# Şuarâ Sûresi, 32. Âyet (26:32)

> فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

*Feelkâ ‘asâhu fe-iżâ hiye śu'bânun mubîn(un)*

**Meal (Diyanet):** Bunun üzerine Musa, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/32

---

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"bunun üzerine, ve"},{"position":1,"surface":"أَلْقَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ل-ق-ي","rootLatin":"l-q-y","lemma":"إِلْقَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"attı"},{"position":2,"surface":"عَصَا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ص-و","rootLatin":"'-s-w","lemma":"عَصَا","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"değnek"},{"position":2,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":3,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"bunun üzerine, ve"},{"position":3,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müfâcee","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"bir de ne göresin, hemen"},{"position":4,"surface":"هِىَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِىَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"o"},{"position":5,"surface":"ثُعْبَانٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ث-ع-ب-ن","rootLatin":"th-'-b-n","lemma":"ثُعْبَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"yılan"},{"position":6,"surface":"مُّبِينٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"إِبَانَة","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"apaçık, besbelli"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi 32. ayeti, Hz. Musa'nın mucizesini tasvir ederken, 'atmak', 'değnek' ve 'yılan' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi kudretin tezahürünü vurgular. Bu kavramlar, hem literal hem de mecazi anlamda derin bir dönüşümü ve açık bir delili ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"أَلْقَىٰ","root":"ل ق ي","rootLatin":"l-k-y","meaning":"Bir şeyi bir yere bırakmak, atmak, düşürmek veya ulaştırmak anlamında kullanılır; ayette Hz. Musa'nın değneğini yere bırakmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"El-İsfehânî'ye göre 'elka' (إلقاء), bir şeyi bir yerden başka bir yere bırakmak veya atmaktır. Bu ayette, Hz. Musa'nın elindeki değneği yere bırakması, yani 'atması' eylemini anlatır ki bu, ilahi bir emrin başlangıcıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'elka' fiilinin burada 'bırakmak' veya 'atmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, bu eylem, değneğin bir mucizeye dönüşmesinin tetikleyicisidir ve sıradan bir atıştan öte, ilahi bir kudretin tecellisine işaret eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'elka' fiilinin geniş anlam yelpazesine dikkat çeker. Bu ayetteki kullanımı, bir nesnenin fiziksel olarak bırakılmasının yanı sıra, bir olayın başlangıcını ve bir dönüşümün ilk adımını ifade eder."}]},{"word":"عَصَاهُ","root":"ع ص و","rootLatin":"a-s-v","meaning":"Genellikle destek veya yürümek için kullanılan uzun sopa, değnek; ayette Hz. Musa'nın mucizevi dönüşüm aracı olan değneğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'Asâ' (عصا), el-İsfehânî'ye göre, dayanmak ve destek almak için kullanılan bir araçtır. Bu ayette, Hz. Musa'nın elindeki 'asâ', sıradan bir değnek olmaktan çıkıp ilahi bir mucizenin aracı haline gelmiştir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'asâ' kelimesinin Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, bu ayetteki 'asâ'nın, Hz. Musa'nın peygamberliğinin bir delili olarak olağanüstü bir dönüşüme uğradığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'asâ' gibi somut nesnelerin Kur'an'da bazen sembolik anlamlar taşıdığına işaret eder. Bu ayetteki 'asâ', sadece bir değnek değil, aynı zamanda ilahi gücün ve peygamberlik mucizesinin bir sembolü olarak işlev görür."}]},{"word":"ثُعْبَانٌ","root":"ث ع ب ن","rootLatin":"s-a-b-n","meaning":"Büyük, iri yılan; ayette Hz. Musa'nın değneğinin dönüştüğü devasa ve korkutucu yılanı ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'su'bân' (ثعبان) kelimesini 'büyük ve korkutucu yılan' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, değneğin sıradan bir yılana değil, dehşet verici büyüklükte bir yılana dönüştüğünü vurgulayarak mucizenin büyüklüğünü ortaya koyar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'su'bân'ın genellikle 'ejderha' veya 'çok büyük yılan' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, kelimenin seçimi, dönüşümün sıradan bir olay olmadığını, aksine ilahi bir kudretin olağanüstü bir tezahürü olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'su'bân' kelimesinin, sıradan yılanlardan farklı olarak, büyüklüğü ve dehşetiyle öne çıkan bir türü ifade ettiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, bu kelime, mucizenin şaşırtıcı ve ikna edici gücünü pekiştirir."}]},{"word":"مُّبِينٌ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Açık, belli, apaçık; ayette yılanın dönüşümünün şüpheye yer bırakmayacak kadar net ve anlaşılır olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"El-İsfehânî'ye göre 'mübîn' (مبين), bir şeyin açıkça ortaya çıkması, belirginleşmesi ve şüpheye mahal bırakmamasıdır. Bu ayette, değneğin yılana dönüşmesinin, gören herkes için apaçık bir mucize olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mübîn' kelimesinin burada 'açıkça görünen, belirgin' anlamında kullanıldığını belirtir. Yılanın dönüşümü o kadar net ve kesindir ki, kimse onun gerçekliğinden şüphe edemez; bu da mucizenin gücünü artırır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'beyân' kökünden türeyen 'mübîn' kelimesinin, bir şeyin açıklığa kavuşması ve delil niteliği taşıması anlamlarını içerdiğini ifade eder. Ayetteki 'mübîn', bu mucizenin sadece bir dönüşüm değil, aynı zamanda Hz. Musa'nın peygamberliğinin açık bir kanıtı olduğunu gösterir."}]}]}
