# Nûr Sûresi, 42. Âyet (24:42)

> وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ

*Veli(A)llâhi mulku-ssemâvâti vel-ard(i)(s) ve-ila(A)llâhi-lmasîr(u)*

**Meal (Diyanet):** Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak Allah'adır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/24/42

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nûr Suresi'nin 42. ayeti, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini ve tüm varlıkların nihai dönüş yerinin O olduğunu vurgular. Ayet, 'mülk' ve 'masîr' gibi temel kavramlar üzerinden Allah'ın yaratıcı ve hükmedici gücünü, aynı zamanda ahiret inancını dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"مُلْكُ","root":"م ل ك","rootLatin":"m-l-k","meaning":"Allah'ın gökler ve yer üzerindeki mutlak egemenliği, hükümranlığı ve tasarruf hakkı.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mülk' kelimesini, bir şey üzerinde tam bir tasarruf ve kudret sahibi olmak olarak açıklar. Ayetteki 'mülkü' ifadesi, Allah'ın gökler ve yer üzerindeki sınırsız ve mutlak egemenliğini, dilediği gibi yönetme ve hükmetme yetkisini vurgular. Bu, O'nun yaratıcı ve idare edici sıfatlarının bir tezahürüdür."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mülk'ü 'sultan' (egemenlik, otorite) olarak yorumlar. Ayetteki 'mülkü' ifadesi, göklerin ve yerin idaresinin ve hükmetme yetkisinin yalnızca Allah'a ait olduğunu, başka hiçbir varlığın bu egemenliğe ortak olamayacağını mecazi bir anlatımla ortaya koyar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'mülk'ün hem maddi hem de manevi anlamda bir şeye sahip olma ve üzerinde tasarruf etme yetkisi olduğunu belirtir. Ayetteki 'mülkü' ifadesi, Allah'ın gökler ve yer üzerindeki hem yaratma hem de yönetme, dilediği gibi tasarruf etme hakkını kapsayan geniş bir egemenliği ifade eder."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Yüksekte olan, yüce ve geniş uzay boşluğunu ifade eden gökler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'semâvât' kelimesinin kök anlamının 'yükseklik' olduğunu belirtir. Ayetteki 'es-semâvât' ifadesi, yedi kat gökleri ve genel olarak yeryüzünün üzerindeki tüm uzayı kapsayan, Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının tecelli ettiği yüce ve geniş alemleri ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'semâ' kelimesinin 'yüksek' anlamına geldiğini ve çoğulu olan 'semâvât'ın, yeryüzünün üzerindeki tüm katmanları ve uzayı kapsadığını ifade eder. Ayetteki 'es-semâvât' ifadesi, Allah'ın hükümranlığının sadece yeryüzüyle sınırlı olmadığını, tüm evreni kuşattığını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'semâvât' kavramının genellikle 'arz' (yer) ile birlikte kullanılarak evrenin bütünlüğünü ve Allah'ın bu bütün üzerindeki mutlak egemenliğini vurguladığını belirtir. Ayetteki 'es-semâvât', Allah'ın hükümranlığının sadece yeryüzüyle sınırlı olmadığını, tüm kozmik düzeni kapsadığını ifade eder."}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Üzerinde yaşadığımız, yeryüzü ve karasal alanları ifade eden gezegenimiz.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'arz' kelimesinin 'yeryüzü' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'semâvât' ile birlikte kullanılarak yaratılışın iki ana unsurunu oluşturduğunu belirtir. Ayetteki 'el-arz' ifadesi, Allah'ın hükümranlığının sadece gökleri değil, üzerinde yaşadığımız yeryüzünü de kapsadığını, O'nun yaratma ve yönetme kudretinin her yeri kuşattığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'arz' kelimesinin 'yeryüzü' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'semâvât' ile birlikte kullanılarak evrenin bütünlüğünü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-arz' ifadesi, Allah'ın mülkünün sadece gökleri değil, aynı zamanda yeryüzünü ve üzerindeki her şeyi kapsadığını, O'nun mutlak egemenliğinin bir parçası olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'arz' kelimesinin Kur'an'da hem coğrafi anlamda yeryüzünü hem de mecazi olarak üzerinde yaşayanları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-arz' ifadesi, Allah'ın hükümranlığının yeryüzünün tüm coğrafi alanlarını ve üzerinde yaşayan tüm canlıları kapsadığını, O'nun kudretinin her şeye şamil olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْمَصِيرُ","root":"ص ي ر","rootLatin":"s-y-r","meaning":"Dönüş yeri, varış noktası, nihai akıbet ve son durak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'masîr' kelimesinin 'sâra' fiilinden türediğini ve 'dönüş yeri, varılacak yer' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-masîr' ifadesi, tüm varlıkların, özellikle de insanların, ölümden sonraki nihai dönüş yerinin Allah olduğunu, O'nun huzuruna varacaklarını ve hesap vereceklerini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'masîr' kelimesini 'bir şeyin dönüp varacağı yer' olarak açıklar. Ayetteki 'el-masîr' ifadesi, tüm yaratılmışların, hayatlarının sonunda Allah'a döneceklerini, O'nun hükmüne tabi olacaklarını ve O'nun katında akıbetlerinin belirleneceğini ifade eden önemli bir ahiret kavramıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'masîr'in 'sâra' fiilinin masdarı olup 'dönüş' ve 'varış' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'el-masîr' ifadesi, insanların dünya hayatındaki amellerinin sonucunda Allah'a dönecekleri ve O'nun adaletine teslim olacakları nihai varış noktasını, yani ahireti işaret eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","esma-i-husna","kiyamet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için, ait","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":1,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":2,"surface":"مُلْكُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","lemma":"مُلْك","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"mülkü, hükümranlığı","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda","izafet":"Muzâf"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"Cem-i Müennes Sâlim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"göklerin","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yerin","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":5,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":7,"surface":"ٱلْمَصِيرُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân/Masdar Mîmî","root":"ص-ي-ر","rootLatin":"s-y-r","lemma":"مَصِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (mukaddem haberden sonra)","gloss":"dönüş","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Veli(A)llâhi"},{"position":2,"translit":"mulku"},{"position":3,"translit":"ssemâvâti"},{"position":4,"translit":"vel-ard(i)(s)"},{"position":5,"translit":"ve-ila"},{"position":6,"translit":"(A)llâhi"},{"position":7,"translit":"lmasîr(u)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/42*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/42*
