# Şuarâ Sûresi, 190. Âyet (26:190)

> إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

*İnne fî żâlike leâye(ten)(s) vemâ kâne ekśeruhum mu/minîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/190

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi'nin 190. ayeti, 'ders' ve 'iman' kavramları üzerinden ilahi mesajın ve insanların bu mesaja karşı tutumunun dilbilimsel bir analizini sunar. Ayet, geçmiş kavimlerin kıssalarından çıkarılacak ibretleri ve buna rağmen çoğu insanın iman etmeyişini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"لَـَٔايَةً","root":"أ ي ة","rootLatin":"e-y-e","meaning":"Bu bağlamda 'ayet', ibret alınacak bir delil, işaret veya mucize anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ayet' kelimesini, 'açık bir alamet, işaret' olarak tanımlar ve Allah'ın varlığına, birliğine ve kudretine delalet eden her şeyi kapsadığını belirtir. Bu ayetteki 'ayet', önceki kıssalardan çıkarılacak bir ibret ve ders niteliğindedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ayet' kelimesini 'alamet' ve 'nişane' olarak açıklar. Şuarâ 190'daki kullanımı, geçmiş kavimlerin başına gelenlerin, sonraki nesiller için bir uyarı ve açık bir delil olduğunu ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ayet' kavramının Kur'an'da hem 'mucize' hem de 'işaret' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'ayet', Allah'ın kudretini ve peygamberlerin doğruluğunu gösteren, aynı zamanda insanları düşünmeye sevk eden bir 'işaret' olarak işlev görür."}]},{"word":"أَكْثَرُهُم","root":"ك ث ر","rootLatin":"k-s-r","meaning":"Burada 'çoğu', insanların büyük bir kısmının, ilahi mesaj karşısında iman etmeyen kesimini ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'kesret' (çokluk) kelimesinin, bir şeyin nicelik olarak fazla olmasını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ekseruhum', peygamberlerin tebliğine rağmen, toplumların büyük çoğunluğunun iman etmeye yanaşmadığı gerçeğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kesret'in, 'kıllet'in (azlık) zıttı olduğunu ve bir şeyin miktarının fazlalığını ifade ettiğini açıklar. Şuarâ 190'da 'ekseruhum', ilahi mesajı reddedenlerin sayıca üstünlüğünü, ancak bunun hakikatin ölçüsü olmadığını gösterir."}]},{"word":"مُّؤْمِنِينَ","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Bu kelime, Allah'a, peygamberlerine ve indirdiği kitaba kalben tasdik edip inananları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'iman' kelimesini 'tasdik' ve 'güvenmek' olarak açıklar. Ayetteki 'mü'minîn', önceki ayetlerde anlatılan delillere ve uyarılara rağmen, kalben tasdik etmeyen ve güven duymayan insanları işaret eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'iman'ı 'kalbin tasdikiyle birlikte güven duymak' olarak tanımlar. Şuarâ 190'daki 'mü'minîn', ilahi ayetleri görüp işittikleri halde, kalplerinde bu ayetlere karşı bir tasdik ve güven oluşmayan kimseleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'da sadece entelektüel bir kabulden öte, tam bir teslimiyet ve güveni içeren bir 'kalp eylemi' olduğunu vurgular. Bu ayetteki 'mü'minîn', bu derin teslimiyeti göstermeyen insanları anlatır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["iman","musrikler","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"ا-ن-ن","rootLatin":"a-n-n","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":2,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":3,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"ذ-ل-ك","rootLatin":"dh-l-k","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şu"},{"position":4,"surface":"لَـَٔايَةً","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ي-ي","rootLatin":"a-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb (Lâm-ı ibtida ile te'kid edilmiştir)","gloss":"bir ayet/ders"},{"position":5,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve değil"},{"position":6,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idi"},{"position":7,"surface":"أَكْثَرُهُم","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl + Muttasıl Zamir","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"أَكْثَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Kâne'nin ismi olduğu için merfû","gloss":"çoğu"},{"position":7,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (mahallen)","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"مُّؤْمِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"مُؤْمِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"inananlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** · *26/190*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/190*
