# Furkân Sûresi, 39. Âyet (25:39)

> وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ ٱلْأَمْثَـٰلَ ۖ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْبِيرًا

*Vekullen darabnâ lehu-l-emśâl(e)(s) vekullen tebbernâ tetbîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/39

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın geçmiş ümmetlere ibret verici misaller sunduğunu, ancak onların bu uyarılara kulak asmadıkları için helak edildiklerini vurgulamaktadır. Ayet, 'misal verme' ve 'helak etme' fiilleri üzerinden ilahi adalet ve uyarı mekanizmasını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ضَرَبْنَا","root":"ض ر ب","rootLatin":"d-r-b","meaning":"Biz vurduk, biz örnek verdik, biz açıkladık anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'darabe' fiilinin asıl anlamının bir şeyi bir şeye çarpmak olduğunu belirtir. Ancak Kur'an'da 'misal vermek', 'açıklamak', 'ortaya koymak' gibi mecazi anlamlarda da kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'darabnâ lehu'l-emsâl' ifadesi, Allah'ın insanlara ibret almaları için açık ve anlaşılır örnekler sunduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'darabe' fiilinin 'emsâl' (misaller) ile kullanıldığında 'açıklamak', 'beyan etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın geçmiş kavimlere, kendilerinden önceki kavimlerin akıbetlerini örnek göstererek uyarıda bulunduğunu ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'darabe' fiilinin Kur'an'daki geniş anlamsal yelpazesine dikkat çeker. 'Misal vermek' bağlamında kullanıldığında, soyut bir gerçeği somut bir örnekle zihinlerde canlandırma işlevini gördüğünü belirtir. Ayetteki 'darabnâ lehu'l-emsâl', Allah'ın mesajını muhatapların idrakine yaklaştırmak için kullandığı pedagojik bir yöntemdir."}]},{"word":"ٱلْأَمْثَـٰلَ","root":"م ث ل","rootLatin":"m-s-l","meaning":"Örnekler, misaller, ibretler anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'emsâl' kelimesinin 'misal'in çoğulu olduğunu ve bir şeyin benzeri, dengi anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da ise genellikle ibret alınması gereken kıssalar, benzetmeler ve hikmetli sözler için kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'el-emsâl', Allah'ın geçmiş kavimlerin başına gelenleri, sonraki nesiller için birer uyarı ve ders olarak sunduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'misal'in bir şeyin benzeri veya niteliğini açıklayan söz olduğunu ifade eder. Kur'an'da 'emsâl'in, hakikati açıklamak, öğüt vermek ve ibret alınmasını sağlamak amacıyla kullanıldığını vurgular. Ayetteki 'el-emsâl', Allah'ın insanlara doğru yolu göstermek için kullandığı açıklayıcı ve uyarıcı örneklerdir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'misal' kavramının Kur'an'da sadece benzetme değil, aynı zamanda ibret verici olaylar ve kıssalar için de kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'el-emsâl', Allah'ın geçmiş kavimlerin başına gelenleri, Furkan Suresi'nin muhataplarına birer ders ve uyarı olarak sunduğunu ifade eder."}]},{"word":"تَبَّرْنَا","root":"ت ب ر","rootLatin":"t-b-r","meaning":"Biz helak ettik, biz yok ettik, biz kırdık geçirdik anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'tebbera' fiilinin 'helak etmek', 'yok etmek', 'kırmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'tebbernâ' ifadesi, Allah'ın, kendisine isyan eden ve uyarıları dikkate almayan kavimleri tamamen ortadan kaldırdığını, onların gücünü ve varlığını yok ettiğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'tebâr' kelimesinin 'helak' ve 'hüsran' anlamına geldiğini, 'tebbera' fiilinin ise bir şeyi kökünden kazımak, tamamen yok etmek manasına geldiğini açıklar. Ayetteki 'tebbernâ', Allah'ın azabının şiddetini ve isyankar kavimlerin tam bir yok oluşa sürüklendiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'tebâr'ın 'helak' ve 'hüsran' olduğunu, 'tebbera' fiilinin ise bir şeyi tamamen ortadan kaldırmak, kökünü kazımak anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'tebbernâ', Allah'ın, kendisine karşı gelenleri geri dönülmez bir şekilde helak ettiğini, onların varlığını ve izlerini sildiğini ifade eder."}]},{"word":"تَتْبِيرًا","root":"ت ب ر","rootLatin":"t-b-r","meaning":"Tamamen helak etme, kökten yok etme anlamında bir masdardır.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tetbîr'in 'tebbera' fiilinin masdarı olduğunu ve fiilin anlamını pekiştirdiğini belirtir. Bu tür masdarların, fiilin ifade ettiği eylemin şiddetini ve kesinliğini vurgulamak için kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'tetbîrâ', helakın sıradan bir yok oluş değil, tam ve kökten bir imha olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tebâr'ın 'helak' anlamına geldiğini ve 'tetbîr'in de bu helakın şiddetini ve kapsamını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'tetbîrâ' kelimesi, Allah'ın azabının isyankar kavimleri tamamen kuşattığını ve onlardan hiçbir iz bırakmadığını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","musrikler","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"كُلًّا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Küll","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"number":"Müfred","gender":"Müzekker","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih mukaddem olduğu için mansûb","gloss":"her birini","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":2,"surface":"ضَرَبْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ض-ر-ب","rootLatin":"d-r-b","lemma":"ضَرَبَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verdik","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":3,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":3,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ona","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَمْثَـٰلَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-s-l","lemma":"مَثَل","form":"-","features":{"number":"Cemi","gender":"Müzekker","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"misalleri","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":5,"surface":"كُلًّا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Küll","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"number":"Müfred","gender":"Müzekker","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih mukaddem olduğu için mansûb","gloss":"her birini","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"تَبَّرْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ب-ر","rootLatin":"t-b-r","lemma":"تَبَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kırdık geçirdik","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":7,"surface":"تَتْبِيرًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ت-ب-ر","rootLatin":"t-b-r","lemma":"تَتْبِير","form":"Tef'îl","features":{"number":"Müfred","gender":"Müzekker","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak olduğu için mansûb","gloss":"kırıp geçirme","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûl-i mutlak"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Vekullen"},{"position":2,"translit":"darabnâ"},{"position":3,"translit":"lehu"},{"position":4,"translit":"l-emśâl(e)(s)"},{"position":5,"translit":"vekullen"},{"position":6,"translit":"tebbernâ"},{"position":7,"translit":"tetbîrâ(n)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/39*
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/39*
