# Şuarâ Sûresi, 91. Âyet (26:91)

> وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

*Veburrizeti-lcehîmu lilġâvîn(e)*

**Meal (Diyanet):** (91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/26/91

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şuarâ Suresi 91. ayet, kıyamet gününde cehennemin azgınlara gösterilmesini konu edinir. Ayet, 'cehennem' ve 'azgınlar' kavramları üzerinden ilahi adaletin tecellisini ve akıbeti vurgulamaktadır. Dilbilimsel olarak bu kavramlar, Kur'an'ın temel terminolojisi içinde önemli bir yer tutar.","keyConcepts":[{"word":"بُرِّزَتِ","root":"ب ر ز","rootLatin":"b-r-z","meaning":"Ortaya çıkarıldı, belirgin hale getirildi, gösterildi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"برز kelimesi, bir şeyin gizlilikten çıkıp açığa çıkması, görünür hale gelmesi anlamına gelir. Ayetteki 'بُرِّزَتِ الْجَحِيمُ' ifadesi, cehennemin o gün herkesin gözü önüne serileceğini, gizli kalmayıp apaçık bir şekilde ortaya konulacağını ifade eder. Bu, sadece bir gösterme değil, aynı zamanda dehşet verici bir açıklıktır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Burada 'bürziet' fiili, cehennemin 'izhar edilmesi', yani açığa çıkarılması ve görünür kılınması anlamında kullanılmıştır. Sanki cehennem, daha önce gizli olan bir şeymiş gibi, kıyamet günü herkesin görebileceği bir şekilde ortaya konulacaktır. Bu, mecazi bir anlatım olup, cehennemin dehşetinin ve gerçekliğinin vurgulanması içindir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"برز fiili, 'açığa çıkmak, görünmek' anlamındadır. Ayetteki meçhul yapısı, cehennemin kim tarafından ortaya çıkarıldığını belirtmeyerek, bu fiilin Allah tarafından gerçekleştirildiğini ima eder. Bu, cehennemin kaçınılmaz ve ilahi bir hüküm olarak herkesin önüne serileceğini gösterir."}]},{"word":"ٱلْجَحِيمُ","root":"ج ح م","rootLatin":"c-h-m","meaning":"Şiddetli ateşi olan cehennem, alevleri tutuşmuş ateş.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"الجحيم, cehennemin isimlerinden biridir ve 'şiddetli ateşi olan yer' anlamına gelir. Bu kelime, özellikle alevleri tutuşmuş, yakıcı ve derin ateşi ifade etmek için kullanılır. Ayetteki kullanımı, azgınların karşılaşacağı azabın şiddetini ve yakıcılığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"جحم kökünden türeyen الجحيم, 'gözleri açılmış, alevleri tutuşmuş ateş' demektir. Kur'an'da genellikle cehennemin en şiddetli ve yakıcı tabakasını ifade etmek için kullanılır. Şuarâ 91'deki bağlamı, azgınların doğrudan bu şiddetli ateşle yüzleşeceğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'cehennem' kavramlarının farklı nüanslarına dikkat çeker. 'Cahîm' (الجحيم), genellikle 'alevli ateş' veya 'şiddetli ateş' anlamında kullanılır ve Kur'an'da sıkça geçen bir cehennem tasviridir. Bu, sadece bir yer değil, aynı zamanda bir azap halini ve şiddetli bir yanmayı ifade eder."}]},{"word":"لِلْغَاوِينَ","root":"غ و ي","rootLatin":"ğ-v-y","meaning":"Azgınlar, sapkınlar, doğru yoldan sapanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"غوى kökünden türeyen الغاوون (çoğulu الغاوين), 'doğru yoldan sapan, azan, şaşıran' anlamına gelir. Bu kelime, bilerek veya bilmeyerek hakikatten uzaklaşan, şeytanın vesveselerine uyan ve isyan eden kişileri ifade eder. Ayetteki kullanımı, cehennemin, bu tür sapkın ve azgın kişilerin akıbeti olduğunu açıkça belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"الغاوون, 'dalalete düşenler, doğru yolu terk edenler' demektir. Bu, sadece bir hata değil, aynı zamanda bir inat ve kasıtlı bir sapmayı da içerebilir. Şuarâ 91'de cehennemin bu kişilere gösterilmesi, onların dünya hayatındaki azgınlıklarının bir karşılığı olarak sunulur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ğayy' (غَيّ) kökünün Kur'an'da 'sapıklık, azgınlık, doğru yoldan ayrılma' anlamlarında kullanıldığını belirtir. 'Ğâvîn' (الغاوين) ise bu sapıklığı benimseyen ve ona göre yaşayan kimseleri ifade eder. Ayetteki bağlamda, bu kişiler, Allah'ın emirlerine karşı gelerek kendilerini helake sürüklemişlerdir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","kiyamet","takva"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"بُرِّزَتِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ر-ز","rootLatin":"b-r-z","lemma":"بَرَّزَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gösterildi"},{"position":2,"surface":"ٱلْجَحِيمُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ح-م","rootLatin":"j-h-m","lemma":"جَحِيم","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Nâib-i Fâil olduğu için merfû","gloss":"cehennem"},{"position":3,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"لْغَاوِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"غ-و-ي","rootLatin":"gh-w-y","lemma":"غَاوِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"azgınlara"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Şuara sûresi 69-104. Âyetler*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Şuara sûresi 69-104. Âyetler*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/91-92*
- **Şu'arâ Sûresi** · *26/91-92*
