# Şuarâ Sûresi, 211. Âyet (26:211)

> وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ

*Vemâ yenbeġî lehum vemâ yestatî'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/211

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi 211. ayet, 'yembağî' ve 'yestatî'ûn' fiilleri üzerinden, şeytanların vahiy getirme yeteneklerinin ve buna güçlerinin yetmediğinin dilbilimsel bir ifadesidir. Ayet, ilahi vahyin safiyetini ve şeytanların bu sürece müdahale edemeyeceğini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يَنۢبَغِى","root":"ب غ ى","rootLatin":"b-ğ-y","meaning":"Bu kelime, bir şeyin birine layık olması, yakışması veya uygun olması anlamını taşır ve ayette şeytanların vahiy getirme makamına layık olmadıklarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bağa' fiilinin asıl anlamının 'bir şeyi aşmak, haddi aşmak' olduğunu belirtir. 'Yenbağî' ise, bir şeyin birine uygun düşmesi, yakışması veya layık olması anlamında kullanılır. Ayetteki bağlamda, şeytanların vahiy getirme gibi yüce bir göreve layık olmadıkları, bu makamın onların haddini aştığı vurgulanır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yenbağî' kelimesini 'yakışmaz, uygun değildir' şeklinde açıklar. Şuarâ 211'deki kullanımıyla, şeytanların peygamberlere vahiy getirme gibi bir işi yapmalarının onlara yakışmadığını, bu durumun onların tabiatına ve görevine aykırı olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'bağa' kökünün Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, 'yenbağî'nin 'olması gereken, uygun olan' anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayette ise olumsuzluk edatıyla birlikte kullanılarak, şeytanların vahiy getirme gibi bir eylemi gerçekleştirmelerinin 'olması gereken' veya 'uygun olan' bir durum olmadığını, aksine imkansız ve yakışıksız olduğunu ifade eder."}]},{"word":"يَسْتَطِيعُونَ","root":"ط و ع","rootLatin":"t-v-'-","meaning":"Bu kelime, bir şeye güç yetirmek, muktedir olmak anlamını taşır ve ayette şeytanların vahiy getirme eylemini gerçekleştirmeye güçlerinin yetmediğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'tav' kökünden türeyen 'istatâ'a' fiilinin 'güç yetirmek, muktedir olmak' anlamına geldiğini belirtir. Şuarâ 211'deki 'mâ yestatî'ûn' ifadesiyle, şeytanların vahiy getirme gibi ilahi bir görevi yerine getirme kudretine sahip olmadıkları, buna güçlerinin yetmediği açıkça ifade edilir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'tav' kökünün 'itaat etmek, boyun eğmek' ve 'güç yetirmek' anlamlarını içerdiğini belirtir. 'İstitaat' ise, bir işi yapmaya gücü yetmek, kudret sahibi olmak demektir. Ayetteki bağlamda, şeytanların vahiy getirme konusunda ne iradelerinin ne de fiziksel veya metafiziksel bir güçlerinin olmadığı vurgulanır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'istitaat' kavramının Kur'an'da genellikle bir eylemi gerçekleştirme kapasitesi veya gücü bağlamında kullanıldığını ifade eder. Şuarâ 211'de, şeytanların vahiy getirme eylemini gerçekleştirebilecek herhangi bir 'istitaat'e sahip olmadıkları, bu konuda tamamen aciz oldukları vurgulanır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["seytan-vesvese","vahiy-kuran"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"يَنۢبَغِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-غ-ي","rootLatin":"b-gh-y","lemma":"اِنْبِغَاء","form":"İnfi'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"düşmez / yakışmaz"},{"position":3,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlara"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":5,"surface":"يَسْتَطِيعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-و-ع","rootLatin":"ṭ-w-ʿ","lemma":"اِسْتِطَاعَة","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû (Nûn'un sübûtu ile)","gloss":"güç yetiremezler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** · *26/211*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/211*
