# Şuarâ Sûresi, 214. Âyet (26:214)

> وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ ٱلْأَقْرَبِينَ

*Veenżir ‘aşîrateke-l-akrabîn(e)*

**Meal (Diyanet):** (Önce) en yakın akrabanı uyar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/214

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi 214. ayet, peygamberin tebliğ görevine en yakın çevresinden başlaması gerektiğini vurgular. Ayet, 'uyarma' ve 'yakın akrabalar' kavramları üzerinden tebliğin öncelik sırasını ve hedef kitlesini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"وَأَنذِرْ","root":"ن-ذ-ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Peygamberin, Allah'ın azabına karşı insanları uyarması ve sakındırması emridir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nezr (نذر) kelimesi, korkutmak ve sakındırmak anlamına gelir. Ancak bu korkutma, sadece bir haber verme değil, aynı zamanda sonucunu da bildiren bir uyarıdır. Ayetteki 'enzir' emri, Hz. Peygamber'in tebliğ görevini, yani Allah'ın azabına karşı insanları bilinçli bir şekilde uyarmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İnzar (إنذار), bir şeyi haber vermek ve ondan sakındırmak demektir. Bu ayetteki 'enzir' fiili, Hz. Peygamber'e, yakın akrabalarını Allah'ın azabından ve kötü akıbetten haberdar etme ve onları bu durumdan korumaya çağırma görevini yükler."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İnzar, Kur'an'da peygamberlerin temel görevlerinden biri olarak karşımıza çıkar. Bu, sadece bir tehdit değil, aynı zamanda bir kurtuluş çağrısıdır. Ayetteki 'enzir', tebliğin başlangıç noktasını belirlerken, uyarılanların potansiyel olarak kurtuluşa erebileceklerini de ima eder."}]},{"word":"عَشِيرَتَكَ","root":"ع-ش-ر","rootLatin":"a-ş-r","meaning":"Peygamberin en yakın akrabaları, kabilesi ve soydaşlarıdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Aşîre (عشيرة), kişinin en yakın akrabaları, kabilesi ve soydaşlarıdır. Bu kelime, genellikle on kişiden oluşan bir grubu ifade etmekle birlikte, burada daha geniş anlamda Hz. Peygamber'in mensup olduğu kabile ve aile çevresini kasteder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Aşîre, kişinin kendisiyle birlikte on kişiyi tamamlayan topluluğudur. Ancak Kur'an'da bu kelime, kişinin en yakın akrabalarını ve kabile fertlerini ifade etmek için kullanılır. Ayetteki 'aşîretuke', Hz. Peygamber'in tebliğe başlaması gereken ilk halkayı, yani kendi ailesini ve kabilesini işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Aşîre, kişinin en yakın akrabaları ve kabilesidir. Bu kelime, genellikle birbiriyle sıkı bağları olan ve birbirine destek olan insan topluluğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, tebliğin toplumsal bir dönüşüm için öncelikle en yakın çevreden başlaması gerektiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْأَقْرَبِينَ","root":"ق-ر-ب","rootLatin":"k-r-b","meaning":"Peygamberin akrabaları içinde kendisine en yakın olanlardır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Akreb (أقرب), yakınlık ifade eden bir sıfattır. 'El-akrabîn' ise en yakın olanlar demektir. Bu ayette, 'aşîretuke' kelimesini niteleyerek, Hz. Peygamber'in akrabaları içinde kendisine kan bağı ve yakınlık açısından en yakın olanları kasteder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kurb (قرب) kökünden türeyen 'el-akrabîn', en yakın olanlar anlamına gelir ve burada 'aşîretuke' kelimesinin sıfatı olarak gelmiştir. Bu, tebliğin sadece akrabalara değil, özellikle de en yakın akrabalara yöneltilmesi gerektiğini vurgular, çünkü onlar peygamberin hayatına en vakıf olanlardır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kurbiyet, hem mekânsal hem de soy bağı açısından yakınlığı ifade eder. 'El-akrabîn' ifadesi, tebliğin öncelik sırasını belirlerken, peygamberin mesajının ilk olarak kendi ailesi ve en yakın çevresi tarafından benimsenmesinin önemine işaret eder. Bu, tebliğin toplumsal yayılımında bir başlangıç noktasıdır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","emr-i-maruf"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَنذِرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ن-ذ-ر","rootLatin":"n-dh-r","lemma":"أَنذَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"uyar"},{"position":2,"surface":"عَشِيرَةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ش-ر","rootLatin":"'-sh-r","lemma":"عَشِيرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"akrabanı"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":3,"surface":"ٱلْأَقْرَبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ق-ر-ب","rootLatin":"q-r-b","lemma":"أَقْرَب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"en yakınları"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** · *26/214*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/214*
