# Furkân Sûresi, 43. Âyet (25:43)

> أَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَـٰهَهُۥ هَوَىٰهُ أَفَأَنتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا

*Eraeyte meni-tteḣaże ilâhehu hevâhu efeente tekûnu ‘aleyhi vekîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/43

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, insanın heva ve hevesini ilah edinmesinin tehlikesine dikkat çekmekte ve bu tür bir sapkınlığa karşı ilahi vekaletin imkansızlığını vurgulamaktadır. Ayet, 'heva' kavramının ilah edinilmesiyle ortaya çıkan derin bir inanç ve ahlak sorununu dilbilimsel olarak ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَرَءَيْتَ","root":"ر أ ي","rootLatin":"r-e-y","meaning":"Görmek, bilmek, idrak etmek anlamlarına gelir ve burada 'düşündün mü, farkına vardın mı' manasında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'رأى' fiilinin hem gözle görme (rü'yet-i basariyye) hem de kalple idrak etme (rü'yet-i kalbiyye) anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, 'heva'yı ilah edinenin durumunu düşünme, idrak etme ve bu durumun vahametini anlama bağlamındadır, yani kalbi bir idrak söz konusudur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'أرأيت' ifadesinin Kur'an'da bazen 'أخبرني' (bana haber ver) anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette de 'heva'sını ilah edinenin durumunu haber verme, yani bu durumun ne kadar şaşırtıcı ve yanlış olduğunu ortaya koyma anlamı taşır."}]},{"word":"ٱتَّخَذَ","root":"أ خ ذ","rootLatin":"e-h-z","meaning":"Edinmek, kabul etmek, benimsemek anlamlarına gelir ve burada bir şeyi kendine ilah olarak benimseme fiilini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'اتخذ' fiilinin bir şeyi kendine mal etmek, onu bir sıfat veya konum olarak benimsemek anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ittihaz', hevanın bir ilah gibi kabul edilip ona tapınılması, onun hükümlerine uyulması anlamındadır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'أخذ' kökünden türeyen 'اتخذ' fiilinin, bir şeyi kendine özel kılmak, onu bir amaç veya hedef edinmek manasına geldiğini açıklar. Ayetteki 'heva'yı ilah edinme, kişinin tüm yaşamını hevasının istekleri doğrultusunda şekillendirmesi demektir."}]},{"word":"إِلَـٰهَهُۥ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"İlah, tapınılan, kendisine ibadet edilen varlık anlamına gelir ve burada kişinin hevasını kendisine tapınılan bir varlık gibi görmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'إله' kelimesinin 'ibadet edilen, kendisine yönelinen' anlamında olduğunu ve 'ulûhiyet'in, kulların kendisine yöneldiği, tapındığı varlık için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ilah' kavramı, hevanın, Allah'ın yerine geçirilerek kendisine itaat edilen bir otorite haline getirilmesini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilah' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini ve 'Allah'ın birliği' (tevhid) ilkesiyle olan ilişkisini inceler. Bu ayette 'heva'nın ilah edinilmesi, tevhid ilkesine aykırı bir durum olarak, Allah'ın mutlak otoritesine ortak koşma anlamında ele alınır."}]},{"word":"هَوَىٰهُ","root":"ه و ي","rootLatin":"h-v-y","meaning":"Heves, arzu, nefsin istekleri anlamına gelir ve burada kişinin akıl ve vahiyden bağımsız olarak kendi sübjektif isteklerini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'هوى' kelimesinin 'düşmek, meyletmek' anlamından geldiğini ve nefsin kötü arzularına meyletmeyi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'heva', kişinin kendi sübjektif isteklerini, akıl ve vahiyden üstün tutarak onları bir ilah gibi takip etmesini anlatır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'heva'nın genellikle kötü ve şer olan arzular için kullanıldığını, çünkü nefsin bu tür şeylere meylettiğini ifade eder. Ayetteki 'heva'nın ilah edinilmesi, kişinin kendi nefsani arzularını mutlak bir otorite olarak kabul edip, onların peşinden gitmesini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'heva' kelimesinin Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışımla, doğru yoldan saptıran, akıl ve vahiyden uzaklaştıran nefsani arzular için kullanıldığını vurgular. Ayetteki 'heva'nın ilah edinilmesi, kişinin kendi sübjektif isteklerini mutlak doğru kabul etmesi ve onlara göre hareket etmesidir."}]},{"word":"وَكِيلًا","root":"و ك ل","rootLatin":"v-k-l","meaning":"Vekil, işleri kendisine havale edilen, güvenilen, koruyucu anlamına gelir ve burada Allah'ın bu tür bir kişiye hidayet ve koruma vekilliği yapmayacağını ifade eder.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'وكيل' kelimesinin, işleri kendisine havale edilen, güvenilen ve başkasının yerine geçen kişi anlamında olduğunu belirtir. Ayetteki 'vekil', Allah'ın, hevasını ilah edinen bir kimsenin işlerini üstlenmeyeceği, onu doğru yola iletme ve koruma sorumluluğunu almayacağı anlamındadır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'وكيل' kelimesinin, kendisine güvenilen ve işleri kendisine bırakılan kimse için kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'vekil' kavramı, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) veya herhangi bir kimsenin, hevasını ilah edinen birini zorla hidayete erdiremeyeceği, onun işlerini üstlenemeyeceği manasındadır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","seytan-vesvese","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mı/mi"},{"position":1,"surface":"رَأَيْتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-أ-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gördün"},{"position":2,"surface":"مَنِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih konumunda mebnî","gloss":"kimse"},{"position":3,"surface":"ٱتَّخَذَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-خ-ذ","rootLatin":"'-kh-dh","lemma":"اِتَّخَذَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"edindi"},{"position":4,"surface":"إِلَـٰهَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ل-ه","rootLatin":"'-l-h","lemma":"إِلَٰه","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"tanrı"},{"position":4,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":5,"surface":"هَوَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ه-و-ي","rootLatin":"h-w-y","lemma":"هَوًى","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih sani olduğu için mansûb","gloss":"hevesi"},{"position":5,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":6,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mı/mi"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":6,"surface":"أَنتَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"sen"},{"position":7,"surface":"تَكُونُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"olursun"},{"position":8,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":8,"surface":"هِ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":9,"surface":"وَكِيلًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ك-ل","rootLatin":"w-k-l","lemma":"وَكِيل","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"vekil"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Rûm Sûresi** · *25/43*
- **Furkân Sûresi** · *25/43*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/43*
- **Fâtır Sûresi** · *25/43*
- **Furkân Sûresi** · *25/43*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/43*
- **Fâtır Sûresi** · *25/43*
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/43*
- **Rûm Sûresi** · *25/43*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/43*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/43*
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/43*
