# Şuarâ Sûresi, 111. Âyet (26:111)

> ۞ قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

*Kâlû enu/minu leke vettebe'ake-l-erżelûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/111

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi'nin 111. ayeti, Nuh kavminin peygamberlerine karşı takındığı kibirli ve aşağılayıcı tavrı dilbilimsel olarak gözler önüne sermektedir. Ayet, 'iman etme' ve 'tabi olma' fiilleri ile 'aşağılık kimseler' kavramı üzerinden, toplumsal statü ve inanç arasındaki çarpık ilişkiyi vurgular.","keyConcepts":[{"word":"قَالُوا۟","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Nuh kavminin, peygamber Nuh'a hitaben sarf ettiği sözü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir düşünceyi veya anlamı ifade etmek için kullanılan kelimeler bütünüdür. Bu ayetteki 'kâlû' (dediler) ifadesi, Nuh kavminin küçümseyici ve inkarcı tutumunu dile getiren sözlerini aktarır. Onların bu sözleri, sadece bir ifade değil, aynı zamanda Nuh'un tebliğine karşı direnişlerinin bir göstergesidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول) kelimesi, Kur'an'da bazen mecazi anlamda bir durumun veya halin ifadesi olarak da kullanılır. Burada ise doğrudan Nuh kavminin ağzından çıkan, Nuh'un davetini reddeden ve onu aşağılayan sözleri ifade etmektedir. Bu sözler, onların içlerindeki kibir ve inançsızlığı yansıtır."}]},{"word":"أَنُؤْمِنُ","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Nuh kavminin, Nuh'a inanma konusundaki şüpheci ve reddedici tavrını dile getirir.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İman (إيمان) kavramı, Kur'an'da sadece bir şeyi tasdik etmekten öte, aynı zamanda bir güven ve teslimiyet halini ifade eder. Nuh kavminin 'enü'minu' (sana mı inanacağız?) sorusu, Nuh'un peygamberliğine ve getirdiği mesaja karşı duydukları güvensizliği, şüpheyi ve teslim olmama arzusunu gösterir. Onlar için iman, toplumsal statüleriyle bağdaşmayan bir eylemdir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Emn (أمن) kökünden türeyen iman (إيمان), kalben tasdik etmek ve güven duymak anlamına gelir. Ayetteki 'enü'minu' ifadesi, Nuh kavminin Nuh'a karşı besledikleri güvensizliği ve onun getirdiği mesaja karşı kalplerini kapatmış olmalarını yansıtır. Onlar, Nuh'un davetini ciddiye almamakta ve ona itimat etmemektedirler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İman, Kur'an'da genellikle Allah'a, peygamberlere ve ilahi mesaja yönelik bir tasdik ve itaat eylemi olarak geçer. Nuh kavminin bu sorusu, iman kavramının sadece zihinsel bir kabul değil, aynı zamanda toplumsal ve statüsel bir dirençle de karşılaştığını gösterir. Onlar, 'aşağılık' gördükleri kişilerle aynı inancı paylaşmayı reddetmektedirler."}]},{"word":"وَٱتَّبَعَكَ","root":"ت ب ع","rootLatin":"t-b-'-","meaning":"Nuh kavminin, Nuh'a tabi olanların kimliğine yönelik küçümseyici bakış açısını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tebaa (تبع), birinin peşinden gitmek, ona uymak ve onu takip etmek anlamına gelir. Ayetteki 'vettebe'ake' (sana uymaktadır) ifadesi, Nuh kavminin, Nuh'a iman edenleri 'aşağılık' olarak nitelendirerek, onların Nuh'a tabi olmalarını bir kusur olarak gördüklerini belirtir. Bu, onların toplumsal hiyerarşiye verdikleri önemi gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İttiba (إتباع), bir şeyi veya bir kimseyi izlemek, onun yolundan gitmek demektir. Nuh kavminin bu ifadesi, Nuh'a tabi olanların sosyal statülerinin düşüklüğünü vurgulayarak, Nuh'un davetinin 'değersiz' kişiler tarafından kabul edildiği algısını yaratmaya çalışır. Bu, onların Nuh'un mesajını değil, takipçilerini hedef aldığını gösterir."}]},{"word":"ٱلْأَرْذَلُونَ","root":"ر ذ ل","rootLatin":"r-z-l","meaning":"Nuh kavminin, Nuh'a iman edenleri aşağılamak için kullandığı, toplumsal statü ve değer açısından en düşük seviyedeki kimseleri ifade eden bir sıfattır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Erzal (أرذل), 'rezil' kelimesinin çoğulu olup, toplumun en alt tabakasından, değersiz ve hor görülen kimseleri ifade eder. Nuh kavmi, Nuh'a iman edenleri 'el-erzelûn' (en reziller) olarak nitelendirerek, onların sosyal konumlarını aşağılamakta ve bu yolla Nuh'un davetini itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Bu ifade, onların kibir ve sınıf ayrımcılığını açıkça ortaya koyar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rüzl (رذل), değersiz, bayağı ve aşağılık olmak anlamına gelir. 'El-erzelûn' ise, bu niteliklerin en üst derecesini taşıyan, toplumda hiçbir değeri olmayan kimseler için kullanılır. Nuh kavmi, bu kelimeyi kullanarak Nuh'un takipçilerini küçümsemekte ve kendilerini onlardan üstün görmektedir. Bu, onların inanç yerine sosyal statüye verdikleri önemi gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Erzal (أرذل) kelimesi, 'rezil' kelimesinin if'al vezninde ism-i tafdili olup, 'en rezil, en aşağılık' anlamına gelir. Nuh kavminin bu ifadeyi kullanması, Nuh'un davetine icabet edenlerin fakir, zayıf ve toplumsal açıdan önemsiz kişiler olduğunu ima ederek, Nuh'un peygamberliğini sorgulama ve reddetme çabasıdır. Bu, onların iman yerine dünyevi güç ve statüye değer verdiğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","kufur-sirk","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"أَنُؤْمِنُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-م-ن","rootLatin":"hamza-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"inanır mıyız"},{"position":3,"surface":"لَكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sana"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sen"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"ٱتَّبَعَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ب-ع","rootLatin":"t-b-ʿ","lemma":"اِتَّبَعَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uydu"},{"position":4,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sana"},{"position":5,"surface":"ٱلْأَرْذَلُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ر-ذ-ل","rootLatin":"r-dh-l","lemma":"أَرْذَل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"en reziller"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/111*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/111*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/111*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/111*
