# Furkân Sûresi, 24. Âyet (25:24)

> أَصْحَـٰبُ ٱلْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُّسْتَقَرًّا وَأَحْسَنُ مَقِيلًا

*Ashâbu-lcenneti yevme-iżin ḣayrun mustekarran veahsenu mekîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** O gün cennetliklerin kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer daha güzeldir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/24

---

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat","kiyamet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَصْحَـٰبُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"Fa'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"sahipleri"},{"position":2,"surface":"ٱلْجَنَّةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"cennetin"},{"position":3,"surface":"يَوْمَئِذٍ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb, izafetle mebnî","gloss":"o gün"},{"position":4,"surface":"خَيْرٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"خ-ي-ر","rootLatin":"kh-y-r","lemma":"خَيْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"daha hayırlı"},{"position":5,"surface":"مُّسْتَقَرًّۭا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ق-ر-ر","rootLatin":"q-r-r","lemma":"مُسْتَقَرّ","form":"İstif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Temyiz olduğu için mansûb","gloss":"kalacak yer olarak"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"أَحْسَنُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ح-س-ن","rootLatin":"h-s-n","lemma":"أَحْسَن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"daha güzel"},{"position":7,"surface":"مَقِيلًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"مَقِيل","form":"Mef'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Temyiz olduğu için mansûb","gloss":"dinlenme yeri olarak"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Furkân Suresi 24. ayet, cennet ehlinin ahiretteki durumunu tasvir ederken, 'kalınacak yer' ve 'dinlenilecek yer' kavramları üzerinden cennetin üstünlüğünü vurgulamaktadır. Ayet, bu kavramları 'hayır' ve 'ahsen' sıfatlarıyla pekiştirerek, cennetin nihai huzur ve güzellik mekânı olduğunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"أَصْحَـٰبُ","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","meaning":"Bir şeye sahip olanlar, bir şeyle birlikte bulunanlar, arkadaşlık edenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sahib kelimesi, bir şeyle sürekli beraber olan veya ona sahip olan kişi için kullanılır. Ayetteki 'Ashâbu'l-Cenneh' ifadesi, cennetle ayrılmaz bir bütünlük içinde olan, cennetin ehlini ve sakinlerini ifade eder. Bu, cennetin onlara ait olduğunu ve orada kalıcı olduklarını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sahib, bir şeyin maliki veya arkadaşı anlamına gelir. Burada 'Ashâbu'l-Cenneh', cennetin ehli, cennetin sakinleri demektir. Cennetin onlara tahsis edildiğini ve orada ikamet edeceklerini mecazi bir anlatımla belirtir."}]},{"word":"ٱلْجَنَّةِ","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Ağaçlarla örtülü, gizli ve görünmeyen bahçe; ahirette müminlere vaat edilen ebedi mutluluk yurdu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet kelimesi, 'örtmek, gizlemek' anlamındaki 'cenn' kökünden türemiştir. Ağaçları ve bitkileriyle yeri örttüğü için bahçeye cennet denilmiştir. Ahiretteki cennet ise, gözlerden gizli, dünyevi algıların ötesinde bir güzellik ve nimetler yurdudur. Ayetteki kullanımı, müminlere vaat edilen bu nihai ödül mekânını ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet, ağaçların sık dallarıyla yerin örtüldüğü, gözden gizlendiği bahçedir. Kur'an'da bu kelime, ahiretteki mükafat yurdu için kullanılmıştır. Ayetteki 'el-Cenneh', müminlerin ebedi ikametgahı olan o özel bahçeyi kasteder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cennet, Kur'an'da 'bahçe' anlamından öte, Allah'ın rızasını kazanmış kullar için hazırlanmış, her türlü güzelliği barındıran, ebedi bir mutluluk ve huzur mekânı olarak merkezi bir kavramdır. Bu ayetteki 'el-Cenneh', bu teolojik anlamıyla kullanılmıştır."