# Furkân Sûresi, 59. Âyet (25:59)

> ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ ۚ ٱلرَّحْمَـٰنُ فَسْـَٔلْ بِهِۦ خَبِيرًا

*Elleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda vemâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin śümme-stevâ ‘alâ-l'arş(i)(c) errahmânu fes-el bihi ḣabîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulan Rahman'dır. Sen bunu haberdar olana sor!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/59

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın yaratma kudretini ve evren üzerindeki mutlak egemenliğini vurgulamaktadır. 'Halk', 'sema', 'arz', 'isteva' ve 'arş' gibi temel kavramlar, ilahi yaratılışın ve hükümranlığın boyutlarını dilbilimsel ve semantik açıdan derinlemesine ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"خَلَقَ","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-q","meaning":"Yoktan var etmek, bir şeyi belirli bir ölçü ve düzen içinde meydana getirmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Halk (خلق) kelimesi, bir şeyi takdir etmek, ölçüp biçmek ve sonra onu icat etmek demektir. Allah hakkında kullanıldığında, bir şeyi yoktan var etmek ve onu belirli bir ölçüye göre düzenlemek anlamına gelir. Ayetteki 'خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ' ifadesi, göklerin ve yerin Allah tarafından belirli bir düzen ve ölçü ile yaratıldığını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Halk (خلق), bir şeyi icat etmek ve ortaya çıkarmak demektir. Kur'an'da bu kelime, Allah'ın eşsiz yaratma gücünü ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın gökleri ve yeri, benzeri olmayan bir şekilde var ettiğini anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'halk' kavramı, Allah'ın mutlak yaratıcı gücünü ve evrenin O'nun iradesiyle var olduğunu ifade eder. Bu, sadece var etme değil, aynı zamanda var olan her şeye bir düzen ve amaç verme anlamını da taşır. Ayetteki 'خَلَقَ' fiili, bu ilahi yaratma eyleminin kapsamını ve mükemmelliğini vurgular."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-v","meaning":"Yüksek ve yüce olan, gökler anlamına gelir ve genellikle çokluk ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâ (سماء) kelimesi, 'yükseklik' ve 'yücelik' anlamlarına gelir. Çoğulu olan 'semâvât' (سماوات) ise, Kur'an'da genellikle yedi kat gökleri veya genel olarak uzayı ifade eder. Ayetteki 'ٱلسَّمَـٰوَٰتِ', Allah'ın yarattığı geniş ve yüce evrenin bir parçası olarak gökleri belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Semâ (سماء), her şeyin üstünde olan şeye denir. Kur'an'da 'semâvât' ifadesi, Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının bir göstergesi olarak, gözle görülen ve görülmeyen tüm gök katmanlarını kapsar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın yarattığı bu muazzam yapıyı işaret eder."}]},{"word":"ٱلْأَرْضَ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Üzerinde yaşadığımız yeryüzü, zemin anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Arz (أرض) kelimesi, 'yeryüzü' demektir. Kur'an'da genellikle göklerin zıddı olarak kullanılır ve üzerinde canlıların yaşadığı, rızıkların bittiği yer olarak tasvir edilir. Ayetteki 'ٱلْأَرْضَ', Allah'ın yaratma kudretinin bir diğer tecellisi olarak yeryüzünü ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Arz (أرض), üzerinde durulan ve yayılan yerdir. Kur'an'da, Allah'ın insan için hazırladığı bir yaşam alanı olarak zikredilir. Ayetteki 'ٱلْأَرْضَ' ifadesi, göklerle birlikte, Allah'ın yarattığı evrenin temel unsurlarından birini oluşturur."}]},{"word":"ٱسْتَوَىٰ","root":"س و ي","rootLatin":"s-v-y","meaning":"Yükselmek, hükmetmek, istikrar kazanmak ve bir şeye yönelmek anlamlarına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstevâ (استوى) fiili, 'yükselmek' ve 'istikrar kazanmak' anlamlarına gelir. Allah hakkında kullanıldığında, O'nun arş üzerine hükmetmesi ve kudretini göstermesi demektir. Ayetteki 'ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ', Allah'ın yaratma eylemini tamamladıktan sonra evren üzerindeki mutlak egemenliğini ve hükümranlığını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İstevâ (استوى), 'kastetmek' ve 'yönelmek' anlamlarına gelir. Allah'ın arşa istivası, O'nun arşı yönetmeye ve hükmetmeye yönelmesi demektir. Bu, mecazi bir ifade olup, Allah'ın kudretinin ve otoritesinin bir göstergesidir. Ayetteki bağlamda, yaratılışın ardından gelen ilahi hükümranlığı vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"İstevâ (استوى) fiili, 'tamamlanmak', 'düzeltmek' ve 'yükselmek' gibi çeşitli anlamlara gelir. Allah'a nispet edildiğinde, O'nun arş üzerindeki hükümranlığını ve evreni idare etme kudretini ifade eder. Ayetteki 'ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ', Allah'ın yaratma eylemini tamamladıktan sonra evrenin yönetimini ele aldığını ve mutlak otorite sahibi olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْعَرْشِ","root":"ع ر ش","rootLatin":"a-r-ş","meaning":"Taht, hükümranlık makamı, Allah'ın kudret ve egemenliğinin sembolü.