# Neml Sûresi, 17. Âyet (27:17)

> وَحُشِرَ لِسُلَيْمَـٰنَ جُنُودُهُۥ مِنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ وَٱلطَّيْرِ فَهُمْ يُوزَعُونَ

*Vehuşira lisuleymâne cunûduhu mine-lcinni vel-insi ve-ttayri fehum yûze'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Süleyman'ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/17

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 17. ayet, Hz. Süleyman'ın ordusunun toplanmasını ve düzenli bir şekilde sevk edilmesini anlatmaktadır. Ayet, Süleyman'ın peygamberlik ve hükümdarlık gücünü, farklı varlıklar üzerindeki otoritesini ve bu ordunun disiplinli yapısını dilbilimsel olarak vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَحُشِرَ","root":"ح ش ر","rootLatin":"h-ş-r","meaning":"Hz. Süleyman'ın ordusunun bir araya getirilmesi, toplanması ve sevk edilmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'haşr' kelimesinin 'cem' (toplamak) ve 'sevk' (sevketmek) anlamlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'hüşira' ifadesi, Süleyman'ın emriyle ordunun bir araya getirilmesini ve belirli bir yöne doğru hareket ettirilmesini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'haşr' kelimesini 'bir topluluğu bir yerden başka bir yere sevk etmek' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, Süleyman'ın ordusunun (cin, insan, kuş) belirli bir amaç için toplanıp düzenli bir şekilde yola çıkarılmasını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'haşr' kavramının Kur'an'da genellikle kıyamet günü insanların toplanması bağlamında kullanıldığını belirtse de, bu ayetteki kullanımı, dünyevi bir bağlamda, bir liderin emriyle büyük bir kalabalığın organize bir şekilde bir araya getirilmesini ifade eder. Bu, Süleyman'ın otoritesini gösterir."}]},{"word":"جُنُودُهُۥ","root":"ج ن د","rootLatin":"c-n-d","meaning":"Hz. Süleyman'a ait olan, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan askeri birlikler veya topluluklar anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'cünd' kelimesinin 'asker' veya 'topluluk' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette 'cünûd' kelimesi, Süleyman'ın emri altında bulunan, farklı türlerden oluşan büyük bir gücü ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cünd' kelimesini 'birbirine destek olan topluluk' olarak açıklar. Ayetteki 'cünûdühû' ifadesi, Süleyman'ın liderliğinde bir araya gelmiş, ona itaat eden ve onun gücünü oluşturan çeşitli varlık gruplarını kapsar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'cünd' kelimesinin 'bir iş için toplanmış topluluk' olduğunu belirtir. Ayetteki 'cünûdühû', Süleyman'ın belirli bir amaç için seferber ettiği, disiplinli ve organize bir gücü ifade eder."}]},{"word":"ٱلْجِنِّ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Gözle görülmeyen, gizli varlıklar sınıfından olan cinler anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cinn' kelimesinin 'örtülü olmak, gizli kalmak' kökünden geldiğini ve bu varlıkların gözlerden gizli olmaları nedeniyle bu isimle anıldığını belirtir. Ayette, Süleyman'ın ordusunun bir parçası olarak, insanüstü güçlere sahip bu varlıkların da ona tabi olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cinn' kelimesini 'duyularla idrak edilemeyen, gizli varlıklar' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, Süleyman'ın sadece insanlara değil, aynı zamanda bu gizli ve güçlü varlıklara da hükmetme yeteneğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'cinn' kavramının Kur'an'da genellikle insanlardan farklı bir varlık kategorisi olarak ele alındığını ve bazen insanlara hizmet edebilecekleri veya onlara karşı gelebilecekleri şeklinde tasvir edildiğini belirtir. Bu ayette ise Süleyman'ın emrinde, ona hizmet eden bir güç olarak sunulur."}]},{"word":"ٱلْإِنسِ","root":"أ ن س","rootLatin":"e-n-s","meaning":"Sosyal, uyumlu ve alışkanlık sahibi olan insan türü anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ins' kelimesinin 'ünsiyet kurmak, alışmak' kökünden geldiğini ve insanın sosyal bir varlık olmasına işaret ettiğini belirtir. Ayette, Süleyman'ın ordusunun temelini oluşturan, bilinen insan topluluğunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ins' kelimesini 'ünsiyet kuran, alışan' olarak açıklar ve insanın diğer varlıklarla ilişki kurma özelliğine vurgu yapar. Ayetteki 'el-ins', Süleyman'ın ordusunun görünen ve bilinen kısmını, yani insan askerlerini temsil eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ins' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'beşer' kelimesinden farklı olarak, daha çok sosyal ve kültürel yönleriyle öne çıkan insanı ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Süleyman'ın ordusunun insan unsuru, onun yönetimindeki toplumsal düzeni de yansıtır."