# Furkân Sûresi, 29. Âyet (25:29)

> لَّقَدْ أَضَلَّنِى عَنِ ٱلذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَآءَنِى ۗ وَكَانَ ٱلشَّيْطَـٰنُ لِلْإِنسَـٰنِ خَذُولًا

*Lekad edallenî ‘ani-żżikri ba'de iż câenî(k) vekâne-şşeytânu lil-insâni ḣażûlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** "Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/29

---

## Tefsir

{"topics":["seytan-vesvese","hidayet-dalalet","munafiklar","vahiy-kuran","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَّقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Tahkik Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَقَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"Andolsun ki"},{"position":2,"surface":"أَضَلَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"أَضَلَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"saptırdı"},{"position":2,"surface":"نِى","pos":"harf","posDetail":"Nûn-u Vikaye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"beni"},{"position":2,"surface":"ي","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"beni"},{"position":3,"surface":"عَنِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":4,"surface":"ٱلذِّكْرِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"ذِكْر","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"zikirden, Kur'an'dan"},{"position":5,"surface":"بَعْدَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْدَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"sonra"},{"position":6,"surface":"إِذْ","pos":"harf","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":7,"surface":"جَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-'","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":7,"surface":"نِى","pos":"harf","posDetail":"Nûn-u Vikaye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"bana"},{"position":7,"surface":"ي","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bana"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Nakıs Fiil","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idi"},{"position":9,"surface":"ٱلشَّيْطَـٰنُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ط-ن","rootLatin":"sh-t-n","lemma":"شَيْطَان","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Kâne'nin ismi olduğu için merfû","gloss":"şeytan"},{"position":10,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":10,"surface":"ٱلْإِنسَـٰنِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ن-س","rootLatin":"'-n-s","lemma":"إِنسَان","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"insan için"},{"position":11,"surface":"خَذُولًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"خ-ذ-ل","rootLatin":"kh-dh-l","lemma":"خَذُول","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"yalnız ve yardımcısız bırakan"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde zalimin pişmanlığını ve şeytanın insan üzerindeki saptırıcı etkisini dile getirmektedir. Ayet, 'dalalet', 'zikir' ve 'hızlan' gibi temel kavramlar üzerinden insanın dünya hayatındaki tercihleri ve ahiretteki sonuçları arasındaki ilişkiyi vurgular.","keyConcepts":[{"word":"أَضَلَّنِى","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Beni saptırdı, doğru yoldan çıkardı.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dalâl' kelimesini doğru yoldan sapmak, hakikatten uzaklaşmak olarak açıklar. Bu ayetteki 'edalleni' fiili, şeytanın insanı Kur'an'dan, yani hidayet yolundan uzaklaştırmasını ifade eder. Bu, hem itikadi hem de ameli bir sapmayı içerir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dalâl' kavramının Kur'an'da genellikle 'hidayet'in zıttı olarak kullanıldığını belirtir. 'Edalleni' fiili, bir başkasının (burada şeytanın) kişiyi hidayet yolundan bilerek ve isteyerek saptırması anlamını taşır. Bu, sadece yolunu kaybetmek değil, aynı zamanda ahlaki ve dini bir yozlaşmayı da ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'edalle' fiilinin mecazi olarak 'şaşırtmak, yanıltmak' anlamında kullanılabileceğini belirtir. Ayetteki bağlamda, şeytanın insanı Kur'an'ın getirdiği hakikatlerden uzaklaştırarak şaşkınlığa düşürmesi ve yanlış yola sevk etmesi kastedilir."}]},{"word":"ٱلذِّكْرِ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Kur'an'ı, öğüdü ve hatırlatmayı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zikr' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'ez-zikr', özellikle Kur'an-ı Kerim'i ve onun içerdiği öğütleri, hatırlatmaları ifade eder. Şeytanın insanı 'zikr'den saptırması, onu Kur'an'ın hidayetinden mahrum bırakmasıdır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zikr'i hem kalple hatırlama hem de dille anma olarak tanımlar. Kur'an'da 'zikr'in bir adı olarak da geçer. Ayetteki 'ani'z-zikr' ifadesi, şeytanın insanı Allah'ın kelamından, yani Kur'an'dan ve onun getirdiği ilahi hatırlatmalardan uzaklaştırmasını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zikr'in Kur'an'da hem 'hatırlama, anma' hem de 'öğüt, uyarı' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'zikr', özellikle Allah'ın vahyini, yani Kur'an'ı ve onun içerdiği hidayet mesajını temsil eder. Şeytanın saptırması, bu ilahi rehberlikten mahrum bırakma eylemidir."}]},{"word":"ٱلشَّيْطَـٰنُ","root":"ش ط ن","rootLatin":"ş-t-n","meaning":"İnsanları doğru yoldan saptıran, isyankar ve kötü varlık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şeytan' kelimesinin 'şatane' kökünden geldiğini ve 'haktan uzaklaşmak, isyan etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Kur'an'da şeytan, insanı doğru yoldan saptıran, vesvese veren ve kötülüğe teşvik eden varlık olarak tasvir edilir. Ayetteki kullanımı, onun bu saptırıcı rolünü açıkça ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, şeytanın Kur'an'da 'Allah'a isyan eden ve insanları da isyana sürükleyen' bir güç olarak ele alındığını ifade eder. Ayetteki 'şeytan', zalimin pişmanlığına neden olan, onu Kur'an'dan uzaklaştıran ve nihayetinde yalnız bırakan temel aktördür."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, şeytanın 'her türlü hayırdan uzaklaşan ve şerre yönelen' varlık olduğunu belirtir. Bu ayette şeytan, insanı hidayet yolundan saptıran ve ahirette onu yalnızlığa terk eden bir figür olarak karşımıza çıkar."}]},{"word":"خَذُولًا","root":"خ ذ ل","rootLatin":"h-z-l","meaning":"Yalnız ve yardımsız bırakan, terk eden.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'hazl' kelimesinin 'yardımı kesmek, yalnız bırakmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'hazûlen' kelimesi, şeytanın insanı dünya hayatında saptırdıktan sonra ahirette onu çaresiz ve yardımsız bırakacağını, ona destek olmayacağını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hazûl' kelimesinin 'çokça terk eden, yardımını esirgeyen' anlamında mübalağalı bir sıfat olduğunu ifade eder. Şeytanın 'hazûl' olması, onun insanı en çok ihtiyaç duyduğu anda terk edeceğini ve hiçbir yardımda bulunmayacağını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hazl'in 'yardım etmemek, desteklememek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'hazûlen' ifadesi, şeytanın insanı dünya hayatında günaha teşvik ettikten sonra, ahirette onunla birlikte sorumluluk almayacağını, aksine onu kendi kaderine terk edeceğini açıklar."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/29*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/29*
- **Furkân Sûresi** · *25/29*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/29*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/29*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *25/29*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *25/29*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *25/29*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *25/29*
