# Furkân Sûresi, 9. Âyet (25:9)

> ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَـٰلَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا

*Unzur keyfe darabû leke-l-emśâle fedallû felâ yestatî'ûne sebîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** (Ey Muhammed!) Senin hakkında bak nasıl da temsiller getirdiler de (haktan) saptılar. Artık onlar doğru yolu bulamazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/25/9

---

## Tefsir

{"topics":["musrikler","hidayet-dalalet","vahiy-kuran"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱنظُرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ن-ظ-ر","rootLatin":"n-z-r","lemma":"نَظَرَ","form":"İf'al","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"bak"},{"position":2,"surface":"كَيْفَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَيْفَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham edatı olduğu için mebnî","gloss":"nasıl"},{"position":3,"surface":"ضَرَبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ض-ر-ب","rootLatin":"d-r-b","lemma":"ضَرَبَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"getirdiler"},{"position":4,"surface":"لَكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sana"},{"position":4,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sen"},{"position":5,"surface":"ٱلْأَمْثَـٰلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-th-l","lemma":"مِثَال","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"misalleri"},{"position":6,"surface":"فَضَلُّوا۟","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":6,"surface":"ضَلُّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"ضَلَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"saptılar"},{"position":7,"surface":"فَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"يَسْتَطِيعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-و-ع","rootLatin":"ṭ-w-ʿ","lemma":"اِسْتَطَاعَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"güç yetiremezler"},{"position":9,"surface":"سَبِيلًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir yol"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müşriklerin Peygamber'e karşı getirdikleri mesellerin anlamsızlığını ve bu mesellerle hak yoldan nasıl saptıklarını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır. Özellikle 'darabû', 'el-emsâl' ve 'dallû' kelimeleri, onların zihinsel çarpıklığını ve hakikati idrak edemeyişlerini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ضَرَبُوا۟","root":"ض ر ب","rootLatin":"d-r-b","meaning":"Ayette, bir şeyi ortaya koymak, örnek vermek, benzetme yapmak anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'darabe' fiilinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'darabû lekum el-emsâl' ifadesi, 'sizin için misaller verdiler, ortaya koydular' anlamındadır. Yani, Peygamber'e karşı ileri sürdükleri benzetmeler ve iddialar için kullanılmıştır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'darb' kelimesinin asıl anlamının bir şeyi bir şeye vurmak olduğunu, ancak mecazi olarak bir şeyi açıklamak, örnek vermek, bir durumu ortaya koymak gibi anlamlara geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, müşriklerin Peygamber'e isnat ettikleri vasıfları veya getirdikleri benzetmeleri 'ortaya koymaları' anlamındadır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'darabe' fiilinin Kur'an'da 'bir şeyi bir şeye benzetmek, bir örnek vermek' anlamında sıkça kullanıldığını belirtir. Bu ayette, müşriklerin Peygamber'i insanüstü bir varlık olarak görmeyip, ona sıradan insanlara özgü vasıflar atfetmek suretiyle 'misaller getirmeleri' eylemini ifade eder."}]},{"word":"ٱلْأَمْثَـٰلَ","root":"م ث ل","rootLatin":"m-s-l","meaning":"Ayette, benzetmeler, örnekler, kıyaslamalar ve Peygamber'e atfedilen sıfatlar anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'emsâl' kelimesinin Kur'an'da hem hakiki hem de mecazi anlamda kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'el-emsâl', müşriklerin Peygamber'e karşı ileri sürdükleri 'Bu ne biçim peygamber, yemek yiyor, çarşıda geziyor' gibi benzetmeler ve kıyaslamalardır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'misâl' kelimesinin bir şeyin benzeri, eşi veya bir şeyi açıklamak için getirilen örnek olduğunu ifade eder. Ayetteki 'el-emsâl', müşriklerin Peygamber'i kendi anlayışlarına göre değerlendirerek, ona 'sıradan bir insan' gibi vasıflar atfetmeleri ve bu yönde kıyaslamalar yapmalarıdır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'emsâl' kelimesinin Kur'an'da bazen 'sıfatlar' veya 'vasıflar' anlamında da kullanılabileceğini belirtir. Bu bağlamda, müşriklerin Peygamber'e isnat ettikleri 'yemek yiyen, çarşıda gezen' gibi vasıflar, onun peygamberliğini inkâr etme çabalarının bir parçasıdır."}]},{"word":"فَضَلُّوا۟","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Ayette, doğru yoldan sapmak, şaşırmak, hakikati bulamamak anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'dalâl' kelimesinin 'doğru yoldan ayrılmak, şaşırmak' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'fadallû', müşriklerin Peygamber'e karşı getirdikleri mesellerle hakikatten uzaklaşmaları ve doğru yolu bulamamaları durumunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dalâl' kelimesinin 'doğru yoldan sapmak, kaybolmak' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'fadallû', müşriklerin Peygamber'in getirdiği mesaja karşı körleşmeleri, akıllarını kullanmayarak hakikatten uzaklaşmaları ve böylece manevi olarak kaybolmalarıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'dalâl' kavramının Kur'an'da genellikle 'hidayetin zıttı' olarak kullanıldığını ve 'doğru yolu kaybetme, şaşırma' anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayette, müşriklerin Peygamber'e karşı getirdikleri mesellerin onları hakikatten uzaklaştırdığını ve doğru yolu bulmalarını engellediğini vurgular."}]},{"word":"سَبِيلًا","root":"س ب ل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"Ayette, doğru yol, kurtuluş yolu, hakikat yolu anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sebîl' kelimesinin Kur'an'da hem maddi yol hem de manevi yol anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'sebîlâ', müşriklerin Peygamber'e karşı getirdikleri meseller yüzünden hakikate ulaşacakları 'doğru yolu' bulamamalarıdır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sebîl' kelimesinin 'yol' anlamına geldiğini ve hem duyusal hem de akli ve manevi yollar için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'sebîlâ', müşriklerin sapkınlıkları nedeniyle Allah'ın gösterdiği 'hidayet yolunu' bulamayacaklarını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sebîl'in bazen 'delil, hüccet' anlamında da kullanılabileceğini belirtir. Bu bağlamda, müşriklerin getirdikleri mesellerle hakikate dair hiçbir 'delil' veya 'yol' bulamayacakları, yani iddialarının temelsiz olduğu anlamına gelir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Furkân Sûresi** · *25/9*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *25/9*
