# Şuarâ Sûresi, 67. Âyet (26:67)

> إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

*İnne fî żâlike leâye(ten)(s) vemâ kâne ekśeruhum mu/minîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/67

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi'nin 67. ayeti, 'ayet' kavramının derinliğini ve 'iman'ın çoğunluk tarafından benimsenmeyişini vurgular. Ayet, Allah'ın kudretine ve birliğine işaret eden delillerin varlığına rağmen, insanların büyük bir kısmının bu delillere inanmadığını dilbilimsel bir kesinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"لَـَٔايَةً","root":"أ ي ة","rootLatin":"e-y-e","meaning":"Bu kelime, Allah'ın varlığına, kudretine ve birliğine işaret eden açık bir delil, ibret veya mucize anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ayet' kelimesinin, 'açık alamet' ve 'delil' anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımıyla, geçmiş kavimlerin helakinden alınan dersin, Allah'ın kudretine dair açık bir işaret olduğunu vurgular. (el-Müfredât, s. 89)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ayet' kelimesini 'alamet' ve 'nişane' olarak açıklar. Şuarâ 67'deki 'ayet'in, geçmiş kavimlerin kıssalarının, sonraki nesiller için bir ibret ve uyarı niteliğinde olduğunu ifade eder. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 22)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ayet' kavramının Kur'an'da sadece bir 'işaret' veya 'alamet' olmanın ötesinde, Allah'ın varlığını ve kudretini gösteren 'mucizevi bir delil' anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayetteki 'ayet', geçmiş olayların ilahi bir mesaj taşıdığını gösterir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 120-125)"}]},{"word":"مُؤْمِنِينَ","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Bu kelime, Allah'a, peygamberlerine ve indirdiklerine kalpten inanıp tasdik eden, güvenen kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'iman' kelimesinin kök anlamının 'emniyet' ve 'güven' olduğunu, 'mü'min'in ise kalbiyle tasdik edip diliyle ikrar eden kişi olduğunu belirtir. Ayetteki 'mü'minîn' ifadesi, bu açık delillere rağmen kalben tasdik etmeyen çoğunluğu işaret eder. (el-Müfredât, s. 91)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'iman'ın lügatte 'tasdik' ve 'emniyet vermek' anlamına geldiğini, şer'i anlamda ise Allah'tan gelen her şeyi tereddütsüz kabul etmek olduğunu açıklar. Ayetteki 'mü'minîn' kelimesi, bu tasdiki gerçekleştirmeyen kişileri ifade eder. (el-Külliyyât, s. 102)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'da sadece entelektüel bir kabulden ziyade, Allah'a tam bir teslimiyet ve güveni içeren aktif bir tutum olduğunu vurgular. Ayetteki 'mü'minîn'in olumsuz kullanımı, bu aktif teslimiyetin eksikliğini gösterir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 150-155)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["iman","hidayet-dalalet","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":2,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":3,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallen","gloss":"bu"},{"position":4,"surface":"لَـَٔايَةً","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"hamza-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"bir ayet"},{"position":5,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve değil"},{"position":6,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idi"},{"position":7,"surface":"أَكْثَرُهُم","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"أَكْثَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Kâne'nin ismi olduğu için merfû","gloss":"çoğu"},{"position":7,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُم","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"مُّؤْمِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-م-ن","rootLatin":"hamza-m-n","lemma":"مُؤْمِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"inananlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** · *26/67*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/67*
