# Furkân Sûresi, 17. Âyet (25:17)

> وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَقُولُ ءَأَنتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِى هَـٰٓؤُلَآءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا۟ ٱلسَّبِيلَ

*Veyevme yahşuruhum vemâ ya'budûne min dûni(A)llâhi feyekûlu eentum adleltum ‘ibâdî hâulâ-i em hum dallû-ssebîl(e)*

**Meal (Diyanet):** Rabbinin, onları ve Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyleri bir araya getireceği ve (taptıklarına), "Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı, yoksa onlar kendileri mi yoldan saptılar" diyeceği günü hatırla.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/17

---

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","hesap-mizan","musrikler","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"يَحْشُرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ش-ر","rootLatin":"ḥ-ş-r","lemma":"حَشَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"toplar"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"onları"},{"position":3,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"şeyler"},{"position":4,"surface":"يَعْبُدُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ب-د","rootLatin":"ʿ-b-d","lemma":"عَبَدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"tapıyorlar"},{"position":5,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":6,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dışında"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"böylece"},{"position":8,"surface":"يَقُولُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"der"},{"position":9,"surface":"ءَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"mi"},{"position":9,"surface":"أَنتُمْ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"siz"},{"position":10,"surface":"أَضْلَلْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"ḍ-l-l","lemma":"أَضَلَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"saptırdınız"},{"position":11,"surface":"عِبَادِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ب-د","rootLatin":"ʿ-b-d","lemma":"عَبْد","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kullarımı"},{"position":11,"surface":"ى","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"benim"},{"position":12,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker|Müennes","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Sıfat olduğu için mebnî","gloss":"bunlar"},{"position":13,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"yoksa"},{"position":14,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"onlar"},{"position":15,"surface":"ضَلُّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"ḍ-l-l","lemma":"ضَلَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"saptılar"},{"position":16,"surface":"ٱلسَّبِيلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yolu"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde Allah'ın müşrikleri ve taptıkları putları bir araya getirmesini ve putlara, insanların sapmasında kendi rollerini sorgulamasını tasvir etmektedir. Ayet, sapma ve doğru yoldan ayrılma kavramlarını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَحْشُرُهُمْ","root":"ح ش ر","rootLatin":"h-ş-r","meaning":"Allah'ın insanları ve taptıkları şeyleri bir araya toplamasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Haşr (حشر), bir topluluğu bir yerden başka bir yere sevk etmek, onları bir araya getirmektir. Ayetteki 'yahşuruhum' ifadesi, kıyamet gününde Allah'ın, müşrikleri ve taptıkları putları hesap için bir araya toplamasını anlatır. Bu, sadece fiziki bir toplama değil, aynı zamanda bir muhakeme ve sorgulama için bir araya getirmedir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Haşr, dağınık olanı bir araya getirmek ve toplamak anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın, kullarını ve ilah edindikleri şeyleri, hesap vermek üzere belirli bir yerde bir araya getirmesi eylemini vurgular. Bu, ilahi kudretin ve adaletin bir tecellisidir."