}]},{"word":"خَيْرٌ","root":"خ-ي-ر","rootLatin":"h-y-r","meaning":"Daha iyi, en iyi, üstün ve hayırlı olan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayr kelimesi, 'iyi, güzel, faydalı' anlamlarına gelir. 'Hayrun' ise 'daha iyi' veya 'en iyi' anlamında ism-i tafdildir. Ayetteki 'hayrun müstakarran', cennet ehlinin kalacağı yerin, dünyadaki veya başka herhangi bir yerdeki ikametgâhlardan çok daha üstün ve hayırlı olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hayr, her türlü iyilik ve güzelliği kapsayan bir kavramdır. 'Hayrun' formu, bir şeyin diğerine göre üstünlüğünü ifade eder. Bu ayette, cennetin ikametgah olarak diğer tüm yerlerden daha iyi ve daha üstün olduğunu belirtir."}]},{"word":"مُّسْتَقَرًّا","root":"ق-ر-ر","rootLatin":"k-r-r","meaning":"Kalıcı ikametgâh, yerleşme yeri, karar kılınan mekân.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Karar kelimesi, 'sabit olmak, yerleşmek, durmak' anlamlarına gelir. 'Müstakarr' ise, istikrar kazanılan, kalıcı olarak yerleşilen yer demektir. Ayetteki 'müstakarran', cennetin cennet ehli için ebedi ve değişmez bir ikametgâh olduğunu, orada kalıcı olarak yerleşeceklerini ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Müstakarr, bir şeyin durduğu, sabitlendiği yerdir. Kur'an'da genellikle kalıcı ve nihai ikametgah anlamında kullanılır. Bu ayette, cennetin müminler için nihai ve ebedi bir yerleşim yeri olduğunu belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Müstakarr, istikrarın ve kalıcılığın sağlandığı mekânı ifade eder. Ayetteki kullanımı, cennetin, sakinleri için geçici değil, ebedi bir yerleşim yeri olduğunu ve orada tam bir huzur içinde karar kılacaklarını gösterir."}]},{"word":"أَحْسَنُ","root":"ح-س-ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"Daha güzel, en güzel, en iyi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüsn kelimesi, 'güzellik, iyilik' anlamlarına gelir. 'Ahsen' ise 'daha güzel' veya 'en güzel' anlamında ism-i tafdildir. Ayetteki 'ahsenü makîlen', cennet ehlinin dinleneceği yerin, dünyadaki veya başka herhangi bir yerdeki dinlenme mekânlarından çok daha güzel ve üstün olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hüsn, hem maddi hem manevi güzelliği ifade eder. 'Ahsen' formu, bir şeyin güzellikteki üstünlüğünü belirtir. Bu ayette, cennetin dinlenme yeri olarak diğer tüm yerlerden daha güzel ve daha mükemmel olduğunu ifade eder."}]},{"word":"مَقِيلًا","root":"ق-ي-ل","rootLatin":"k-y-l","meaning":"Kaylûle yapılan yer, öğle uykusu veya dinlenmek için durulan yer.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kaylûle, öğle vakti dinlenmek veya uyumak anlamına gelir. 'Makîl' ise bu dinlenmenin yapıldığı yerdir. Ayetteki 'makîlen', cennetin sadece bir ikametgâh değil, aynı zamanda tam bir huzur ve rahatlama mekânı olduğunu, orada her türlü dinlenmenin en güzel şekilde gerçekleşeceğini mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Makîl, öğle uykusu için durulan yerdir. Burada, cennetin cennet ehli için rahatlama ve huzur bulma yeri olduğunu, dünyadaki yorgunluk ve sıkıntıların aksine orada tam bir dinlenme hali yaşayacaklarını mecazi bir anlatımla belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Makîl, 'kaylûle' fiilinden türemiş olup, dinlenmek ve rahatlamak için ayrılan yeri ifade eder. Ayetteki kullanımı, cennetin sadece kalıcı bir yer değil, aynı zamanda sakinlerinin tam bir huzur ve sükûnet içinde dinlenebilecekleri, her türlü rahatlığın bulunduğu bir mekân olduğunu vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Furkân Sûresi** · *25/24*
- **Furkân Sûresi** · *25/24*
