# Şuarâ Sûresi, 176. Âyet (26:176)

> كَذَّبَ أَصْحَـٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ

*Keżżebe ashâbu-l-eyketi-lmurselîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/176

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, 'Eykeliler' olarak bilinen topluluğun peygamberleri yalanlamasını konu almaktadır. Ayetteki anahtar kavramlar, bu topluluğun kimliğini, eylemlerini ve yalanlamanın hedefi olan peygamberleri dilbilimsel ve semantik açıdan derinlemesine incelemeyi gerektirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"كَذَّبَ","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Bir şeyi veya bir kimseyi doğru olmamakla itham etmek, yalanlamak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kezzebe' fiilinin 'yalan söylemek' (kizb) kökünden türediğini ve bir şeyi doğru olmamakla nitelemek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda Eykelilerin peygamberlerin getirdiği mesajı ve peygamberlerin kendilerini yalanlamaları, onların hakikati reddetme eylemini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kezzebe' fiilinin bazen 'yalanlamak' anlamının yanı sıra 'inkâr etmek' veya 'reddetmek' anlamında da kullanılabileceğini ifade eder. Eykelilerin peygamberleri yalanlaması, onların tebliğ ettikleri hakikatleri ve peygamberlerin risaletini toptan reddetmeleri anlamına gelir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kizb' kavramının Kur'an'da sadece 'doğrunun zıddı' olarak değil, aynı zamanda 'hakikati reddetme' ve 'Allah'ın ayetlerini inkâr etme' anlamında da kullanıldığını vurgular. Eykelilerin peygamberleri yalanlaması, onların Allah'ın mesajına karşı takındıkları inkârcı tavrı gösterir."}]},{"word":"أَصْحَـٰبُ","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","meaning":"Bir şeye veya bir yere sahip olanlar, bir topluluğa mensup olanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sahib' kelimesinin 'beraber olmak, arkadaşlık etmek' kökünden geldiğini ve 'ashâb'ın ise bir şeye veya bir yere sürekli olarak bağlı olanları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'Ashâbü'l-Eyke' ifadesi, Eyke denilen ormanlık bölgede yaşayan, o yere aidiyet duyan topluluğu tanımlar."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ashâb' kelimesinin bir şeye sahip olanları veya bir yerde ikamet edenleri ifade ettiğini belirtir. Bu bağlamda 'Ashâbü'l-Eyke', Eyke'nin sakinleri, o bölgenin halkı anlamına gelir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sahib' kelimesinin 'refakat' ve 'mülkiyet' anlamlarını içerdiğini ifade eder. 'Ashâbü'l-Eyke' ifadesi, hem Eyke'de yaşayanları hem de o bölgeyle özdeşleşmiş olanları kapsar."}]},{"word":"لْـَٔيْكَةِ","root":"أ-ي-ك","rootLatin":"e-y-k","meaning":"Sık ağaçlı, ormanlık alan.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'Eyke' kelimesinin sık ağaçlı, birbirine girmiş ağaçlardan oluşan ormanlık alan anlamına geldiğini belirtir. Bu, o bölgenin coğrafi yapısını ve dolayısıyla orada yaşayan topluluğun adlandırılma sebebini açıklar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Eyke'nin 'sık ağaçlı yer' olduğunu ve bu kelimenin Kur'an'da özel olarak bu topluluğun yaşadığı bölgeyi ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, bu topluluğun coğrafi konumuna işaret eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Eyke'nin 'ağaçların birbirine karıştığı, sık ve gür orman' anlamına geldiğini ifade eder. Bu tanım, Eykelilerin yaşadığı yerin doğal özelliklerini vurgular ve onların bu isimle anılmasının nedenini açıklar."}]},{"word":"ٱلْمُرْسَلِينَ","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah tarafından bir mesajla gönderilen elçiler, peygamberler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irsâl' fiilinin 'göndermek' anlamına geldiğini ve 'mürsel'in ise 'gönderilmiş olan' demek olduğunu belirtir. 'Mürselîn' kelimesi, Allah tarafından insanlara doğru yolu göstermek üzere gönderilen peygamberleri ifade eder. Ayetteki bağlamda Eykelilerin yalanladığı kişiler, Allah'ın elçileridir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'resul' kelimesinin 'bir mesajla gönderilen' anlamına geldiğini ve 'mürsel'in de aynı kökten türediğini ifade eder. 'Mürselîn', Allah'ın emir ve yasaklarını tebliğ etmekle görevlendirilmiş, ilahi bir misyonu olan şahsiyetlerdir. Eykelilerin onları yalanlaması, ilahi mesaja karşı çıkışlarını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'resul' ve 'mürsel' kavramlarının Kur'an'da Allah ile insanlar arasında bir köprü vazifesi gören, ilahi vahyi ileten kişiler için kullanıldığını belirtir. Eykelilerin 'mürselîn'i yalanlaması, onların sadece bir kişiyi değil, Allah'ın gönderdiği tüm elçilik kurumunu ve mesajını reddettiklerini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-diger-peygamberler","musrikler","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَذَّبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalanladı"},{"position":2,"surface":"أَصْحَـٰبُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"sahipleri, halkı"},{"position":3,"surface":"لْـَٔيْكَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ي-ك","rootLatin":"a-y-k","lemma":"أَيْكَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Eyke (ormanlık yer)"},{"position":4,"surface":"ٱلْمُرْسَلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"مُرْسَل","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"elçileri, peygamberleri"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** · *26/176*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/176*
