# Şuarâ Sûresi, 20. Âyet (26:20)

> قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

*Kâle fe'altuhâ iżen ve enâ mine-ddâllîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Musa, şöyle dedi: "Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken (istemeyerek) yaptım."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi'nin 20. ayeti, Hz. Musa'nın Firavun'a verdiği cevabı aktarırken, 'yapmak', 'sapmak' ve 'korkmak' gibi temel fiiller üzerinden bir eylemin kasıtlılığı, sonucundaki durum ve bu durumdan kaçınma motivasyonunu dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, geçmiş bir olayın itirafı ve bu olayın sonuçlarının değerlendirilmesi üzerine kuruludur.","keyConcepts":[{"word":"فَعَلْتُهَآ","root":"فعل","rootLatin":"f-'-l","meaning":"Hz. Musa'nın geçmişte işlediği, bir Kıptî'yi öldürme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fiil' (فعل) kelimesini, 'kasıtlı veya kasıtsız olarak meydana gelen her türlü eylem' olarak tanımlar. Ayetteki 'fe'altuhâ' (فعلتها) ifadesi, Hz. Musa'nın bu eylemi gerçekleştirdiğini, ancak bunun kasıtlı bir cinayet olmadığını, bir savunma veya kaza sonucu olduğunu ima eder. (el-Müfredât, s. 630)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'fiil' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'yapmak, işlemek' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Hz. Musa'nın bir eylemi gerçekleştirdiğini, ancak bu eylemin niteliğinin sonraki 'dâllîn' (sapıklar) kelimesiyle açıklığa kavuştuğunu gösterir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 95)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fiil' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın fiilleri bağlamında 'yaratma, hükmetme' gibi anlamlar taşıdığını, ancak insan fiilleri bağlamında 'yapılan iş, eylem' anlamına geldiğini vurgular. Hz. Musa'nın bu ifadesi, kendi beşerî eylemini itiraf etmesidir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 180)"}]},{"word":"ٱلضَّآلِّينَ","root":"ضلل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Doğru yoldan sapmış, şaşırmış veya hata etmiş kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dalâl' (ضلال) kelimesini 'doğru yoldan sapmak, şaşırmak' olarak açıklar. Ayetteki 'dâllîn' (sapıklar) ifadesi, Hz. Musa'nın o eylemi yaptığı sırada henüz peygamberlik makamında olmadığını ve bu eylemin bir hata veya yanlışlık olduğunu, ancak kasıtlı bir sapkınlık olmadığını belirtir. (el-Müfredât, s. 499)"},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'dalâl' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılabileceğini, bazen 'bilgisizlik, şaşkınlık', bazen de 'küfür, sapkınlık' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'dâllîn' ifadesi, Hz. Musa'nın o anki durumu için 'doğruyu tam olarak bilemeyen, hata eden' anlamında kullanılmıştır. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 310)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dalâl' kavramının Kur'an'da 'doğru yoldan sapma, hakikatten uzaklaşma' anlamında merkezi bir rol oynadığını ifade eder. Hz. Musa'nın bu ifadesi, kendi geçmişindeki bir eylemi, peygamberlik öncesi dönemdeki bir 'sapma' olarak nitelendirmesidir, bu da onun henüz ilahi rehberliğe tam olarak sahip olmadığını gösterir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 154)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","peygamberlik","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"فَعَلْتُهَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ف-ع-ل","rootLatin":"f-'-l","lemma":"فِعْل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaptım"},{"position":2,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"onu"},{"position":3,"surface":"إِذًا","pos":"harf","posDetail":"Cevap ve Ceza Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"أَنَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"ben"},{"position":5,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":6,"surface":"ٱلضَّالِّينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"ضَالّ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sapıklar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** · *26/20*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *Şuarâ, 42/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *Şuarâ, 42/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *Şu-arâ, 42/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *Şuarâ, 42/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *Şuarâ, 42/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *Şu-arâ, 42/20*
