# Furkân Sûresi, 5. Âyet (25:5)

> وَقَالُوٓا۟ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ٱكْتَتَبَهَا فَهِىَ تُمْلَىٰ عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

*Ve kâlû esâtîru-l-evvelîne-ktetebehâ fehiye tumlâ ‘aleyhi bukraten ve asîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** "(Bu Kur'an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır" dediler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/5

---

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","musrikler","soz-yalan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"قَالُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"أَسَـٰطِيرُ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"س-ط-ر","rootLatin":"s-ṭ-r","lemma":"أُسْطُورَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"masalları"},{"position":3,"surface":"ٱلْأَوَّلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"أ-و-ل","rootLatin":"a-w-l","lemma":"أَوَّل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"öncekilerin"},{"position":4,"surface":"ٱكْتَتَبَهَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"اِكْتَتَبَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yazdırdı"},{"position":4,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"onu"},{"position":5,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"böylece"},{"position":5,"surface":"هِىَ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِىَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"o"},{"position":6,"surface":"تُمْلَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-ل-و","rootLatin":"m-l-w","lemma":"أَمْلَىٰ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"yazdırılır"},{"position":7,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":7,"surface":"هِ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mebnî","gloss":"ona"},{"position":8,"surface":"بُكْرَةًۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ب-ك-ر","rootLatin":"b-k-r","lemma":"بُكْرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"sabah"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"أَصِيلًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"أ-ص-ل","rootLatin":"a-ṣ-l","lemma":"أَصِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf yoluyla mansûb","gloss":"akşam"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müşriklerin Kur'an'a yönelik temel itirazlarından birini, yani onun 'öncekilerin masalları' olduğu ve başkaları tarafından yazdırılıp Hz. Peygamber'e okunduğu iddiasını dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, bu iddiayı dile getiren kelimelerin semantik derinliğini ortaya koyarak, Kur'an'ın ilahi menşeini reddetme çabasını gözler önüne sermektedir.","keyConcepts":[{"word":"أَسَـٰطِيرُ","root":"س ط ر","rootLatin":"s-t-r","meaning":"Ayette, Kur'an'ın ilahi vahiy olmadığını iddia etmek için kullanılan, 'öncekilerin masalları, efsaneleri' anlamında bir kavramdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'سطر' kökünün 'yazmak, satır satır dizmek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Esâtîr' kelimesi ise 'üstûre'nin çoğulu olup, 'yazılmış, uydurulmuş hikayeler, masallar' demektir. Ayetteki kullanımı, Kur'an'ın ilahi bir kitap olmayıp, geçmişten aktarılan, uydurma ve asılsız hikayelerden ibaret olduğu iddiasını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'esâtîru'l-evvelîn' ifadesini 'evvelkilerin hadisleri ve sözleri' olarak açıklar. Bu bağlamda, müşriklerin Kur'an'ı, peygamberin kendi sözleri veya başkalarından duyduğu eski hikayeler olarak nitelediğini, dolayısıyla ilahi menşeini reddettiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'üstûre' kelimesinin Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışımla, 'geçmişin uydurma hikayeleri' anlamında kullanıldığını belirtir. Müşrikler, Kur'an'ın ilahi mesajını küçümsemek ve değersizleştirmek amacıyla bu terimi kullanmışlardır, böylece onu 'hakikat' değil, 'masal' kategorisine sokmuşlardır."}]},{"word":"ٱلْأَوَّلِينَ","root":"أ و ل","rootLatin":"e-v-l","meaning":"Ayette, 'öncekiler, geçmiş nesiller' anlamında kullanılarak, Kur'an'ın içeriğinin yeni ve ilahi bir vahiy değil, eski zamanlardan kalma bilgiler olduğu iddiasını pekiştirir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أول' kökünün 'başlangıç, ilk olma' anlamlarına geldiğini ve 'evvelîn' kelimesinin 'ilk olanlar, geçmiş nesiller' manasına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, 'esâtîr' kelimesiyle birleşerek, Kur'an'ın içeriğinin 'geçmiş nesillerden aktarılan uydurma hikayeler' olduğu algısını oluşturur."