# Şuarâ Sûresi, 187. Âyet (26:187)

> فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

*Feeskit ‘aleynâ kisefen mine-ssemâ-i in kunte mine-ssâdikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/187

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, inkarcıların peygambere karşı meydan okumasını ve mucize talebini dile getirmektedir. Anahtar kavramlar, onların peygamberi yalanlama ve ilahi azabı talep etme cüretini yansıtmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَأَسْقِطْ","root":"س ق ط","rootLatin":"s-q-t","meaning":"Yukarıdan aşağıya doğru düşürmek, indirmek anlamındadır ve burada inkarcıların gökten azap talep etmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sakṭ (سَقْط), bir şeyin yukarıdan aşağıya düşmesidir. Ayetteki 'fesqıṭ' emri, inkarcıların, peygamberin doğruluğunu ispatlaması için gökten bir azap parçasının üzerlerine düşürülmesini talep etmelerini ifade eder. Bu, onların alaycı ve meydan okuyucu tavrını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Buradaki 'fesqıṭ', 'enzil' (indir) anlamındadır. İnkarcılar, peygamberden, eğer doğru söylüyorsa, gökten bir azap parçasını üzerlerine indirmesini istemektedirler. Bu, onların peygamberin getirdiği mesaja inanmadıklarını ve mucizeyle zorla ikna edilmek istediklerini gösterir."}]},{"word":"كِسَفًا","root":"ك س ف","rootLatin":"k-s-f","meaning":"Bir şeyin parçası, bölümü anlamına gelir ve burada gökten düşmesi istenen azabın parçalarını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kisaf (كِسَف), kisfe (كِسْفَة) kelimesinin çoğuludur ve bir şeyden kopan parça, bölüm demektir. Ayetteki 'kisafen mine's-semâi', gökten düşmesi istenen azap parçalarını ifade eder. Bu, inkarcıların azabı somut bir şekilde görme arzusunu ve peygamberi aciz bırakma çabasını yansıtır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kisfe (كِسْفَة), bir şeyden ayrılan parça veya bölümdür. 'Kisafen mine's-semâi' ifadesi, gökten düşmesi istenen azap parçalarını belirtir. Bu talep, inkarcıların ilahi kudrete karşı duyarsızlığını ve peygamberin uyarılarını ciddiye almadıklarını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Kisaf, bulutlardan veya gökten düşen parçalar için kullanılır. Ayetteki bağlamda, inkarcıların peygamberden, eğer doğru söylüyorsa, gökten bir azap parçası indirmesini talep etmeleri, onların küstahlığını ve ilahi azabı hafife almalarını vurgular."}]},{"word":"ٱلسَّمَآءِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Yüksek olan, yukarıda olan anlamına gelir ve burada Allah'ın kudretinin ve azabının geldiği yer olarak göğü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâ (سَمَاء), her yüksek şeye denir. Ayetteki 'mine's-semâi' ifadesi, azabın kaynağının gök olduğunu belirtir. Bu, inkarcıların, Allah'ın kudretini ve azabını gökten gelecek somut bir olayla deneyimlemek istemelerini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'semâ', genellikle Allah'ın kudretinin ve iradesinin tecelli ettiği, ilahi işaretlerin ve azabın geldiği yer olarak tasvir edilir. Bu ayetteki 'mine's-semâi' ifadesi, inkarcıların, Allah'ın azabını gökten gelecek bir felaketle görme arzusunu yansıtır ve bu, onların ilahi güce karşı meydan okuyuşlarını vurgular."}]},{"word":"ٱلصَّـٰدِقِينَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-q","meaning":"Doğru söyleyenler, dürüst olanlar anlamına gelir ve burada peygamberin doğruluğunu sorgulayan inkarcıların meydan okumasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sıdk (صِدْق), sözün veya fiilin gerçeğe uygun olmasıdır. 'Es-sâdikîn' (الصادقين), doğru sözlü olanlar demektir. Ayetteki 'in künte mine's-sâdikîn' ifadesi, inkarcıların peygamberin doğruluğundan şüphe ettiklerini ve onu yalanladıklarını gösterir. Bu, onların peygamberin risaletini kabul etmediklerini ve mucize talebiyle onu zor durumda bırakmaya çalıştıklarını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sıdk, sözün veya inancın hakikate mutabık olmasıdır. 'Sâdıkîn' ise bu niteliğe sahip olanlardır. Ayetteki kullanım, inkarcıların peygamberin iddialarının doğruluğunu sorguladıklarını ve bu doğruluğu ispatlamak için olağanüstü bir delil talep ettiklerini gösterir. Bu, onların iman etmeye gönülsüz olduklarını ve mucizeye dayalı bir inanç arayışında olduklarını ortaya koyar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","peygamberlik","kissa-diger-peygamberler","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o zaman, ve"},{"position":1,"surface":"أَسْقِطْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"س-ق-ط","rootLatin":"s-q-t","lemma":"إِسْقَاط","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, cezm alameti sükûn","gloss":"düşür"},{"position":2,"surface":"عَلَيْنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerimize"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":3,"surface":"كِسَفًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ك-س-ف","rootLatin":"k-s-f","lemma":"كِسْفَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir parça"},{"position":4,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":5,"surface":"ٱلسَّمَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gök"},{"position":6,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer"},{"position":7,"surface":"كُنتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"isen"},{"position":8,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":9,"surface":"ٱلصَّـٰدِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","lemma":"صَادِق","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"doğru sözlüler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/187*
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/187*
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/187*
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/187*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/187*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/187*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/187*
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/187*
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/187*
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/187*
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/187*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/187*
