# Şuarâ Sûresi, 64. Âyet (26:64)

> وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْـَٔاخَرِينَ

*Ve ezlefnâ śemme-l-âḣarîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/64

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Firavun ve ordusunun denizde boğulma anındaki ilahi müdahaleyi ve geride kalanların da aynı akıbete uğratılmasını tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, 'yaklaştırma' fiili ve 'diğerleri' zamiri üzerinden ilahi kudretin ve helakın kapsamını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"وَأَزْلَفْنَا","root":"ز ل ف","rootLatin":"z-l-f","meaning":"Allah'ın, Firavun ve ordusunun geride kalanlarını da helak edilmek üzere yaklaştırması eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ezlefnâ' kelimesinin 'yaklaştırmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda ise, helak edilecek olanları, helak yerine veya helak anına yaklaştırmak manasında kullanılmıştır. Bu, ilahi takdirin bir parçası olarak, Firavun'un ordusunun geri kalanının da boğulma anına getirilmesini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ezlefnâ' fiilini 'yaklaştırdık' olarak açıklar ve bu fiilin mecazi olarak 'bir şeyi bir yere getirmek, onu hazır hale getirmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayette, Firavun'un ordusunun geri kalanının da denize sürüklenerek helaka yaklaştırılması kastedilmiştir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ezlefnâ' fiilinin 'yakınlaştırmak' manasına geldiğini ve bu ayetteki kullanımının, Firavun'un ordusunun geri kalanının da helak edilmek üzere öne sürülmesi, yani akıbetlerine yaklaştırılması anlamında olduğunu ifade eder. Bu, ilahi bir eylem olarak, onların kaçışlarının engellenip helaka mahkum edilmesini vurgular."}]},{"word":"ثَمَّ","root":"ث م م","rootLatin":"s-m-m","meaning":"Olayın geçtiği yere veya o ana işaret eden bir zarftır, 'orada' veya 'o zaman' anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'semme' kelimesinin mekan zarfı olarak 'orada' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, Firavun'un ordusunun boğulduğu yere, yani denize işaret ederek, geride kalanların da aynı yerde helak edildiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'semme' kelimesinin hem mekan hem de zaman zarfı olarak kullanılabileceğini ifade eder. Bu ayette, 'orada', yani denizde veya 'o anda', yani boğulma anında, geride kalanların da yaklaştırıldığını belirtir, böylece olayın kesinliğini ve vuku bulduğu yeri pekiştirir."}]},{"word":"ٱلْـَٔاخَرِينَ","root":"أ خ ر","rootLatin":"a-h-r","meaning":"Firavun ve ordusunun öncüleri helak edildikten sonra geride kalan diğer kısımlarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âhar' kelimesinin 'bir şeyin sonu, geride kalanı' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-âharîn' ise, Firavun'un ordusunun ilk dalgası helak edildikten sonra, onların peşinden gelen veya geride kalan diğer kısımlarını ifade eder, böylece helakın tüm orduyu kapsadığını vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'el-âharîn' kelimesinin 'diğerleri, geride kalanlar' anlamında olduğunu açıklar. Bu ayette, Firavun'un ordusunun ilk kısmının ardından gelen, yani onların peşinden denize giren diğer askerlerini kasteder, böylece hiçbirinin kurtulamadığını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'âhar' kökünün Kur'an'da 'sonraki, diğer' anlamlarında sıkça kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'el-âharîn' kavramı, Firavun'un ordusunun ilk grubundan sonra gelen, yani onların akıbetine uğrayan diğerlerini ifade ederek, ilahi cezanın kapsamlılığını ve kaçınılmazlığını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","kissa-gecmis-kavimler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَزْلَفْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ز-ل-ف","rootLatin":"z-l-f","lemma":"أَزْلَفَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaklaştırdık"},{"position":2,"surface":"ثَمَّ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثَمَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf-ı mekan olduğu için mebnî","gloss":"orada"},{"position":3,"surface":"ٱلْـَٔاخَرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"hamza-kh-r","lemma":"آخَر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"geridekileri"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** · *26/64*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/64*
