# Şuarâ Sûresi, 87. Âyet (26:87)

> وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ

*Velâ tuḣzinî yevme yub'aśûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/87

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi'nin 87. ayeti, Hz. İbrahim'in kıyamet gününde Allah'tan dileklerini ifade ettiği bir duadır. Ayet, diriliş günü, rezil olmama ve bu günün dehşeti gibi temel kavramlar etrafında şekillenmektedir. Dilbilimsel olarak, fiillerin ve isimlerin seçimi, bu günün ciddiyetini ve İbrahim'in Allah'a olan derin bağlılığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"تُخْزِنِي","root":"خ-ز-ي","rootLatin":"h-z-y","meaning":"Beni rezil etme, utandırma, hor ve hakir kılma anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hazy' (خزي) kelimesini, 'bir şeyin eksikliği veya kusuru nedeniyle meydana gelen utanç ve zillet' olarak tanımlar. Ayetteki 'tuhzinî' ifadesi, Hz. İbrahim'in kıyamet gününde Allah katında utandırılmaktan, hor görülmekten ve günahları sebebiyle rezil olmaktan Allah'a sığınmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hazy' kelimesini 'zillet ve hakirlik' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Hz. İbrahim'in diriliş gününde, insanların huzurunda Allah tarafından küçük düşürülmekten ve günahlarının ortaya çıkmasıyla utanmaktan Allah'a sığınmasını mecazi bir dille ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'hazy' kavramının, sadece dünyevi bir utançtan ziyade, ahiretteki ilahi yargı karşısında hissedilen derin bir aşağılanma ve pişmanlık duygusunu ifade ettiğini belirtir. Hz. İbrahim'in bu duası, ahiret gününde Allah'ın gazabına uğramaktan ve ilahi lütuftan mahrum kalmaktan duyulan endişeyi yansıtır."}]},{"word":"يَوْمَ","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","meaning":"Zamanın belirli bir dilimini, burada ise kıyamet gününü ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yevm' kelimesinin Kur'an'da genellikle belirli bir zaman dilimini ifade ettiğini, ancak 'yevmü'l-kıyâme' gibi kullanımlarda ahiret gününü, yani diriliş ve hesap gününü kastettiğini belirtir. Bu ayetteki 'yevme yub'asûn' ifadesi, insanların yeniden diriltileceği o büyük ve dehşetli günü işaret eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin 'güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimi' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da mecazi olarak 'bir olay veya dönemi' ifade etmek için de kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'yevme yub'asûn', diriliş gününün önemini ve o günün getireceği olayları vurgular."}]},{"word":"يُبْعَثُونَ","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-'-s","meaning":"Diriltilecekler, yeniden hayata döndürülecekler anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ba's' (بعث) kelimesinin 'bir şeyi göndermek, harekete geçirmek' ve 'ölüleri diriltmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yub'asûn' ifadesi, kıyamet gününde tüm insanların kabirlerinden çıkarılıp yeniden hayata döndürülmesini, yani dirilişi ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ba's' kelimesinin 'uykudan uyandırmak, birini bir işe göndermek' gibi anlamlarının yanı sıra, 'ölüleri diriltmek' anlamının Kur'an'da sıkça kullanıldığını vurgular. Bu ayette, Allah'ın kudretinin bir tecellisi olarak ölülerin yeniden diriltilmesi ve hesap için toplanması kastedilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ba's' kavramının Kur'an'da hem dünyevi görevlendirmeyi hem de ahiretteki dirilişi kapsayan geniş bir anlama sahip olduğunu belirtir. 'Yub'asûn' kelimesi, ahiret inancının temelini oluşturan, ölümden sonraki hayatın başlangıcı olan dirilişin kaçınılmazlığını ve evrenselliğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","dua","hesap-mizan","ahiret-mukafat","tovbe"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yapma"},{"position":2,"surface":"تُخْزِنِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ز-ي","rootLatin":"ḫ-z-y","lemma":"أَخْزَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy lâm'ı ile meczûm","gloss":"beni rezil etme"},{"position":2,"surface":"ي","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"beni"},{"position":3,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":4,"surface":"يُبْعَثُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-ʿ-ṯ","lemma":"بَعَثَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"diriltilirler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Şuara sûresi 69-104. Âyetler*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Şuara sûresi 69-104. Âyetler*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/87*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/87*
