# Furkân Sûresi, 31. Âyet (25:31)

> وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّا مِّنَ ٱلْمُجْرِمِينَ ۗ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَصِيرًا

*Vekeżâlike ce'alnâ likulli nebiyyin ‘aduvven mine-lmucrimîn(e)(k) vekefâ birabbike hâdiyen venasîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/31

---

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","hidayet-dalalet","musrikler","tebligh"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"كَذَٰلِكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَذَٰلِكَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"böylece"},{"position":2,"surface":"جَعَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kıldık"},{"position":3,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"كُلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"her"},{"position":4,"surface":"نَبِىٍّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ب-أ","rootLatin":"n-b-'","lemma":"نَبِيّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"peygamber"},{"position":5,"surface":"عَدُوًّا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-د-و","rootLatin":"'-d-w","lemma":"عَدُوّ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"düşman"},{"position":6,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"den"},{"position":7,"surface":"ٱلْمُجْرِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ج-ر-م","rootLatin":"j-r-m","lemma":"مُجْرِم","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"suçlular"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"كَفَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ي","rootLatin":"k-f-y","lemma":"كَفَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yeter"},{"position":9,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-"},{"position":9,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr (lafzen), fâil olduğu için merfû (mahallen)","gloss":"Rab"},{"position":9,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (mahallen)","gloss":"senin"},{"position":10,"surface":"هَادِيًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَادِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"yol gösterici olarak"},{"position":11,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"نَصِيرًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ن-ص-ر","rootLatin":"n-s-r","lemma":"نَصِير","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf ile mansûb","gloss":"yardımcı"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygamberlerin karşılaştığı muhalefeti ve Allah'ın onlara yeterli bir yardımcı olduğunu vurgulamaktadır. Temel kavramlar, peygamberlerin düşmanları olan suçluları ve Allah'ın rehberlik ve yardım sıfatlarını içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"نَبِىٍّ","root":"ن ب أ","rootLatin":"n-b-ʾ","meaning":"Allah'tan haber getiren, O'nun elçisi olan kişi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nebî (نَبِيّ) kelimesi, 'nebe' (نَبَأ) kökünden gelir ve 'haber vermek' anlamına gelir. Peygamber, Allah'tan haber getiren ve insanlara tebliğ eden kişidir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın mesajını taşıyan ve bu nedenle düşmanlarla karşılaşan elçileri ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Nebî, Allah Teâlâ'dan vahiy alan ve bunu insanlara ulaştırmakla görevli olan kimsedir. Bu ayette, her peygamberin risalet görevi nedeniyle bir muhalefetle karşılaşacağı gerçeğini vurgulamaktadır."}]},{"word":"عَدُوًّا","root":"ع د و","rootLatin":"ʿ-d-w","meaning":"Karşıtlık ve düşmanlık besleyen, muhalif olan kimse.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Adüv (عَدُوّ) kelimesi, 'udvân' (عُدْوَان) kökünden türemiştir ve 'sınırı aşmak, düşmanlık etmek' anlamına gelir. Ayetteki 'düşman', peygamberlerin tebliğine karşı çıkan, onlara muhalefet eden ve eziyet eden kimseleri ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Adüv, bir şeye karşı gelmek, ona muhalefet etmek ve zarar vermek isteyen kişidir. Bu ayette, peygamberlerin davetine karşı çıkan ve onlara düşmanlık eden 'mücrimîn' (suçlular) zümresini belirtir."}]},{"word":"ٱلْمُجْرِمِينَ","root":"ج ر م","rootLatin":"j-r-m","meaning":"Suç işleyen, günahkar olan ve Allah'ın sınırlarını aşan kimseler.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Mücrim (مُجْرِم) kelimesi, 'cürüm' (جُرْم) kökünden gelir ve 'suç işlemek, günah kazanmak' demektir. Ayetteki 'mücrimîn', peygamberlerin getirdiği hakikati reddeden, zulüm ve günah işleyen, bu nedenle de peygamberlere düşmanlık eden kimselerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'cürüm' kavramını, Allah'ın koyduğu sınırları aşmak, O'na karşı gelmek ve ahlaki düzeni bozmak olarak açıklar. 'Mücrimîn', bu sınırları ihlal eden, dolayısıyla peygamberlerin tebliğine karşı çıkan ve onlara düşmanlık edenlerdir. Ayette, peygamberlerin düşmanlarının ahlaki ve dini açıdan yoldan çıkmış kişiler olduğu vurgulanır."}]},{"word":"هَادِيًا","root":"ه د ى","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yolu gösteren, rehberlik eden.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hâdî (هَادِي) kelimesi, 'hidâyet' (هُدَى) kökünden gelir ve 'doğru yola iletmek, rehberlik etmek' anlamına gelir. Ayette Allah'ın 'Hâdî' olması, peygamberlere ve müminlere doğru yolu gösteren, onları hakka ulaştıran ve düşmanlarına karşı onlara yol gösteren olduğunu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hidâyet' kavramının hem yol gösterme hem de doğru yola ulaştırma anlamlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'Hâdî' sıfatı, Allah'ın peygamberlerine karşı çıkan düşmanlara rağmen onları doğru yolda tuttuğunu ve onlara rehberlik ettiğini vurgular."}]},{"word":"نَصِيرًا","root":"ن ص ر","rootLatin":"n-s-r","meaning":"Yardım eden, destekleyen.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Nasîr (نَصِير) kelimesi, 'nasr' (نَصْر) kökünden gelir ve 'yardım etmek, desteklemek' anlamına gelir. Ayette Allah'ın 'Nasîr' olması, peygamberlere karşı çıkan düşmanlara rağmen onlara yardım eden, onları destekleyen ve zafere ulaştıran olduğunu ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Nasîr, çokça yardım eden, sürekli destek olan demektir. Bu ayette, peygamberlerin düşmanlarına karşı Allah'ın onlara yeterli bir yardımcı olduğunu, onları yalnız bırakmadığını ve desteklediğini belirtir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Furkân Sûresi** · *25/31*
- **Furkân Sûresi** · *25/31*
