# Şuarâ Sûresi, 100. Âyet (26:100)

> فَمَا لَنَا مِن شَـٰفِعِينَ

*Femâ lenâ min şâfi'în(e)*

**Meal (Diyanet):** "İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/100

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, ahiretteki pişmanlığı ve şefaat beklentisini dile getiren bir ifadedir. Temel olarak şefaat kavramı ve onun yokluğu üzerinden, dünya hayatındaki yanlış tercihlerden kaynaklanan çaresizliği vurgular.","keyConcepts":[{"word":"شَـٰفِعِينَ","root":"ش ف ع","rootLatin":"ş-f-a","meaning":"Ahirette azaptan kurtarmak için aracı olanlar, şefaat edenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şefaat (شفاعة), birinin diğerine katılması demektir. Genellikle, daha düşük mertebede olanın daha yüksek mertebede olana katılmasıyla, bir başkası için iyilik dileme veya aracı olma anlamında kullanılır. Ayetteki 'şâfiîn' (شَـٰفِعِينَ) ise, günahkarların azaptan kurtulması için Allah katında aracılık yapacak kimselerin yokluğunu ifade eder, bu da onların çaresizliğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Şefaat (شفاعة), birinin diğerine yardım etmesi, onun lehine konuşmasıdır. Bu ayetteki 'şâfiîn' (شَـٰفِعِينَ) ifadesi, kıyamet gününde kendilerine yardım edecek, azaptan kurtaracak kimselerin bulunmadığına dair bir itiraftır. Mecazi olarak, dünyada güvendikleri putların veya liderlerin onlara hiçbir fayda sağlamayacağını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Şefaat (شفاعة) kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın izni olmaksızın kimsenin şefaat edemeyeceği vurgusuyla birlikte ele alınır. Bu ayetteki 'şâfiîn' (شَـٰفِعِينَ) kelimesi, müşriklerin ahirette şefaat beklentilerinin boşa çıkacağını, dünyada taptıkları varlıkların onlara şefaat edemeyeceğini gösteren bir reddiyedir. Kavram, Allah'ın mutlak egemenliğini ve O'ndan başkasının aracılık yetkisinin olmadığını pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","kufur-sirk","ahiret-mukafat","cehennem"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde, artık"},{"position":1,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"yoktur"},{"position":2,"surface":"لَنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":3,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"den, dan (pekiştirme)"},{"position":4,"surface":"شَـٰفِعِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ش-ف-ع","rootLatin":"sh-f-ʿ","lemma":"شَافِع","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için lafzen mecrûr, mahallen merfû (mübteda)","gloss":"şefaatçiler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Şuara sûresi 69-104. Âyetler*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Şuara sûresi 69-104. Âyetler*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/100*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/100*
