# Şuarâ Sûresi, 200. Âyet (26:200)

> كَذَٰلِكَ سَلَكْنَـٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

*Keżâlike seleknâhu fî kulûbi-lmucrimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) suçluların kalbine soktuk.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/200

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi 200. ayet, Kur'an'ın suçluların kalplerine nasıl nüfuz ettiğini ve onların bu ilahi mesaja karşı direncini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, ilahi mesajın insan psikolojisi üzerindeki etkisini ve inkarcıların akıbetini vurgulayan temel kavramlar içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"سَلَكْنَاهُ","root":"س ل ك","rootLatin":"s-l-k","meaning":"Allah'ın Kur'an'ı suçluların kalplerine yerleştirmesi, nüfuz ettirmesi eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 's-l-k' kökünü bir şeyi bir yere sokmak, geçirmek, yol almak anlamında kullanır. Ayetteki 'سَلَكْنَاهُ' ifadesi, Kur'an'ın ilahi bir iradeyle suçluların kalplerine nüfuz ettirilmesini, onların içine işlenmesini anlatır. Bu, mesajın dışarıdan bir etkiyle değil, içsel bir yerleşmeyle muhataplarına ulaşmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 's-l-k' fiilinin mecazi kullanımlarına dikkat çeker. Ayetteki 'سَلَكْنَاهُ' ifadesi, Kur'an'ın suçluların kalplerine 'sokulması'nı, yani onların zihinlerine ve vicdanlarına yerleştirilmesini mecazi bir anlatımla ifade eder. Bu, mesajın onlara ulaşmasına rağmen, inkarları nedeniyle kabul etmediklerini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki fiillerin ilahi kudretin tezahürü olarak nasıl kullanıldığını inceler. 'سَلَكْنَاهُ' fiili, Allah'ın mutlak iradesiyle ilahi mesajı belirli bir hedefe yönlendirmesini, onu kalplere 'yerleştirmesini' ifade eder. Bu, mesajın evrensel niteliğine ve her insana ulaşma potansiyeline işaret eder, ancak kabul edip etmeme sorumluluğu insana aittir."}]},{"word":"قُلُوبِ","root":"ق ل ب","rootLatin":"k-l-b","meaning":"İnsanların idrak, düşünce, inanç ve duygularının merkezi olan kalpleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kalb' kelimesini bir şeyin özü, merkezi ve dönen, değişen şey anlamında açıklar. Kur'an'da 'kalb', sadece biyolojik bir organ değil, aynı zamanda idrak, akıl, irade ve imanın merkezi olarak kullanılır. Ayetteki 'قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ' ifadesi, suçluların inanç ve idrak merkezlerine Kur'an'ın nüfuz ettiğini, ancak onların bu mesajı kabul etmediklerini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kalb'i hem maddi hem de manevi anlamda ele alır. Manevi anlamda 'kalb', insanın hakikatleri idrak etme, doğruyu yanlıştan ayırma ve iman etme yeteneğinin merkezidir. Ayetteki 'قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ' ifadesi, suçluların kalplerinin, Kur'an'ın mesajını alabilecek kapasitede olmasına rağmen, kendi tercihleriyle bu mesajı reddettiklerini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kalb' kelimesinin Kur'an'daki semantik alanını incelerken, onun sadece duygusal değil, aynı zamanda bilişsel ve iradi bir merkez olduğunu belirtir. Ayetteki 'قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ' ifadesi, Kur'an'ın suçluların idrakine ve vicdanına hitap ettiğini, ancak onların kalplerinin mühürlenmiş veya katılaşmış olması nedeniyle bu mesaja karşı direnç gösterdiklerini anlatır."}]},{"word":"الْمُجْرِمِينَ","root":"ج ر م","rootLatin":"c-r-m","meaning":"Suç işleyen, günahkâr olan, ilahi sınırlara tecavüz eden kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'c-r-m' kökünü 'kesmek, ayırmak' ve bundan türeyen 'suç işlemek, günah kazanmak' anlamında kullanır. 'Mücrim', Allah'ın emirlerinden yüz çeviren, O'nun belirlediği sınırları aşan kişidir. Ayetteki 'الْمُجْرِمِينَ' ifadesi, Kur'an'ın mesajına karşı çıkan, onu reddeden ve bu tutumlarıyla kendilerini günaha sokan kimseleri tanımlar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'c-r-m' kökünün 'suç işlemek, günah kazanmak' anlamının yanı sıra, 'bir şeyi kesip ayırmak' anlamından geldiğini belirtir. 'Mücrim', kendisini haktan ve doğru yoldan ayıran, günah işleyerek Allah'ın rahmetinden uzaklaşan kişidir. Ayetteki 'الْمُجْرِمِينَ', Kur'an'ın mesajına karşı direnen ve bu direnişleriyle kendilerini ilahi azaba müstahak kılan kimseleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'c-r-m' kökünden türeyen kelimelerin, genellikle Allah'a karşı işlenen büyük günahları ve ilahi düzene karşı gelmeyi ifade ettiğini belirtir. 'Mücrim', sadece dünyevi bir suçlu değil, aynı zamanda ahirette cezayı hak eden, ilahi adalete karşı gelen kişidir. Ayetteki 'الْمُجْرِمِينَ' ifadesi, Kur'an'ın mesajını reddetmeleri nedeniyle ilahi azaba çarptırılacak olan inkarcıları vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","musrikler","cehennem","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَذَٰلِكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve İşaret İsmi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَذَٰلِكَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İşaret ismi olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":2,"surface":"سَلَكْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-ل-ك","rootLatin":"s-l-k","lemma":"سَلَكَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"soktuk"},{"position":2,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen mebnî","gloss":"onu"},{"position":3,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içine"},{"position":4,"surface":"قُلُوبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"q-l-b","lemma":"قَلْب","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kalplerine"},{"position":5,"surface":"ٱلْمُجْرِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ج-ر-م","rootLatin":"j-r-m","lemma":"مُجْرِم","form":"İf'âl","features":{"number":"Cemi","gender":"Müzekker","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"suçluların"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** · *26/200*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/200*
