# Furkân Sûresi, 15. Âyet (25:15)

> قُلْ أَذَٰلِكَ خَيْرٌ أَمْ جَنَّةُ ٱلْخُلْدِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ ۚ كَانَتْ لَهُمْ جَزَآءً وَمَصِيرًا

*Kul eżâlike ḣayrun em cennetu-lḣuldi-lletî vu'ide-lmuttekûn(e)(c) kânet lehum cezâen ve masîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dedilen ebedilik cenneti mi?" Orası onlar için bir mükafat ve varılacak bir yerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/15

---

## Tefsir

{"topics":["cennet","takva","ahiret-mukafat","dunya-ahiret-dengesi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"mi"},{"position":2,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî","gloss":"şu"},{"position":3,"surface":"خَيْرٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"خ-ي-ر","rootLatin":"ḫ-y-r","lemma":"خَيْر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda'nın haberi olduğu için merfû","gloss":"daha hayırlı"},{"position":4,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":5,"surface":"جَنَّةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için merfû","gloss":"cenneti"},{"position":6,"surface":"ٱلْخُلْدِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-ل-د","rootLatin":"ḫ-l-d","lemma":"خُلْد","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ebediliğin"},{"position":7,"surface":"ٱلَّتِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّتِى","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Sıfat olduğu için mebnî","gloss":"ki o"},{"position":8,"surface":"وُعِدَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-ʿ-d","lemma":"وَعْد","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"vaat edildi"},{"position":9,"surface":"ٱلْمُتَّقُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"مُتَّقِي","form":"İfti'âl","features":{"state":"Marife","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nâib-i fâil olduğu için merfû","gloss":"müttakiler"},{"position":10,"surface":"كَانَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَوْن","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldu"},{"position":11,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":11,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallen","gloss":"onlar"},{"position":12,"surface":"جَزَآءًۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَاء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"bir karşılık"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"مَصِيرًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ص-ي-ر","rootLatin":"ṣ-y-r","lemma":"مَصِير","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb","gloss":"bir dönüş yeri"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, dünya nimetleri ile ahiret nimetleri arasında bir karşılaştırma yaparak müttakilere vaat edilen ebedi cennetin üstünlüğünü vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, bu karşılaştırmanın temelini oluşturan 'hayır', 'cennet', 'huld', 'müttakun', 'ceza' ve 'masir' kelimeleri üzerinden ayetin semantik derinliğini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"خَيْرٌ","root":"خ ي ر","rootLatin":"h-y-r","meaning":"Ayette, dünya nimetlerine kıyasla ahiret nimetlerinin üstünlüğünü ifade eden bir karşılaştırma edatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayır kelimesi, 'h-y-r' kökünden türemiş olup, bir şeyin diğerine göre daha üstün, daha iyi ve daha faydalı olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, dünya hayatının geçici zevklerine karşılık ahiret hayatının kalıcı güzelliklerinin daha hayırlı olduğunu belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hayır, genellikle istenen, beğenilen ve faydalı olan şey için kullanılır. Bu ayetteki 'hayır' kelimesi, müttakilere vaat edilen cennetin, dünyevi zevklerden çok daha üstün ve tercih edilebilir olduğunu vurgular."