# Şuarâ Sûresi, 3. Âyet (26:3)

> لَعَلَّكَ بَـٰخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

*Le'alleke bâḣi'un nefseke ellâ yekûnû mu/minîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey Muhammed! Mü'min olmuyorlar diye adeta kendini helak edeceksin!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/3

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) insanların iman etmemesi karşısındaki derin üzüntüsünü ve bu durumun onu neredeyse helak edecek derecede etkilediğini dilbilimsel bir derinlikle ifade etmektedir. Anahtar kavramlar, bu psikolojik durumu ve olası sonuçlarını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"بَـٰخِعٌ","root":"ب خ ع","rootLatin":"b-h-'-","meaning":"Neredeyse kendini helak edecek derecede üzülmek, kendini tüketmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bah' kökünü 'nefsi helak etmek, öldürmek' olarak açıklar. Ayetteki 'bâhiun nefseke' ifadesi, Hz. Peygamber'in insanların iman etmemesi nedeniyle duyduğu aşırı üzüntüden dolayı kendini neredeyse helak edecek duruma gelmesini ifade eder. Bu, mecazi bir kullanımdır ve şiddetli kederi vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'bâhiun nefseke' ifadesini 'kâtilun nefseke' (nefsini öldüreceksin) olarak tefsir eder. Bu, mecazi bir ifade olup, Hz. Peygamber'in üzüntüden dolayı kendini tükettiğini, neredeyse helak olacak derecede kederlendiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, iman etmeyenlere karşı duyulan derin üzüntüyü anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki kelimelerin semantik alanlarını incelerken, 'helak' ve 'tükenme' gibi kavramların sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve manevi bir çöküşü de ifade edebileceğini belirtir. 'Bâhiun' kelimesi, Hz. Peygamber'in tebliğ görevindeki samimiyetini ve insanların iman etmemesi karşısındaki derin ıstırabını gösteren bir semantik derinliğe sahiptir."}]},{"word":"نَّفْسَكَ","root":"ن ف س","rootLatin":"n-f-s","meaning":"Kişinin kendisi, benliği, ruhu anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nefs' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını belirtir; bazen ruh, bazen beden, bazen de kişinin kendisi anlamına gelir. Bu ayette 'nefseke' (senin nefsin/kendin) ifadesi, Hz. Peygamber'in bizzat kendi varlığının, iman etmeyenlere karşı duyduğu üzüntüden etkilendiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'nefs'in insanın özü, hakikati olduğunu ve bazen 'ruh' ile eş anlamlı kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'nefseke' ifadesi, Hz. Peygamber'in şahsiyetinin, benliğinin bu üzüntüden doğrudan etkilendiğini, adeta kendini feda edercesine bir keder içinde olduğunu gösterir."}]},{"word":"يَكُونُوا۟","root":"ك و ن","rootLatin":"k-w-n","meaning":"Olmak, var olmak, meydana gelmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kâne' fiilinin Kur'an'da genellikle 'olmak, meydana gelmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'yâkûnû' (olmasınlar) ifadesi, insanların iman etmeme durumunun bir gerçeklik olarak ortaya çıkmasını ve bu durumun Hz. Peygamber üzerindeki etkisini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kâne' fiilinin sadece varoluşu değil, aynı zamanda bir durumun sürekliliğini veya gerçekleşmesini de ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ellâ yekûnû mu'minîn' (iman edenlerden olmasınlar diye) ifadesi, onların iman etmeme durumunun bir süreklilik arz etmesi ve bu durumun Hz. Peygamber'i derinden etkilemesi bağlamında kullanılır."}]},{"word":"مُؤْمِنِينَ","root":"ء م ن","rootLatin":"'-m-n","meaning":"İman edenler, inananlar anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'îmân' kelimesini 'tasdik etmek, güvenmek ve emniyet içinde olmak' olarak açıklar. 'Mü'minîn' ise bu tasdiki ve güveni gerçekleştiren kişilerdir. Ayetteki 'mü'minîn' ifadesi, insanların Allah'a ve Peygamber'e inanmayı reddetmeleri durumunu ve bu durumun Hz. Peygamber için ne kadar acı verici olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'îmân' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini ve sadece bir inanç beyanı olmanın ötesinde, Allah'a tam bir teslimiyet ve güveni ifade ettiğini belirtir. 'Mü'minîn' olmamak, bu teslimiyetten ve güvenden yoksun olmak anlamına gelir ki, bu da Hz. Peygamber'in tebliğ misyonunun temelini oluşturan bir konudur ve onun üzüntüsünün ana sebebidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","hidayet-dalalet","iman","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَعَلَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Teracci","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَعَلَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"umulur ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nâsih harf"},{"position":1,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sen","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":2,"surface":"بَـٰخِعٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-خ-ع","rootLatin":"b-kh-ʿ","lemma":"بَاخِع","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"kendini helak eden","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâsih harfin haberi"},{"position":3,"surface":"نَّفْسَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i Fâil olan بَاخِعٌ'un mef'ûlü bih'i olduğu için mansûb","gloss":"canını","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih","izafet":"Muzâf"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":4,"surface":"أَلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb ve Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْ لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"olmasınlar diye"},{"position":5,"surface":"يَكُونُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَنْ ile mansûb olduğu için mansûb","gloss":"olmasınlar","irabMarker":"nûnun hazfi ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâkıs muzâri fiil"},{"position":6,"surface":"مُؤْمِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ا-م-ن","rootLatin":"ʾ-m-n","lemma":"مُؤْمِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"يَكُونُوا۟'nun haberi olduğu için mansûb","gloss":"müminler","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâkıs fiilin haberi"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Le'alleke"},{"position":2,"translit":"bâḣi'un"},{"position":3,"translit":"nefseke"},{"position":4,"translit":"ellâ"},{"position":5,"translit":"yekûnû"},{"position":6,"translit":"mu/minîn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *26/3*
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *26/3*
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *26/3*
