# Furkân Sûresi, 27. Âyet (25:27)

> وَيَوْمَ يَعَضُّ ٱلظَّالِمُ عَلَىٰ يَدَيْهِ يَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى ٱتَّخَذْتُ مَعَ ٱلرَّسُولِ سَبِيلًا

*Veyevme ye'addu-zzâlimu ‘alâ yedeyhi yekûlu yâ leytenî-tteḣażtu me'a-rrasûli sebîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** O gün zalim kimse, (çaresizlik içinde) ellerini ısırıp şöyle diyecektir: "Ne olurdu ben de peygamberle beraber aynı yolu tutsaydım!"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/27

---

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","musrikler","seytan-vesvese","ahiret-mukafat","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"يَعَضُّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ض-ض","rootLatin":"ʿ-ḍ-ḍ","lemma":"عَضَّ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"ısırır"},{"position":3,"surface":"ٱلظَّالِمُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"ẓ-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fiilin fâili olduğu için merfû","gloss":"zalim"},{"position":4,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine"},{"position":5,"surface":"يَدَيْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-د-ي","rootLatin":"y-d-y","lemma":"يَد","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Tesniye","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"iki eli"},{"position":5,"surface":"هِ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":6,"surface":"يَقُولُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"der"},{"position":7,"surface":"يَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ey"},{"position":7,"surface":"لَيْتَنِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Temenni","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَيْتَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"keşke"},{"position":7,"surface":"نِي","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Leyte'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"ben"},{"position":8,"surface":"ٱتَّخَذْتُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-خ-ذ","rootLatin":"ʾ-ḫ-ḏ","lemma":"اِتَّخَذَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"edinmiştim"},{"position":9,"surface":"مَعَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"م-ع-ي","rootLatin":"m-ʿ-y","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı mekan olduğu için mansûb","gloss":"ile birlikte"},{"position":10,"surface":"ٱلرَّسُولِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Peygamber"},{"position":11,"surface":"سَبِيلًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir yol"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde zalimin pişmanlığını ve ahiret azabını tasvir ederken, 'zalim', 'elini ısırmak', 'yol edinmek' ve 'Resul' gibi kavramlar üzerinden derin bir semantik katman sunmaktadır. Kelimelerin kök anlamları ve Kur'an'daki kullanımları, pişmanlığın şiddetini ve doğru yolu seçmenin önemini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱلظَّالِمُ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Allah'ın koyduğu sınırları aşan, haksızlık eden, zulmeden kişi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulüm (ظلم), bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymaktır. Ayetteki 'zalim', Allah'ın emirlerine karşı gelerek, peygamberin yolunu terk ederek kendine ve başkalarına haksızlık eden kişiyi ifade eder. Bu, hem nefsine zulmetmek hem de Allah'ın hakkına tecavüz etmektir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Zalim (الظالم), burada Allah'ın hükümlerine karşı gelen, O'nun belirlediği sınırları aşan kişidir. Ayetteki bağlamda, peygamberin getirdiği hidayet yolunu reddederek kendine yazık eden ve ahirette pişmanlık duyan kişiyi anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'zulm' kavramı, sadece haksızlık etmek değil, aynı zamanda Allah'ın belirlediği kozmik ve ahlaki düzeni bozmak anlamına gelir. Ayetteki 'zalim', bu düzeni bozarak kendi felaketine yol açan, Allah'ın elçisinin rehberliğini görmezden gelen kişidir."}]},{"word":"يَعَضُّ","root":"ع ض ض","rootLatin":"a-d-d","meaning":"Pişmanlık ve çaresizlik içinde ellerini ısırmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Yeaddu (يعض), şiddetli pişmanlık ve üzüntüden dolayı elini ısırmak demektir. Bu ifade, Arapçada büyük bir pişmanlık ve kederin mecazi anlatımıdır. Ayette, kıyamet gününde zalimin yaşadığı derin pişmanlığı ve çaresizliği vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Addu (عض), dişle tutmak, ısırmak anlamına gelir. 'Elini ısırmak' (عض على يديه) deyimi, Araplar arasında aşırı pişmanlık, üzüntü ve öfkenin bir göstergesidir. Ayetteki zalimin bu eylemi, geri dönülmez bir hatanın idrakini ve büyük bir hayal kırıklığını simgeler."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Bu fiil, pişmanlığın en şiddetli hallerinden birini ifade eder. Zalimin ellerini ısırması, yaptığı yanlış seçimlerden dolayı duyduğu derin kederi ve keşke demenin fayda etmediği bir durumu anlatır. Bu, sadece bir eylem değil, aynı zamanda içsel bir azabın dışa vurumudur."}]},{"word":"ٱتَّخَذْتُ","root":"أ خ ذ","rootLatin":"e-h-z","meaning":"Bir şeyi kendine edinmek, benimsemek, tutmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İttihaz (اتخاذ), bir şeyi kendine mal etmek, benimsemek veya bir şey olarak kabul etmek anlamına gelir. Ayetteki 'ittehaztü' (اتخذت), peygamberin yolunu kendine rehber edinmek, onu benimsemek ve ona tabi olmak anlamındadır. Zalim, bu seçimi yapmadığı için pişmanlık duyar."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Ahz (أخذ) kökünden türeyen 'ittehaztü', bir şeyi kendine almak, edinmek demektir. Burada 'sebilen' (yol) ile birlikte kullanıldığında, peygamberin getirdiği yolu kendine hayat tarzı olarak seçmek, onu takip etmek anlamını taşır. Zalimin pişmanlığı, bu seçimi yapmamış olmasındandır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"İttihaz, bir şeyi kalıcı olarak benimsemek, onu kendine ait kılmak demektir. Ayetteki 'ittehaztü', peygamberin yolunu geçici bir hevesle değil, tam bir bağlılıkla benimsemeyi ifade eder. Zalim, bu kalıcı bağlılığı kurmadığı için pişmanlık içindedir."}]},{"word":"سَبِيلًا","root":"س ب ل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"Yol, yöntem, takip edilecek doğru istikamet.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sebîl (سبيل), yürünülen yol demektir. Kur'an'da genellikle 'Allah'ın yolu' (sebîlullah) veya 'doğru yol' anlamında kullanılır. Ayetteki 'Resul ile bir yol' (مع الرسول سبيلا), peygamberin tebliğ ettiği, Allah'a ulaştıran doğru yolu, şeriatı ve hidayeti ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sebîl, burada mecazi olarak din, şeriat ve peygamberin takip ettiği yöntem anlamına gelir. Zalimin 'keşke bir yol tutsaydım' demesi, peygamberin getirdiği hidayet yolunu benimsememiş olmaktan duyduğu derin pişmanlığı dile getirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sebîl kelimesi, Kur'an'da hem maddi hem de manevi anlamda yol, yöntem ve izlenecek ilke olarak kullanılır. Bu ayette, Resul ile birlikte bir yol edinmek, onun sünnetine uymak, onun rehberliğini kabul etmek ve hayatını bu doğrultuda şekillendirmek anlamındadır. Zalim, bu manevi yolu terk ettiği için pişmandır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Furkân Sûresi** · *25/27*
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/27*
- **Furkân Sûresi** · *25/27*
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/27*
