# Nûr Sûresi, 46. Âyet (24:46)

> لَّقَدْ أَنزَلْنَآ ءَايَـٰتٍ مُّبَيِّنَـٰتٍ ۚ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

*Lekad enzelnâ âyâtin mubeyyinât(in)(c) va(A)llâhu yehdî men yeşâu ilâ sirâtin mustakîm(in)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/24/46

---

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","hidayet-dalalet","tevhid"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nûr Suresi 46. ayet, Allah'ın açıklayıcı ayetler indirdiğini ve dilediğini doğru yola ilettiğini vurgular. Ayet, ilahi vahyin açıklayıcılığını ve hidayetin Allah'ın iradesine bağlılığını temel kavramlar üzerinden işler.","keyConcepts":[{"word":"أَنزَلْنَآ","root":"ن-ز-ل","rootLatin":"n-z-l","meaning":"Allah'ın vahyi veya ayetleri yukarıdan aşağıya indirmesi, nazil kılması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nüzûl (نزول), bir şeyin yukarıdan aşağıya inmesidir. Kur'an'da Allah'ın ayetleri indirmesi (inzâl) ve peygamberlere vahyetmesi anlamında kullanılır. Bu ayette 'enzelnâ' fiili, Allah'ın açıklayıcı ayetleri insanlara ulaştırmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İnzâl (إنزال), Allah'ın kelamını veya hükümlerini peygamberleri aracılığıyla insanlara ulaştırmasıdır. Ayetteki 'enzelnâ' ifadesi, Allah'ın kudret ve iradesiyle bu ayetleri vahyettiğini gösterir."}]},{"word":"ءَايَـٰتٍ","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Allah'ın varlığına, birliğine ve kudretine delalet eden açık işaretler, mucizeler veya Kur'an ayetleridir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âyet (آية), bir şeyin varlığına delalet eden açık bir alamet veya işarettir. Kur'an'da hem evrendeki ilahi deliller hem de Kur'an'ın kendi cümleleri için kullanılır. Bu ayette 'âyâtin' kelimesi, Allah'ın indirdiği ve hakikati açıklayan Kur'an cümlelerini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Âyet, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve Allah'ın varlığını, gücünü ve iradesini gösteren her türlü işareti kapsar. Bu ayetteki 'âyâtin' terimi, Allah'ın insanlara yol göstermek için gönderdiği, açık ve anlaşılır mesajları vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Âyet, açık alamet, delil ve ibret anlamlarına gelir. Kur'an'da her bir cümle veya pasaj için kullanıldığı gibi, Allah'ın kudretini gösteren evrensel deliller için de kullanılır. Ayetteki 'âyâtin' ifadesi, indirilen bu metinlerin kendilerinin birer delil ve işaret olduğunu belirtir."}]},{"word":"مُّبَيِّنَـٰتٍ","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Gerçeği açıkça ortaya koyan, açıklayıcı ve net olan ayetlerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Beyân (بيان), bir şeyin açıklığa kavuşması, netleşmesi ve anlaşılır hale gelmesidir. 'Mübeyyinât' (مبينات) ise, kendisi açık olan ve başkalarını da açıklayan demektir. Bu ayetteki kullanımı, indirilen ayetlerin hakikati ve doğru yolu apaçık bir şekilde ortaya koyduğunu vurgular."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mübeyyinât, açıklayıcı, netleştirici demektir. Bu ayetteki 'âyâtin mübeyyinâtin' ifadesi, Allah'ın indirdiği ayetlerin, insanların doğru yolu bulmaları için gerekli olan her şeyi açıkça beyan ettiğini, hiçbir kapalılık bırakmadığını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Beyân kökünden türeyen 'mübeyyinât', hem kendisi açık olan hem de başkalarını açıklayan anlamını taşır. Kur'an'ın bu sıfatla nitelendirilmesi, onun hidayet rehberliği rolünü ve mesajının netliğini pekiştirir. Ayetteki bağlamda, bu ayetlerin insanlara doğru yolu göstermede hiçbir şüpheye yer bırakmadığı anlatılır."}]},{"word":"يَهْدِى","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Allah'ın bir kimseyi doğru yola iletmesi, rehberlik etmesi ve hidayet vermesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidâyet (هداية), lütuf ve incelikle doğru yola rehberlik etmektir. Allah'ın 'yehdî' fiiliyle kullanılması, O'nun dilediği kullarına doğru yolu göstermesi, onları hakikate ulaştırması anlamındadır. Bu ayette, hidayetin Allah'ın mutlak iradesine bağlı olduğu vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hidâyet, Kur'an'ın merkezi kavramlarından biridir ve Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi, onları hakikate ulaştırması anlamına gelir. 