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'أول' kökünün 'bir şeyin başlangıcı ve kökeni' olduğunu belirtir. 'Evvelîn' ise, 'geçmişte yaşamış, daha önce var olmuş kimseler' demektir. Ayette, Kur'an'ın 'öncekilerin masalları' olarak nitelendirilmesi, onun 'yeni' ve 'ilahi' olma vasfını reddetme amacı taşır."}]},{"word":"ٱكْتَتَبَهَا","root":"ك ت ب","rootLatin":"k-t-b","meaning":"Ayette, Kur'an'ın Hz. Peygamber tarafından başkalarına yazdırıldığı, dolayısıyla ilahi kaynaklı olmadığı iddiasını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'اكتتبها' fiilinin 'bir şeyi başkasına yazdırmak' anlamına geldiğini belirtir. Müşrikler, bu ifadeyle Hz. Peygamber'in Kur'an'ı kendisinin uydurup, başkalarına yazdırdığını ve dolayısıyla ilahi bir vahiy olmadığını iddia etmişlerdir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'اكتتب' fiilinin 'istiktâb' (yazdırma talebinde bulunma) babından olduğunu ve 'bir şeyi başkasına yazdırmak' manasına geldiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, Kur'an'ın ilahi menşeini reddetmek için ileri sürülen bir iftira niteliğindedir; sanki Peygamber, bu masalları birilerinden alıp yazdırmış gibi."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'k-t-b' kökünün 'yazmak, kaydetmek' gibi temel anlamlarının yanı sıra, 'iktitâb' formunun 'bir şeyi başkasına yazdırmak' veya 'bir şeyi kendisi için yazmak' gibi anlamlara gelebileceğini belirtir. Ayetteki bağlamda, müşriklerin Kur'an'ın ilahi değil, beşeri bir ürün olduğu iddiasını desteklemek için kullanılmıştır."}]},{"word":"تُمْلَىٰ","root":"م ل و","rootLatin":"m-l-v","meaning":"Ayette, Kur'an'ın Hz. Peygamber'e başkaları tarafından dikte edildiği, yani sözlü olarak okunup yazdırıldığı iddiasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أملى' fiilinin 'dikte etmek, birine bir şeyi yazdırmak üzere okumak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'tümlâ' (edilgen) formu, Kur'an'ın Hz. Peygamber'e başkaları tarafından dikte edildiği, yani onun kendi sözleri olmadığı, ancak ilahi bir kaynak yerine beşeri bir kaynaktan geldiği iddiasını yansıtır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'imlâ' kelimesinin 'birine bir şeyi yazdırmak için okumak' olduğunu açıklar. Müşrikler, bu ifadeyle Kur'an'ın, Hz. Peygamber'e sabah akşam birileri tarafından okunduğunu ve onun da bunları ezberleyip insanlara aktardığını iddia ederek, vahiy gerçeğini inkar etmişlerdir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'imlâ'nın 'birinin yazdırması için bir şeyi söylemek' olduğunu belirtir. Ayetteki kullanım, Kur'an'ın ilahi bir vahiy değil, başkaları tarafından Hz. Peygamber'e öğretilen ve onun da aktardığı bir metin olduğu yönündeki müşriklerin iftirasını ortaya koyar."}]},{"word":"بُكْرَةً","root":"ب ك ر","rootLatin":"b-k-r","meaning":"Ayette, 'sabah vakti' anlamına gelerek, Kur'an'ın Hz. Peygamber'e sürekli ve düzenli olarak, özellikle sabahları dikte edildiği iddiasını vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'بكر' kökünün 'erken olmak, ilk olmak' anlamlarına geldiğini ve 'bükra' kelimesinin 'sabahın erken vakti' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, müşriklerin, Kur'an'ın Hz. Peygamber'e belirli zamanlarda, özellikle sabahları, birileri tarafından öğretildiği yönündeki iddialarını pekiştirir."}]},{"word":"وَأَصِيلًا","root":"أ ص ل","rootLatin":"a-s-l","meaning":"Ayette, 'akşam vakti' anlamına gelerek, Kur'an'ın Hz. Peygamber'e sürekli ve düzenli olarak, özellikle akşamları da dikte edildiği iddiasını vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أصل' kökünün 'kök, temel' anlamlarının yanı sıra, 'asîl' kelimesinin 'günün sonu, akşam vakti' anlamına geldiğini ifade eder. 'Bükraten ve asîlen' ifadesi, 'sabah akşam, sürekli olarak' anlamında kullanılarak, müşriklerin Kur'an'ın Hz. Peygamber'e günün her vaktinde, düzenli olarak başkaları tarafından öğretildiği yönündeki iftiralarını pekiştirir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'bükraten ve asîlen' ifadesini 'sabah ve akşam' olarak açıklar ve bu ifadenin 'sürekli, her zaman' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu, müşriklerin, Hz. Peygamber'in Kur'an'ı belirli zamanlarda, düzenli olarak başkalarından öğrendiği ve sonra da insanlara aktardığı yönündeki iddialarını vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Furkân Sûresi** · *25/5*
- **Furkân Sûresi** · *5. âyeti*
- **Furkân Sûresi** · *5. âyeti*
- **Furkân Sûresi** · *5. ÂYETLER*
- **Furkân Sûresi** · *5. ÂYETLER*
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/05*
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25/05*
