# Furkân Sûresi, 14. Âyet (25:14)

> لَّا تَدْعُوا۟ ٱلْيَوْمَ ثُبُورًا وَٰحِدًا وَٱدْعُوا۟ ثُبُورًا كَثِيرًا

*Lâ ted'û-lyevme śubûran vâhiden ved'û śubûran keśîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** (Kendilerine) "Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!" (denir.)

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/14

---

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","kiyamet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"Sakın, değil"},{"position":2,"surface":"تَدْعُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy edatı 'لَا' ile meczûm olduğu için","gloss":"çağırmayın, istemeyin"},{"position":3,"surface":"ٱلْيَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"bugün"},{"position":4,"surface":"ثُبُورًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ث-ب-ر","rootLatin":"th-b-r","lemma":"ثُبُور","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yok olmayı"},{"position":5,"surface":"وَٰحِدًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"و-ح-د","rootLatin":"w-h-d","lemma":"وَاحِد","form":"Fâ'il","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin (ثُبُورًا) sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"bir"},{"position":6,"surface":"وَٱدْعُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve isteyin"},{"position":7,"surface":"ثُبُورًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ث-ب-ر","rootLatin":"th-b-r","lemma":"ثُبُور","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yok olmayı"},{"position":8,"surface":"كَثِيرًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"كَثِير","form":"Fâ'il","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin (ثُبُورًا) sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"çok"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Furkân Suresi 14. ayet, kıyamet gününde azap çekenlerin durumunu tasvir etmektedir. Ayet, 'yok olma' kavramının tekil ve çoğul kullanımı üzerinden azabın şiddetini ve sürekliliğini vurgulamaktadır. Dilbilimsel olarak 'davet etme/istemek' ve 'yok olma' fiilleri, bu çaresizliği ve umutsuzluğu derinlemesine ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"تَدْعُوا۟","root":"د ع و","rootLatin":"d-'-v","meaning":"Bu bağlamda 'istemek, dilemek, çağırmak' anlamındadır ve azap çekenlerin yok olmayı talep etmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'دعوة' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi kendine doğru çekmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'تَدْعُوا۟' ifadesi, azap ehlinin şiddetli azaptan kurtulmak için yok olmayı kendilerine çağırmaları, yani şiddetle arzu etmeleri anlamında kullanılmıştır. Bu, onların içinde bulundukları çaresizliği ve azabın dayanılmazlığını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'دعاء' kelimesinin Kur'an'da farklı mecazî anlamlarda kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'تَدْعُوا۟' ifadesi, mecazî olarak 'temenni etmek, dilemek' anlamındadır. Azap ehli, içinde bulundukları durumdan kurtulmak için yok olmayı temenni etmektedirler, bu da onların azabın şiddetinden duydukları acıyı yansıtır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dua' kavramının Kur'an'daki geniş anlam yelpazesine dikkat çeker. Burada 'tüd'û' fiili, sadece bir çağrı veya talep olmaktan öte, derin bir arzu ve çaresizlik içinde bir kurtuluş yolu arayışını ifade eder. Azap çekenler için yok olmak, mevcut durumdan daha iyi bir seçenek olarak görülmektedir."}]},{"word":"ٱلْيَوْمَ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Bu bağlamda 'kıyamet günü' veya 'hesap günü' anlamında olup, azabın gerçekleştiği zamanı belirtir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'يوم' kelimesinin Kur'an'da genellikle belirli bir zaman dilimini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'ٱلْيَوْمَ' ifadesi, ahiret gününü, yani azabın kesinleştiği ve geri dönüşü olmayan o dehşetli zamanı işaret eder. Bu, azabın ciddiyetini ve kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'يوم' kelimesinin hem belirli bir gün hem de mecazi olarak bir dönemi ifade edebileceğini açıklar. Ayetteki 'ٱلْيَوْمَ' kelimesi, kıyamet gününü, yani hesap ve ceza gününü ifade eder. Bu gün, azap ehli için umutsuzluğun ve pişmanlığın zirveye çıktığı zamandır."}]},{"word":"ثُبُورًا","root":"ث ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Bu ayette 'yok olma, helak olma, mahvolma' anlamında kullanılmıştır ve azap ehlinin arzuladığı nihai durumu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ثبور' kelimesinin 'helak ve yok oluş' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ثُبُورًا' ifadesi, azap çekenlerin içinde bulundukları durumdan kurtulmak için tamamen yok olmayı, varlıklarının sona ermesini istemelerini anlatır. Bu, azabın şiddetinden duyulan derin acıyı ve çaresizliği gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ثبور' kelimesini 'helak ve hüsran' olarak açıklar. Ayetteki 'ثُبُورًا' kelimesi, azap ehlinin maruz kaldığı azabın dayanılmazlığı nedeniyle, var olmaktan ziyade yok olmayı tercih etmelerini ifade eder. Bu, onların azabın şiddeti karşısındaki çaresizliğini ve umutsuzluğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ثبور' kelimesinin 'helak, hüsran ve yıkım' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, azap ehlinin içinde bulundukları durumun o kadar kötü olduğunu ki, tek bir yok oluşun bile yeterli olmadığını, aksine sürekli ve çoklu bir yok oluşu arzuladıklarını gösterir. Bu, azabın sürekliliğine ve şiddetine işaret eder."}]},{"word":"وَٰحِدًا","root":"و ح د","rootLatin":"v-h-d","meaning":"Bu bağlamda 'tek bir, bir defalık' anlamında olup, yok oluşun niceliğini belirtir.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'واحد' kelimesinin 'tek, eşsiz' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'وَٰحِدًا' ifadesi, azap ehlinin tek bir yok oluşla yetinmeyip, azabın şiddetinden dolayı daha fazla yok olmayı arzuladıklarını gösterir. Bu, azabın tek bir ölümle sona ermeyecek kadar şiddetli olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'واحد' kelimesinin sayısal bir ifade olarak kullanıldığını ve burada 'tek bir kere' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'وَٰحِدًا' ifadesi, azap ehlinin maruz kaldığı azabın o kadar şiddetli olduğunu ki, tek bir yok oluşun bile acılarını dindirmeye yetmeyeceğini, daha fazlasını arzuladıklarını anlatır."}]},{"word":"كَثِيرًا","root":"ك ث ر","rootLatin":"k-s-r","meaning":"Bu bağlamda 'çok, birçok defa' anlamında olup, yok oluşun niceliğini ve sürekliliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'كثرة' kelimesinin 'çokluk' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'كَثِيرًا' ifadesi, azap ehlinin tek bir yok oluşla yetinmeyip, azabın dayanılmazlığı nedeniyle birçok kez yok olmayı arzuladıklarını gösterir. Bu, azabın şiddetinin ve sürekliliğinin bir göstergesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kesret' kavramının Kur'an'da niceliksel çokluğu ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'كَثِيرًا' kelimesi, azap ehlinin içinde bulundukları durumdan kurtulmak için sadece bir kez değil, defalarca yok olmayı istemelerini ifade eder. Bu, azabın katlanılmazlığını ve ondan kurtulma arzusunun şiddetini vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Furkân Sûresi** · *Furkân, 25/13-14*
- **Furkân Sûresi** · *Furkân, 25/13-14*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Furkân, 25/13-14*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Furkân, 25/13-14*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *25/13-14*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *25/13-14*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *25/13-14*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *25/13-14*
- **Furkân Sûresi** · *25/14*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *25/13-14*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *25/13-14*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *25/13-14*