'Yehdî' fiili, Allah'ın bu rehberliği aktif olarak gerçekleştirdiğini ve bu rehberliğin O'nun iradesine tabi olduğunu belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hidâyet, bir şeyi açıkça göstermek ve doğru yola iletmektir. Allah'ın 'yehdî' fiili, O'nun kullarına doğru yolu ilham etmesi, onlara deliller sunması ve kalplerini hakikate açması anlamındadır. Ayetteki 'men yeşâ' (dilediğini) ifadesi, hidayetin ilahi bir lütuf olduğunu gösterir."}]},{"word":"صِرَٰطٍ","root":"ص-ر-ط","rootLatin":"s-r-t","meaning":"Doğru, açık ve geniş yol; İslam'ın ve hakikatin yolu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sırât (صراط), geniş ve açık yol demektir. Kur'an'da genellikle 'sırat-ı müstakîm' (doğru yol) şeklinde kullanılır ve İslam dinini, hakikati ve Allah'a ulaştıran yolu ifade eder. Bu ayette 'sıratin müstakîmin' ifadesi, Allah'ın dilediğini ulaştırdığı hak ve doğru yolu belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sırât, yol demektir. Kur'an'da mecazi olarak hak din ve doğru inanç anlamında kullanılır. Ayetteki 'sıratin müstakîmin' ifadesi, Allah'ın insanları yönlendirdiği, şüphe ve eğrilikten uzak, dosdoğru yolu temsil eder."}]},{"word":"مُّسْتَقِيمٍ","root":"ق-و-م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Doğru, eğrilikten uzak, dosdoğru olan yol.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstikâmet (استقامة), eğrilikten uzak olmak, dosdoğru olmak demektir. 'Müstakîm' (مستقيم) ise, dosdoğru olan, eğriliği bulunmayan anlamındadır. 'Sırat-ı müstakîm' terkibi, Allah'ın emrettiği, şaşmaz ve sapmaz doğru yolu ifade eder. Bu ayette, Allah'ın hidayet ettiği yolun niteliğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kavm (قوم) kökünden türeyen 'müstakîm', bir şeyin doğru ve düzgün olması halini ifade eder. 'Sırat-ı müstakîm' terkibinde, bu yolun hiçbir eğriliği, sapması veya yanlışı olmadığını, tam anlamıyla doğru ve hakikat üzere olduğunu belirtir."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"elbette","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkîk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Tahkîk edatı"},{"position":2,"surface":"أَنزَلْنَآ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ز-ل","rootLatin":"n-z-l","lemma":"أَنزَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"indirdik","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":3,"surface":"ءَايَـٰتٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ayetler","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":4,"surface":"مُّبَيِّنَـٰتٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"مُبَيِّن","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Sıfat olduğu için mansûb (kesra ile)","gloss":"açıklayıcı","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":5,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"'-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Allah","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":6,"surface":"يَهْدِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"hidayet eder","irabMarker":"takdîrî damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":7,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"kimseyi","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":8,"surface":"يَشَآءُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ي-ا","rootLatin":"ş-y-'","lemma":"شَاءَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"dilerse","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":9,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":10,"surface":"صِرَٰطٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ر-ط","rootLatin":"s-r-t","lemma":"صِرَاط","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yola","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":11,"surface":"مُّسْتَقِيمٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"مُسْتَقِيم","form":"İstif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"dosdoğru","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Lekad"},{"position":2,"translit":"enzelnâ"},{"position":3,"translit":"âyâtin"},{"position":4,"translit":"mubeyyinât(in)(c)"},{"position":5,"translit":"va(A)llâhu"},{"position":6,"translit":"yehdî"},{"position":7,"translit":"men"},{"position":8,"translit":"yeşâu"},{"position":9,"translit":"ilâ"},{"position":10,"translit":"sirâtin"},{"position":11,"translit":"mustakîm(in)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/46*
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *24/46*
