# Şuarâ Sûresi, 83. Âyet (26:83)

> رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّـٰلِحِينَ

*Rabbi heb lî hukmen veelhiknî bi-ssâlihîn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/83

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi'nin 83. ayeti, Hz. İbrahim'in Allah'tan hikmet ve salih kullar arasına katılma duasını içermektedir. Bu ayet, peygamberin Allah'a olan derin bağlılığını ve ahiret beklentisini dilbilimsel olarak yansıtırken, 'hükm' ve 'salihin' gibi kavramlar üzerinden manevi olgunlaşma ve ilahi rıza arayışını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"رَبِّ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Hz. İbrahim'in Allah'a yönelttiği, O'nun terbiye edici, sahip ve efendi olma vasıflarını içeren bir hitaptır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Rab' kelimesinin aslen 'terbiye etmek, bir şeyi tedricen kemale erdirmek' anlamından geldiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbî' ifadesi, Hz. İbrahim'in kendisini terbiye eden, işlerini idare eden ve kendisine nimet veren Allah'a olan teslimiyetini ve O'ndan yardım dilemesini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Rab' kelimesinin lügatte 'sahip, malik, efendi, terbiye eden' gibi anlamlara geldiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, Hz. İbrahim'in Allah'ı tüm bu vasıflarıyla tanıyıp O'na yöneldiğini, O'ndan hikmet ve salihlik talebinde bulunduğunu gösterir."}]},{"word":"هَبْ","root":"و ه ب","rootLatin":"v-h-b","meaning":"Allah'tan karşılıksız bir lütuf ve ihsan olarak hikmetin verilmesini talep etme fiilidir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hebe' fiilinin 'karşılıksız vermek, bağışlamak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'heb lî' ifadesi, Hz. İbrahim'in Allah'tan bir hak ediş olarak değil, tamamen ilahi bir lütuf ve ihsan olarak hikmet talep ettiğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'vehb' kökünün 'karşılıksız olarak bir şeyi vermek' manasına geldiğini vurgular. Hz. İbrahim'in bu fiili kullanması, hikmetin Allah katından gelen özel bir bağış olduğunu ve kulun kendi çabasıyla tam olarak elde edemeyeceği bir lütuf olduğunu ifade eder."}]},{"word":"حُكْمًا","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Hz. İbrahim'in Allah'tan istediği, doğru karar verme yeteneği, ilim, anlayış ve peygamberlik hikmetidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hükm' kelimesinin 'ilim ve akıl ile doğruyu yanlıştan ayırma, işleri sağlam bir şekilde yapma' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'hükmen' talebi, Hz. İbrahim'in sadece bilgi değil, aynı zamanda bu bilgiyi doğru kullanma, isabetli kararlar verme ve peygamberlik görevini layıkıyla yerine getirme yeteneği istediğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hikmet' kavramının Kur'an'da genellikle 'doğruyu bilme ve ona göre hareket etme yeteneği, ilahi bilgi ve anlayış' olarak kullanıldığını belirtir. Hz. İbrahim'in bu duası, onun sadece dünyevi bir bilgi değil, aynı zamanda ilahi rehberlik ve doğru yolu bulma yeteneği arayışını yansıtır."}]},{"word":"أَلْحِقْنِى","root":"ل ح ق","rootLatin":"l-h-q","meaning":"Hz. İbrahim'in Allah'tan kendisini salih kullar zümresine dahil etmesini, onlarla birlikte haşredilmesini talep etmesidir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'elhaka' fiilinin 'bir şeyi diğerine katmak, ulaştırmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'elhıknî' ifadesi, Hz. İbrahim'in sadece salih ameller işlemekle kalmayıp, ahirette de salih kullarla birlikte olmayı, onların zümresine katılmayı arzu ettiğini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ilhâk' kelimesinin 'bir şeyi bir şeye eklemek, ona dahil etmek' manasına geldiğini açıklar. Hz. İbrahim'in bu duası, onun salihlerin yolunu takip etme ve ahirette de onlarla birlikte cennete girmeyi umduğunu, bu konuda Allah'tan yardım dilediğini vurgular."}]},{"word":"بِٱلصَّـٰلِحِينَ","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"Allah'ın emirlerine uygun hareket eden, doğru ve dürüst, iyi işler yapan, ahirette kurtuluşa erecek olan kimselerdir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'salih' kelimesinin 'bozukluğun zıttı, doğru ve iyi olan' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'bis-salihîn' ifadesi, Hz. İbrahim'in sadece kendi nefsini ıslah etmekle kalmayıp, Allah katında makbul olan, doğru yolda yürüyen ve ahirette mükafatlandırılacak olan kullar zümresine dahil olmayı arzuladığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'salih' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve genellikle 'iman edip iyi işler yapan, Allah'ın rızasına uygun davranan' kişileri ifade ettiğini belirtir. Hz. İbrahim'in bu duası, onun sadece dünyevi bir başarı değil, aynı zamanda ahirette de Allah'ın salih kulları arasında yer alma arzusunu ve bu yolda Allah'tan yardım dilemesini yansıtır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dua","kissa-ibrahim","ahiret-mukafat","dirilis","tevhid"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfi hazfedilmiş muzâf olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbim"},{"position":2,"surface":"هَبْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"و-ه-ب","rootLatin":"w-h-b","lemma":"وَهَبَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için meczûm","gloss":"ver"},{"position":3,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bana"},{"position":3,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ben"},{"position":4,"surface":"حُكْمًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ك-م","rootLatin":"h-k-m","lemma":"حُكْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hikmet"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"أَلْحِقْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ل-ح-ق","rootLatin":"l-h-q","lemma":"أَلْحَقَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için meczûm","gloss":"kat"},{"position":5,"surface":"نِى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"beni"},{"position":6,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":6,"surface":"ٱلصَّـٰلِحِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"صَالِح","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"iyiler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Şuara sûresi 69-104. Âyetler*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Şuara sûresi 69-104. Âyetler*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/83*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/83*
