# Neml Sûresi, 23. Âyet (27:23)

> إِنِّى وَجَدتُّ ٱمْرَأَةً تَمْلِكُهُمْ وَأُوتِيَتْ مِن كُلِّ شَىْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظِيمٌ

*İnnî vecedtu-mraeten temlikuhum veûtiyet min kulli şey-in velehâ ‘arşun ‘azîm(un)*

**Meal (Diyanet):** "Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/23

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 23. ayet, Sebe Melikesi'nin özelliklerini ve sahip olduğu gücü tasvir ederken, 'imra'e', 'temlikuhum', 'ûtiyet', 'şey'' ve 'arş' gibi anahtar kavramlar üzerinden hem dilbilimsel hem de semantik açıdan derin anlamlar taşımaktadır. Bu kavramlar, melikenin statüsünü, yetkisini ve sahip olduğu maddi zenginliği vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱمْرَأَةً","root":"م ر أ","rootLatin":"m-r-'-","meaning":"Ayette, Sebe'nin hükümdarı olan kadını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'imra'e' kelimesini 'erkekle ilişkili kadın' olarak tanımlar ve genellikle 'erkek' (مرء) kelimesinin dişili olarak kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, bir erkeğin (Süleyman'ın) karşısında, hükümranlık vasfına sahip bir kadını işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'imra'e' kelimesinin Kur'an'da bazen 'eş' anlamında, bazen de genel olarak 'kadın' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette ise, belirli bir statüye sahip, hükmeden bir kadını tanımlamak için kullanılmıştır."}]},{"word":"تَمْلِكُهُمْ","root":"م ل ك","rootLatin":"m-l-k","meaning":"Sebe Melikesi'nin halkı üzerindeki hükümranlığını ve otoritesini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'temlik' fiilinin 'sahip olmak, hükmetmek, yönetmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'temlikuhum' ifadesi, melikenin Sebe halkı üzerinde mutlak bir idari ve siyasi güce sahip olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mülk' kökünden türeyen 'temlik' kelimesinin, bir şeye sahip olma ve üzerinde tasarruf etme yetkisini ifade ettiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, melikenin sadece maddi varlıklara değil, aynı zamanda insanlara da hükmetme yetkisine sahip olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'mülk' kavramının Kur'an'da hem dünyevi iktidarı hem de Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'temlikuhum' ifadesi, melikenin dünyevi iktidarının bir göstergesi olarak karşımıza çıkar."}]},{"word":"وَأُوتِيَتْ","root":"ء ت ي","rootLatin":"'-t-y","meaning":"Melike'ye her şeyden bolca verildiğini, yani büyük bir zenginlik ve imkana sahip olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'îtâ'' fiilinin 'vermek, bahşetmek' anlamlarına geldiğini ve genellikle bir lütuf veya ihsanı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ûtiyet' pasif fiili, melikeye bu zenginliklerin dışarıdan, yani Allah tarafından verildiği imasını taşır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'îtâ'' fiilinin 'ulaşmak, getirmek' anlamlarının yanı sıra 'vermek' anlamında da kullanıldığını açıklar. Ayetteki bağlamda, melikenin sahip olduğu maddi imkanların kendisine verildiğini, yani bir lütuf olduğunu vurgular."}]},{"word":"شَىْءٍ","root":"ش ي ء","rootLatin":"ş-y-'-","meaning":"Melike'ye verilen şeylerin kapsamının genişliğini, yani her türlü imkan ve zenginliği ifade eder.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'şey'' kelimesinin 'var olan her şey' anlamına geldiğini ve genel bir kapsayıcılık ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'min külli şey'' ifadesi, melikenin sahip olduğu zenginliklerin ve imkanların sınırsızlığını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'şey'' kelimesinin Kur'an'da bazen belirli bir varlığı, bazen de genel bir kavramı ifade ettiğini açıklar. Bu ayetteki kullanımı, melikenin sahip olduğu her türlü maddi ve manevi imkanı kapsayan geniş bir anlam taşır."}]},{"word":"عَرْشٌ","root":"ع ر ش","rootLatin":"'-r-ş","meaning":"Melike'nin sahip olduğu büyük ve görkemli tahtı, dolayısıyla iktidarının ve ihtişamının sembolünü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'arş' kelimesinin 'yüksek ve büyük taht' anlamına geldiğini ve genellikle hükümdarların iktidarını ve azametini simgelediğini belirtir. Ayetteki 'arşun azîm' ifadesi, melikenin gücünün ve ihtişamının somut bir göstergesidir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'arş' kelimesinin Kur'an'da hem Allah'ın kudretini simgeleyen 'Arş-ı A'la' anlamında hem de dünyevi hükümdarların tahtı anlamında kullanıldığını açıklar. Bu ayetteki kullanımı, Sebe Melikesi'nin dünyevi iktidarının ve zenginliğinin bir sembolüdür."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'arş' kavramının Kur'an'da hem somut bir tahtı hem de soyut olarak iktidar ve egemenliği ifade ettiğini belirtir. Melike'nin 'büyük bir arşa' sahip olması, onun sadece maddi bir tahta değil, aynı zamanda büyük bir siyasi güce de sahip olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-suleyman-davud","musrikler","seytan-vesvese","tevhid","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنِّى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz ben"},{"position":1,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"ben"},{"position":2,"surface":"وَجَدتُّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ج-د","rootLatin":"w-j-d","lemma":"وَجَدَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"buldum"},{"position":3,"surface":"ٱمْرَأَةًۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ر-أ","rootLatin":"m-r-ʾ","lemma":"اِمْرَأَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir kadın"},{"position":4,"surface":"تَمْلِكُهُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","lemma":"مَلَكَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"hükmediyor"},{"position":4,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":5,"surface":"وَأُوتِيَتْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"أُوتِيَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"ʾ-t-y","lemma":"آتَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verildi"},{"position":6,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":7,"surface":"كُلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"her"},{"position":8,"surface":"شَىْءٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"sh-y-ʾ","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":9,"surface":"وَلَهَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"لَهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"onun için"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o (kadın)"},{"position":10,"surface":"عَرْشٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ر-ش","rootLatin":"ʿ-r-sh","lemma":"عَرْش","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"bir taht"},{"position":11,"surface":"عَظِيمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ع-ظ-م","rootLatin":"ʿ-ẓ-m","lemma":"عَظِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/23*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/23*