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Arş (عرش), 'yüksek taht' anlamına gelir. Kur'an'da Allah'a nispet edildiğinde, O'nun kudretinin, hükümranlığının ve evren üzerindeki mutlak egemenliğinin sembolü olarak kullanılır. Ayetteki 'ٱلْعَرْشِ', Allah'ın yaratma eylemini tamamladıktan sonra evrenin yönetimini elinde tuttuğu yüce makamı ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Arş (عرش), bir şeyin en yüksek ve en yüce kısmı demektir. Allah'ın arşı, O'nun kudretinin ve azametinin bir göstergesidir. Ayetteki 'ٱلْعَرْشِ' kelimesi, Allah'ın evren üzerindeki mutlak otoritesini ve hükümranlığını sembolize eder, O'nun yaratılışın ardından gelen yönetimini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'arş' kavramı, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini ve hükümranlığını ifade eden merkezi bir semboldür. Fiziksel bir tahttan ziyade, ilahi kudretin ve yönetimin metaforik bir ifadesidir. Ayetteki 'ٱلْعَرْشِ', Allah'ın yaratma eylemini tamamladıktan sonra evrenin tüm işlerini idare eden yüce makamını temsil eder."}]},{"word":"خَبِيرًا","root":"خ ب ر","rootLatin":"h-b-r","meaning":"Her şeyden haberdar olan, her şeyi bilen, ilim sahibi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Habîr (خبير), 'her şeyden haberdar olan', 'her şeyi bilen' demektir. Bu kelime, Allah'ın sıfatlarından biridir ve O'nun her şeyin iç yüzünü, gizli ve açık tüm detaylarını bildiğini ifade eder. Ayetteki 'فَسْـَٔلْ بِهِۦ خَبِيرًا', Allah'ın yaratma ve hükmetme konusundaki ilminin sonsuzluğunu vurgulayarak, bu konularda ancak O'na veya O'nun bildirdiği kimselere danışılması gerektiğini belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Habîr (خبير), 'bir şeyin iç yüzünü bilen', 'ondan haberdar olan' anlamındadır. Allah hakkında kullanıldığında, O'nun her şeyin hakikatini ve sonucunu bildiğini ifade eder. Ayetteki 'خَبِيرًا' kelimesi, yaratılış ve arşa istiva gibi büyük meselelerde, ancak her şeyi hakkıyla bilen Allah'a veya O'nun ilmine sahip olanlara başvurulması gerektiğini öğütler."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["yaratilis","tevhid","esma-i-husna","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"الذي","rootLatin":"allaḏī","lemma":"الَّذِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnîdir. Haber-i mahzûfun sıfatı veya bedeli konumundadır.","gloss":"o kimse ki"},{"position":2,"surface":"خَلَقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"ḵ-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnîdir. Sıla cümlesinin fiilidir.","gloss":"yarattı"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاوَات","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûbdur, cemi müennes salim olduğu için kesra ile mansûbdur.","gloss":"gökleri"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرْضَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"ʾ-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûbdur.","gloss":"yeri"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"ما","rootLatin":"mā","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnîdir. Önceki mansûb isme atfedildiği için mahallen mansûbdur.","gloss":"şey"},{"position":6,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْنَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mekân zarfı olduğu için mansûbdur.","gloss":"arası"},{"position":6,"surface":"هُمَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûrdur.","gloss":"ikisinin"},{"position":7,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"içinde"},{"position":8,"surface":"سِتَّةِ","pos":"isim","posDetail":"Sayı","root":"س-ت-ت","rootLatin":"s-t-t","lemma":"سِتَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûrdur.","gloss":"altı"},{"position":9,"surface":"أَيَّامٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur.","gloss":"gün"},{"position":10,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"sonra"},{"position":11,"surface":"ٱسْتَوَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-و-ي","rootLatin":"s-w-y","lemma":"اِسْتَوَى","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnîdir.","gloss":"hükmetti"},{"position":12,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"üzerine"},{"position":13,"surface":"ٱلْعَرْشِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ر-ش","rootLatin":"ʿ-r-š","lemma":"عَرْش","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûrdur.","gloss":"Arş"},{"position":14,"surface":"ٱلرَّحْمَـٰنُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-ḥ-m","lemma":"رَحْمَٰن","form":"Fa'lân","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfûdur.","gloss":"Rahman"},{"position":15,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Fâ-i Rabıta","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"o halde"},{"position":15,"surface":"سْـَٔلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"س-ء-ل","rootLatin":"s-ʾ-l","lemma":"سَأَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için meczûmdur.","gloss":"sor"},{"position":16,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ile"},{"position":16,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûrdur.","gloss":"onu"},{"position":17,"surface":"خَبِيرًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"خ-ب-ر","rootLatin":"ḵ-b-r","lemma":"خَبِير","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûbdur.","gloss":"bilen"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayette*
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayet*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayette*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayet*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayet*
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayet*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayet*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayet*
- **Furkân Sûresi** · *25. sure 59. âyet*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayet*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *25. sure 59. ayet*
- **Kâf Sûresi** · *25. sure 59. ayet*
