olmaktan ziyade, varlıkların fıtrî bir yönelişini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'tesbih' kavramının Kur'an'da Allah'ın aşkınlığını ve yüceliğini ifade eden merkezi bir kavram olduğunu belirtir. Varlıkların tesbihi, Allah'ın yaratıcı gücüne ve kudretine şahitlik etmeleri, O'nun birliğini ve benzersizliğini ilan etmeleri anlamına gelir. Ayetteki 'yüsebbihu' fiili, bu evrensel şahitliği ve ibadeti vurgular."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Yüksek ve yüce olan her şeyi ifade eden, gökler anlamında kullanılan bir kelimedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'semâ' kelimesinin 'yükseklik' ve 'yücelik' kökünden geldiğini belirtir. Kur'an'da genellikle 'gökler' anlamında kullanılır ve Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının tecelli ettiği geniş bir alanı ifade eder. Ayetteki 'es-semâvât' kelimesi, Allah'ı tesbih eden varlıkların bulunduğu üst âlemleri kapsar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'semâ' kelimesinin hem maddi gök cisimlerini hem de manevi yücelikleri ifade edebileceğini belirtir. Ayetteki 'es-semâvât' ifadesi, sadece fiziksel gökleri değil, aynı zamanda orada bulunan melekler ve diğer ruhani varlıkları da içine alarak, tesbihin evrenselliğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Üzerinde yaşadığımız, yeryüzü ve toprak anlamında kullanılan bir kelimedir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'arz' kelimesinin bilinen yeryüzü anlamında kullanıldığını ve Kur'an'da genellikle 'semâvât' ile birlikte zikredilerek evrenin bütünlüğünü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-arz' kelimesi, göklerdeki varlıkların yanı sıra yeryüzündeki tüm canlı ve cansız varlıkların da Allah'ı tesbih ettiğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'arz' kelimesinin 'genişlik' ve 'yayılma' anlamlarını taşıdığını ve yeryüzünün genişliğini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-arz' kelimesi, Allah'ın kudretinin ve tesbihin sadece göklerde değil, yeryüzünün her köşesinde de tecelli ettiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلطَّيْرُ","root":"ط ي ر","rootLatin":"t-y-r","meaning":"Uçan varlıklar, kuşlar anlamına gelir ve ayette özel olarak zikredilerek tesbihin çeşitliliğini gösterir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'tayr' kelimesinin 'uçmak' kökünden geldiğini ve uçan her türlü canlıyı ifade ettiğini belirtir. Ayette 'sâffât' (sıra sıra dizilmiş) kelimesiyle birlikte kullanılması, kuşların havada düzenli bir şekilde uçarken bile Allah'ı tesbih ettiklerini, bu tesbihin onların doğal bir eylemi olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tayr' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının bir delili olarak zikredildiğini belirtir. Nûr Suresi 41. ayetteki 'tayr' ifadesi, kuşların tesbihinin, onların fıtrî yapılarında var olan bir ibadet şekli olduğunu ve bu tesbihin Allah tarafından bilindiğini vurgular."}]},{"word":"صَلَاتَهُۥ","root":"ص ل و","rootLatin":"s-l-w","meaning":"Namaz, dua, niyaz ve övgü anlamlarına gelir; ayette varlıkların Allah'a yönelişini ve O'nu anışını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'salât' kelimesinin kök anlamının 'dua etmek, övmek' olduğunu belirtir. İnsanlar için namaz, diğer varlıklar için ise fıtrî bir yöneliş ve övgü anlamına gelir. Ayetteki 'salâtehu' ifadesi, her varlığın kendi fıtratına uygun bir şekilde Allah'a yönelişini ve O'nu yüceltmesini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'salât' kelimesinin farklı bağlamlarda farklı anlamlara gelebileceğini, ancak bu ayetteki kullanımının 'dua' ve 'övgü' anlamında olduğunu belirtir. Her varlığın kendi 'salât'ını bilmesi, onların Allah'a karşı fıtrî bir bilinçle yöneldiğini ve O'nu kendi dillerince övdüğünü gösterir."}]},{"word":"عَلِيمٌۢ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Her şeyi bilen, ilmi kuşatıcı olan Allah'ın sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ilim' kelimesinin 'bir şeyi olduğu gibi idrak etmek' anlamına geldiğini belirtir. 'Alîm' ise, ilmi sonsuz ve kuşatıcı olan Allah'ın bir sıfatıdır. Ayetteki 'Allahü Alîmün bimâ yef'alûn' ifadesi, Allah'ın tüm varlıkların tesbihini, niyazını ve eylemlerini en ince ayrıntısına kadar bildiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Alîm' sıfatının Allah'ın her şeyi kapsayan, gizli ve açık hiçbir şeyin O'ndan gizli kalmadığı ilmini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın göklerde ve yerde olanların, kuşların tesbihlerini ve niyazlarını tam olarak bildiği, bu bilginin mutlak ve eksiksiz olduğu vurgulanır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/ 41*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/41*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/41*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/41*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *24/41*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *24/41*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/ 41*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/41*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/41*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/41*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *24/41*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *24/41*
