# Furkân Sûresi, 20. Âyet (25:20)

> وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّآ إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِى ٱلْأَسْوَاقِ ۗ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ ۗ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا

*Vemâ erselnâ kableke mine-lmurselîne illâ innehum leye/kulûne-tta'âme veyemşûne fî-l-esvâk(i)(k) vece'alnâ ba'dakum liba'din fitneten etasbirûn(e)(k) vekâne rabbuke basîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygamberlerin de beşerî özelliklere sahip olduğunu vurgulayarak, insanları birbirleriyle sınamanın ilahi bir yasa olduğunu ve bu sınamalara karşı sabrın önemini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَرْسَلْنَا","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah'ın bir elçi göndermesi, risalet göreviyle vazifelendirmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irsâl' kelimesini, bir şeyi serbest bırakmak, göndermek ve salıvermek olarak açıklar. Ayetteki 'erselnâ' ifadesi, Allah'ın peygamberleri insanlara doğru yol göstermeleri için görevlendirmesi ve onları bu vazifeyle göndermesi anlamındadır. Bu, sadece fiziksel bir gönderme değil, aynı zamanda ilahi bir mesajla donatma eylemidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'resul' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker. 'İrsal' fiili, Allah'ın kendi iradesini ve mesajını insanlara ulaştırmak için seçtiği kişileri gönderme eylemini ifade eder. Ayetteki kullanımı, peygamberlerin ilahi bir görevle gönderilmiş olsalar bile, beşerî özelliklerini koruduklarını vurgular."}]},{"word":"يَأْكُلُونَ","root":"أ ك ل","rootLatin":"e-k-l","meaning":"Yemek yemek, gıda tüketmek; peygamberlerin de insanlar gibi fizyolojik ihtiyaçlara sahip olduğunu gösterir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ekl' kelimesini genel anlamda yiyecek tüketmek olarak açıklar. Ayetteki 'ye'külûne' ifadesi, peygamberlerin de diğer insanlar gibi beslenme ihtiyacı olan, fani varlıklar olduğunu, dolayısıyla ilahlık vasfı taşımadıklarını belirtmek için kullanılmıştır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, bu tür ifadelerin Kur'an'da mecazi anlamlar taşıyabileceğini belirtse de, bu ayetteki 'ye'külûne' kelimesinin doğrudan ve gerçek anlamda yemek yemek olduğunu ifade eder. Bu, peygamberlerin beşerî doğasını vurgulayan açık bir ifadedir."}]},{"word":"فِتْنَةً","root":"ف ت ن","rootLatin":"f-t-n","meaning":"Sınama, imtihan, deneme; insanların birbirleri aracılığıyla sınanması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fitne' kelimesinin asıl anlamının altını ateşte eriterek saflığını anlamak olduğunu belirtir. Mecazi olarak ise, insanı sınayan, imtihan eden her türlü durum için kullanılır. Ayetteki 'fitneten' ifadesi, insanların birbirleri için birer imtihan vesilesi olduğunu, bu durumun sabır ve tahammül gerektiren bir deneme olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'fitne'nin farklı bağlamlarda farklı anlamlara gelebileceğini, ancak temelinde bir deneme ve sınama olduğunu ifade eder. Bu ayetteki 'fitneten' kelimesi, Allah'ın insanları birbirleriyle sınayarak onların imanlarını, sabırlarını ve ahlaklarını ortaya çıkardığı ilahi bir yasayı ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'fitne' kelimesinin Kur'an'da genellikle zorluk, sıkıntı, imtihan ve deneme anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'fitneten' ifadesi, insanların birbirlerine karşı olan tutumlarının, sabırlarının ve adaletlerinin bir sınama aracı olduğunu gösterir."}]},{"word":"أَتَصْبِرُونَ","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Sabretmek, dayanmak, tahammül etmek; sınamalara karşı direnç göstermek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sabr'ı, nefsi hoşlanmadığı şeylerden alıkoymak olarak tanımlar. Ayetteki 'etasbirûne' sorusu, insanların birbirleri aracılığıyla yaşadıkları sınamalara karşı ne kadar sabırlı olduklarını sorgular. Bu, sadece pasif bir bekleyiş değil, aktif bir direnç ve tahammül etme eylemidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sabr'ın, musibetlere karşı direnç göstermek ve nefsi şikayetten alıkoymak olduğunu belirtir. Ayetteki 'etasbirûne' ifadesi, Allah'ın insanlara yönelttiği bir meydan okuma olup, onların bu sınamalara karşı gösterecekleri sabrın önemini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sabr'ın Kur'an'da merkezi bir ahlaki erdem olduğunu ve genellikle zorluklar karşısında gösterilen metanet ve dayanıklılık anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'etasbirûne' sorusu, ilahi sınamalar karşısında müminlerden beklenen temel bir niteliği işaret eder."}]},{"word":"بَصِيرًا","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Her şeyi gören, her şeyden haberdar olan; Allah'ın her şeyi kuşatan ilmini ve gözetimini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'basîr' kelimesini, her şeyi gören, idrak eden ve bilen olarak açıklar. Ayetteki 'basîran' ifadesi, Allah'ın kullarının tüm eylemlerini, niyetlerini ve sabırlarını eksiksiz bir şekilde gördüğünü ve bildiğini vurgular. Bu, bir uyarı ve aynı zamanda bir güvence niteliğindedir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'basîr' isminin Allah'ın sıfatlarından olduğunu ve O'nun her şeyi en ince ayrıntısına kadar gördüğünü ve bildiğini ifade eder. Ayetteki 'basîran' kelimesi, insanların birbirleriyle olan sınamalarında gösterdikleri sabrın Allah tarafından görüldüğünü ve karşılığının verileceğini ima eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/20*
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/20*
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/20*
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20. ÂYETLER*
