# Şuarâ Sûresi, 185. Âyet (26:185)

> قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

*Kâlû innemâ ente mine-lmusahharîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/185

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi 185. ayet, Firavun'un kavminin Hz. Musa'ya yönelik ithamlarını içermektedir. Bu ithamlar, Musa'nın peygamberliğini reddetme ve onu sıradan bir insan, hatta büyülenmiş biri olarak gösterme çabası taşımaktadır. Ayet, inkarcıların peygamberlere karşı kullandığı tipik argümanları dilbilimsel olarak gözler önüne sermektedir.","keyConcepts":[{"word":"قَالُوٓا۟","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Onlar dediler ki, söz söylediler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir şeyin ifade edilmesi, sözlü olarak dile getirilmesidir. Ayetteki 'kâlû' (قَالُوٓا۟) ifadesi, Firavun kavminin Hz. Musa'ya karşı sarf ettiği sözleri, yani onun peygamberliğini reddeden ve onu küçümseyen iddialarını belirtir. Bu, sadece bir konuşma eylemi değil, aynı zamanda bir hüküm ve itham beyanıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول) kelimesi Kur'an'da bazen bir inancı, bir görüşü veya bir iddiayı ifade etmek için kullanılır. Burada 'kâlû' (قَالُوٓا۟) ile kastedilen, kavmin Hz. Musa'ya yönelik ortak ve kesin bir tavır sergilediğidir; bu, onların zihinlerindeki inkarın ve reddiyenin sözlü ifadesidir."}]},{"word":"أَنتَ","root":"أ ن ت","rootLatin":"e-n-t","meaning":"Sen, muhatap olan kişiyi işaret eden zamir.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ente (أَنتَ) kelimesi, muhatabı doğrudan işaret eden bir zamirdir. Ayetteki kullanımı, Firavun kavminin Hz. Musa'ya doğrudan hitap ederek, onu şahsen hedef aldığını ve ithamlarını ona yönelttiğini gösterir. Bu, kişisel bir saldırı ve aşağılama amacı taşır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Zamirler, Kur'an'da bağlamına göre farklı vurgular taşıyabilir. 'Ente' (أَنتَ) burada, Hz. Musa'nın şahsiyetini küçümseme ve onu diğer insanlardan farklı görmeme niyetini pekiştirir. Kavim, Musa'yı özel bir konuma sahip bir peygamber olarak değil, sıradan bir birey olarak konumlandırmaya çalışmaktadır."}]},{"word":"ٱلْمُسَحَّرِينَ","root":"س ح ر","rootLatin":"s-h-r","meaning":"Büyülenmiş, sihir etkisinde kalmış kimseler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Musahhar (مُسَحَّر) kelimesi, sihir (سحر) fiilinden türemiştir ve 'büyülenmiş, aklı çelinmiş, iradesi elinden alınmış' anlamına gelir. Ayetteki 'el-musahharîn' (ٱلْمُسَحَّرِينَ) ifadesi, Firavun kavminin Hz. Musa'yı, söylediklerinin kendi iradesiyle değil, bir büyü etkisiyle olduğunu iddia ederek, onun peygamberliğini ve mesajını değersizleştirmeye çalıştığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sihir (سحر), bir şeyi gerçekte olduğundan farklı göstermek, göz boyamak veya birinin aklını çelmek demektir. 'Musahhar' (مُسَحَّر) ise bu eyleme maruz kalmış kişidir. Kavmin bu ifadeyi kullanması, Hz. Musa'nın mucizelerini ve davetini sihir olarak niteleyerek, onu bir yalancı ve aldatıcı olarak gösterme çabasıdır. Bu, peygamberlere karşı sıkça kullanılan bir ithamdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Sihir (سحر) kavramı, Kur'an'da genellikle peygamberlerin mucizelerini reddetmek için kullanılan bir karşı argüman olarak karşımıza çıkar. 'Musahhar' (مُسَحَّر) olmak, kişinin akli dengesinin yerinde olmadığı, dış bir etki altında olduğu anlamına gelir. Bu bağlamda, Firavun kavmi, Hz. Musa'nın mesajını ciddiye almamak ve onu delilikle itham etmek için bu terimi kullanmıştır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","peygamberlik","soz-yalan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"إِنَّمَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Kâffe ve Mebtûle","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّمَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":3,"surface":"أَنتَ","pos":"isim","posDetail":"Müfret Müzekker Muhatap Zamiri","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"sen"},{"position":4,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":5,"surface":"ٱلْمُسَحَّرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"س-ح-ر","rootLatin":"s-ḥ-r","lemma":"مُسَحَّر","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"büyülenmişler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/185*
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/185*
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/185*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/185*
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/185*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/185*