}]},{"word":"جَنَّةُ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Allah'a karşı gelmekten sakınanlara vaat edilen, ağaçlarla örtülü, gizli ve gözlerden uzak bahçelerdir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet kelimesi, 'c-n-n' kökünden gelir ve 'örtmek, gizlemek' anlamlarına gelir. Ağaçların sık dallarıyla yerin örtülmesinden dolayı bahçelere cennet denilmiştir. Ayetteki 'cennetü'l-huld' ifadesi, bu bahçelerin ebedi ve kalıcı olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet, ağaçlarla örtülü, gözlerden gizlenmiş bahçe demektir. Kur'an'da ise ahirette müminlere vaat edilen mükafat yurdunu ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, müttakilere özel olarak hazırlanan, dünya bahçelerinden çok daha üstün ve kalıcı olan ahiret yurdunu işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cennet, Kur'an'da genellikle 'bahçe' anlamında kullanılırken, aynı zamanda ahiretteki ödül ve mutluluk yurdunu ifade eden merkezi bir kavramdır. Ayetteki bağlamda, müttakilere vaat edilen nihai ödül olarak, dünyevi zevklerin ötesinde bir mükâfatı temsil eder."}]},{"word":"ٱلْخُلْدِ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Cennetin ebedi ve sonsuz olduğunu, hiçbir zaman sona ermeyeceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Huld kelimesi, 'h-l-d' kökünden türemiş olup, kalıcı olmak, ebedi olmak anlamlarına gelir. 'Cennetü'l-huld' ifadesi, cennetin fani olmadığını, aksine sonsuz bir varoluşa sahip olduğunu belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Huld, bir şeyin uzun süre kalması veya hiç sona ermemesi anlamına gelir. Kur'an'da genellikle ahiret hayatının ve cennetin ebediliğini vurgulamak için kullanılır. Bu ayette, müttakilere vaat edilen cennetin geçici değil, sonsuz bir ikametgah olduğunu ifade eder."}]},{"word":"ٱلْمُتَّقُونَ","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'a karşı gelmekten sakınan, O'nun emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınan kimselerdir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Müttakî kelimesi, 'v-k-y' kökünden türemiş olup, 'korunmak, sakınmak' anlamlarına gelir. Allah'ın azabından ve gazabından sakınan, O'nun hududunu gözeten kimselere müttakî denir. Ayette, cennetin bu vasıflara sahip olanlara vaat edildiği belirtilir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Takva, Allah'tan korkarak günahlardan sakınmak ve O'nun emirlerine uymaktır. Müttakîler ise bu vasfa sahip olanlardır. Ayetteki 'el-müttakûn' ifadesi, cennetin sadece belirli bir ahlaki ve dini duruşa sahip olanlara tahsis edildiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Takva ve müttakî kavramları, Kur'an'ın temel ahlaki kavramlarındandır. Takva, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmek ve O'nun rızasını kazanmak için günahlardan kaçınmaktır. Müttakîler, bu bilinci taşıyan ve buna göre yaşayan kişilerdir ve cennet onlara vaat edilmiştir."}]},{"word":"جَزَآءً","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Allah'a karşı gelmekten sakınanlara amelleri karşılığında verilen mükafat ve karşılıktır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ceza, bir fiilin karşılığı olarak verilen şeydir; iyiye iyi, kötüye kötü karşılık. Ayetteki 'ceza' kelimesi, müttakilerin salih amelleri ve takvaları karşılığında Allah tarafından kendilerine lütfedilen cenneti ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ceza, yapılan işin karşılığıdır. Bu ayette, müttakilere vaat edilen cennetin, onların Allah'a olan bağlılıkları ve sakınmaları neticesinde hak ettikleri bir karşılık olduğunu belirtir."}]},{"word":"وَمَصِيرًا","root":"ص ي ر","rootLatin":"s-y-r","meaning":"Müttakilerin nihai varış yeri ve dönecekleri son duraktır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Masir kelimesi, 's-y-r' kökünden türemiş olup, 'dönüş yeri, varış yeri' anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, cennetin müttakiler için sadece bir mükafat değil, aynı zamanda ebedi ikametgahları ve son durakları olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Masir, bir şeyin dönüp varacağı yerdir. Kur'an'da genellikle ahiretteki nihai akıbeti ifade etmek için kullanılır. Bu ayette, cennetin müttakiler için hem bir ödül hem de sonsuza dek kalacakları nihai yurt olduğunu belirtir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Furkân Sûresi** · *25/15*
- **Furkân Sûresi** · *25/15*
