# Şuarâ Sûresi, 141. Âyet (26:141)

> كَذَّبَتْ ثَمُودُ ٱلْمُرْسَلِينَ

*Keżżebet śemûdu-lmurselîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Semud kavmi de Peygamberleri yalanladı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/141

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi'nin 141. ayeti, Semud kavminin peygamberleri yalanlamasını konu almaktadır. Ayet, 'yalanlamak' fiili ve 'peygamberler' kavramı üzerinden, ilahi mesajın reddedilmesinin tarihsel bir örneğini sunar. Dilbilimsel olarak, fiilin geçmiş zaman formu ve çoğul isim, olayın kesinliğini ve kapsamını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"كَذَّبَتْ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Semud kavminin peygamberleri yalanlaması, onların mesajını inkâr etmesi ve doğru kabul etmemesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kezzebe' fiilinin 'yalanlamak, doğru olmadığını iddia etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kezzebe' fiili, Semud kavminin peygamberlerin getirdiği hakikatleri ve mucizeleri inkâr etmesini, onları yalancılıkla itham etmesini ifade eder. Bu, sadece sözlü bir reddediş değil, aynı zamanda kalben ve fiilen karşı çıkıştır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kezzebe' fiilinin Kur'an'da bazen 'inkâr etmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Şuarâ 141'deki kullanımı, Semud kavminin peygamberlerin risaletini ve getirdikleri ilahi mesajı tamamen reddettiğini, onu bir yalan olarak gördüğünü gösterir. Bu, onların imandan yüz çevirmesi ve hakikati kabul etmemesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'k-z-b' kökünün 'yalan söylemek' ve 'yalanlamak' gibi temel anlamlara sahip olduğunu ifade eder. Ayetteki 'kezzebe' fiili, Semud kavminin peygamberlerin tebliğ ettiği hakikatleri ve uyarıları 'yalan' olarak nitelemesini, dolayısıyla onları kabul etmeyip karşı çıkmasını vurgular. Bu, ilahi mesajın muhatapları tarafından bilinçli bir şekilde reddedilmesidir."}]},{"word":"ثَمُودُ","root":"ث م د","rootLatin":"s-m-d","meaning":"Kur'an'da adı geçen, Salih peygamberin gönderildiği eski bir Arap kavmi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, Semud'un Kur'an'da adı geçen, helak edilmiş kavimlerden biri olduğunu belirtir. Ayetteki 'Semud' kelimesi, bu kavmin peygamberleri yalanlama eyleminin faili olarak zikredilmesiyle, onların ilahi uyarılara karşı takındıkları olumsuz tavrı ve bunun sonucunda uğradıkları akıbeti hatırlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, Semud'un Kur'an'da sıkça zikredilen, Salih peygamberin kavmi olduğunu ve peygamberlerini yalanladıkları için helak edildiklerini ifade eder. Şuarâ 141'deki kullanımı, bu kavmin peygamberlere karşı gösterdiği direnişi ve inkârcılığı somutlaştırır, onların tarihsel bir örnek teşkil ettiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'Semud' gibi kavim isimlerinin, peygamberlere karşı çıkan ve ilahi azaba uğrayan toplulukları temsil ettiğini belirtir. Ayetteki 'Semud' kelimesi, bu kavmin peygamberleri yalanlayarak ilahi düzene karşı gelmesini ve bunun bir ders niteliği taşıdığını vurgular."}]},{"word":"ٱلْمُرْسَلِينَ","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah tarafından insanlara doğru yolu göstermek ve ilahi mesajı tebliğ etmek üzere gönderilen peygamberler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mürsel' kelimesinin 'gönderilmiş kişi' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle Allah tarafından insanlara mesaj iletmek üzere seçilmiş peygamberler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'el-mürselîn' çoğul formu, Semud kavminin sadece Salih peygamberi değil, genel olarak peygamberlik müessesesini ve ilahi mesajı yalanladığını ima eder, bu da onların inkârcılığının derinliğini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'resul' kelimesinin 'risalet sahibi, Allah'ın elçisi' olduğunu ve insanları doğru yola davet etmekle görevli olduğunu açıklar. Şuarâ 141'deki 'el-mürselîn' ifadesi, Semud kavminin Allah'ın elçilerine karşı takındığı düşmanca tavrı ve onların getirdiği hakikatleri reddetmesini vurgular. Bu, ilahi iradeye karşı gelmenin bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'resul' kavramının Kur'an'da Allah ile insanlık arasında bir köprü görevi gören, ilahi iradeyi tebliğ eden kişiler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'el-mürselîn' kelimesi, Semud kavminin bu ilahi elçileri yalanlamasıyla, aslında Allah'ın mesajına ve iradesine karşı çıktığını, dolayısıyla büyük bir günah işlediğini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","peygamberlik","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَذَّبَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalanladı"},{"position":2,"surface":"ثَمُودُ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ث-م-د","rootLatin":"th-m-d","lemma":"ثَمُود","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Semûd"},{"position":3,"surface":"ٱلْمُرْسَلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"مُرْسَل","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"elçileri"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/141*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/141*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/141*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/141*