}]},{"word":"يَعْبُدُونَ","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Allah'tan başka varlıklara tapınma, kulluk etme eylemini belirtir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Abd (عبد) kelimesi, boyun eğmek, itaat etmek ve kulluk etmek anlamlarına gelir. Ayetteki 'ya'budûne' ifadesi, Allah'tan başkasına, yani putlara veya başka varlıklara tapınma, onlara boyun eğme ve onları ilah edinme fiilini anlatır. Bu, tevhidin zıddı olan şirki ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu'ya göre 'abd' ve 'ibadet' kavramları, Kur'an'da Allah'a tam bir teslimiyet ve itaatle kulluk etmeyi ifade eder. Ancak bu ayette 'ma ya'budûne' (taptıkları şeyler) ifadesiyle, Allah'ın dışında tapınılan varlıklara yönelen yanlış bir kulluk biçimi vurgulanır. Bu, gerçek ibadetin sadece Allah'a olması gerektiği gerçeğini ortaya koyar."}]},{"word":"أَضْلَلْتُمْ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Birini doğru yoldan saptırmak, şaşırtmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dall (ضلل), doğru yoldan sapmak, kaybolmak anlamına gelir. 'Adleltüm' (أضللتم) ise birini saptırmak, yoldan çıkarmak demektir. Ayetteki bu soru, putların, kendilerine tapan insanları bilerek mi saptırdıklarını sorgular. Bu, putların acizliğini ve iradesizliğini ortaya koyan retorik bir sorudur."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Dall (ضلل) kökü, hak yoldan ayrılmak, şaşırmak anlamındadır. 'İdlâl' (إضلال) ise başkasını saptırmak, doğru yoldan uzaklaştırmak demektir. Ayetteki 'adleltüm' ifadesi, putlara yöneltilen bir itham değil, onların bu sapmadaki rollerinin olmadığını, çünkü cansız ve iradesiz olduklarını ima eden bir sorgulamadır."}]},{"word":"عِبَادِي","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Allah'ın kulları, O'na ait olan insanlar anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Abd (عبد) kelimesi, Allah'a kulluk eden, O'nun mülkü olan varlıkları ifade eder. 'İbâdî' (kullarım) ifadesi, Allah'ın insanlara olan sahipliğini ve onların yaratıcısı olarak üzerlerindeki hakkını vurgular. Bu bağlamda, sapan insanlar dahi Allah'ın kullarıdır ve O'nun sorgulamasına tabidirler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'abd' kelimesinin Kur'an'da hem genel anlamda 'kul' hem de özel anlamda 'Allah'a ibadet eden kul' olarak kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'ibâdî' ifadesi, Allah'ın yaratıcısı olduğu ve kendisine ait olan tüm insanları kapsar. Sapanlar dahi Allah'ın kullarıdır ve onların sapması Allah tarafından sorgulanmaktadır."}]},{"word":"ضَلُّوا۟","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Kendi iradeleriyle doğru yoldan sapmak, şaşırmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Dall (ضلل), doğru yolu bulamamak, şaşırmak ve sapmak demektir. 'Dallû' (ضَلُّوا۟) fiili, insanların kendi tercihleri ve iradeleriyle doğru yoldan ayrılmalarını ifade eder. Ayetteki bu ifade, putların saptırıcı bir gücü olmadığını, insanların kendi seçimleriyle saptıklarını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Dall (ضلل) kökü, bir şeyin kaybolması, yolunu şaşırması anlamına gelir. 'Dallû' fiili, insanların hidayet yolundan ayrılıp dalalet yoluna girmelerini, yani kendi iradeleriyle sapmayı seçmelerini anlatır. Bu, ilahi sorgulamada insanların kendi sorumluluklarını ortaya koyan bir ifadedir."}]},{"word":"ٱلسَّبِيلَ","root":"س ب ل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"Doğru yol, izlenmesi gereken yol anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sebîl (سبيل), yol, gidişat anlamına gelir. Kur'an'da genellikle 'doğru yol', 'Allah'ın yolu' anlamında kullanılır. Ayetteki 'es-sebîle' ifadesi, insanların sapmış olduğu doğru yolu, yani tevhid ve hidayet yolunu ifade eder. Bu yol, Allah'ın insanlara gösterdiği ve uymalarını emrettiği yoldur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu, 'sebîl' kavramının Kur'an'da genellikle 'Allah'ın yolu' veya 'doğru yol' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'dallû es-sebîle' (yoldan saptılar) ifadesi, insanların Allah'ın belirlediği doğru yoldan ayrılıp yanlış yollara sapmalarını anlatır. Bu, hem dini hem de ahlaki bir sapmayı ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Furkân Sûresi** · *25/17*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *25/17*