}]},{"word":"وَٱلطَّيْرِ","root":"ط ي ر","rootLatin":"t-y-r","meaning":"Kanatları aracılığıyla havada hareket eden canlılar, kuşlar anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'tayr' kelimesinin 'uçmak' fiilinden türediğini ve havada hareket eden tüm canlıları kapsadığını belirtir. Ayette, Süleyman'ın ordusunun istihbarat ve haberleşme gibi görevlerinde kullanılan kuşları ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tayr' kelimesini 'uçan varlıklar' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, Süleyman'ın sadece karadaki varlıklara değil, aynı zamanda hava sahasındaki canlılara da hükmetme gücünü ve onların da ordusunun bir parçası olduğunu gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tayr' kelimesinin tekil ve çoğul olarak kullanılabildiğini ve bu ayetteki kullanımının, Süleyman'ın emrindeki kuş topluluğunu ifade ettiğini belirtir. Bu, onun mucizevi yeteneklerinden biridir."}]},{"word":"يُوزَعُونَ","root":"و ز ع","rootLatin":"v-z-'-","meaning":"Ordunun düzenli bir şekilde sevk edilmesi, öncülerin ve artçıların kontrol altında tutulması, dağılmalarının engellenmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yûze'ûn' kelimesinin 'birbirlerini tutmak, dağılmalarını engellemek' anlamına geldiğini belirtir. Ayette, Süleyman'ın ordusunun disiplinli ve organize bir şekilde hareket ettiğini, öncülerin ve artçıların kontrol altında tutulduğunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vez' kelimesini 'bir şeyi engellemek, durdurmak' olarak açıklar. 'Yûze'ûn' ifadesi, ordunun düzenini bozmadan, belirli bir nizam içinde ilerlemesini sağlamak için komutanlar tarafından kontrol edildiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'vez' kelimesinin 'bir topluluğu düzenlemek, onları dağılmaktan alıkoymak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yûze'ûn', Süleyman'ın ordusunun büyüklüğüne rağmen, tam bir disiplin ve düzen içinde hareket ettiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'vez' kökünün Kur'an'da genellikle 'kontrol etmek, düzenlemek, engellemek' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'yûze'ûn' ifadesi, Süleyman'ın ordusunun sadece toplanmakla kalmayıp, aynı zamanda mükemmel bir askeri düzen içinde sevk edildiğini, her bir birimin kendi yerini bildiğini ve dağılmadığını anlatır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-suleyman-davud","melekler","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"حُشِرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ح-ش-ر","rootLatin":"h-sh-r","lemma":"حَشَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"toplandı"},{"position":2,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"سُلَيْمَـٰنَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"س-ل-م","rootLatin":"s-l-m","lemma":"سُلَيْمَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr, gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile mecrûr","gloss":"Süleyman'a"},{"position":3,"surface":"جُنُودُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-د","rootLatin":"j-n-d","lemma":"جُنْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Nâib-i Fâil olduğu için merfû","gloss":"orduları"},{"position":3,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":4,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den"},{"position":5,"surface":"ٱلْجِنِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جِنّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"cinlerden"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"ٱلْإِنسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ن-س","rootLatin":"a-n-s","lemma":"إِنْس","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"insanlar"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"ٱلطَّيْرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ط-ي-ر","rootLatin":"t-y-r","lemma":"طَيْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"kuşlar"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"böylece"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":9,"surface":"يُوزَعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ز-ع","rootLatin":"w-z-ʿ","lemma":"وَزَعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"diziliyorlardı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/17*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/17*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/17*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/17*
