# Neml Sûresi, 32. Âyet (27:32)

> قَالَتْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَؤُا۟ أَفْتُونِى فِىٓ أَمْرِى مَا كُنتُ قَاطِعَةً أَمْرًا حَتَّىٰ تَشْهَدُونِ

*Kâlet yâ eyyuhâ-lmeleu eftûnî fî emrî mâ kuntu kâti'aten emran hattâ teşhedûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça hiçbir işe kesin olarak karar vermem."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/32

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 32. ayet, Sebe Melikesi'nin danışma ve karar alma sürecini yansıtmaktadır. Ayet, 'ileri gelenler'e danışma, 'emir' ve 'hüküm verme' kavramları üzerinden liderlik ve istişarenin önemini vurgulamaktadır. Dilbilimsel olarak, bu kavramlar Arapça'nın zengin kök anlamları ve bağlamsal kullanımlarıyla derinleşmektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمَلَؤُا۟","root":"م ل أ","rootLatin":"m-l-ʾ","meaning":"Bir topluluğun ileri gelenleri, seçkinleri ve önde gelen şahsiyetleri anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mele'' kelimesini, bir topluluğun göz dolduran, heybetli ve ileri gelen kişileri olarak tanımlar. Onların meclisleri doldurdukları ve görüşleriyle öne çıktıkları için bu ismi aldıklarını belirtir. Ayetteki kullanımı, Sebe Melikesi'nin devlet işlerinde danıştığı, sözü dinlenen ve etkili olan kişileri ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mele'' kelimesini 'cemâat' (topluluk) olarak açıklar ve özellikle bir topluluğun önde gelenleri, liderleri için kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Melike'nin önemli bir karar öncesinde istişare ettiği, toplumun söz sahibi kesimini temsil eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'mele'' kavramının Kur'an'da genellikle bir toplumun seçkin, zengin ve güçlü kesimini ifade ettiğini belirtir. Bu kesimin, peygamberlere karşı çıkan veya önemli kararlarda etkili olan grup olduğunu vurgular. Neml Suresi'ndeki bu kullanım, Melike'nin siyasi ve idari gücünü paylaşan veya etkileyen danışmanlarını işaret eder."}]},{"word":"أَفْتُونِى","root":"ف ت ي","rootLatin":"f-t-y","meaning":"Bana fetva verin, görüş bildirin, bir konuda açıklama yapın anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'iftâ'' fiilini, bir konuda hüküm veya görüş bildirmek olarak açıklar. Özellikle zor ve karmaşık meselelerde doğru yolu göstermek anlamında kullanılır. Ayette, Melike'nin karşılaştığı önemli bir mesele hakkında danışmanlarından net bir yol göstermelerini talep ettiğini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'iftâ'' kelimesinin, bir meseleyi açıklığa kavuşturmak, hükmünü beyan etmek ve zor bir durumu kolaylaştırmak anlamlarına geldiğini belirtir. Melike'nin bu talebi, Süleyman'ın mektubu karşısında nasıl bir tutum sergileyecekleri konusunda danışmanlarından net bir strateji beklediğini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'iftâ'' fiilinin, bir konuda açıklayıcı bilgi vermek, hüküm bildirmek ve yol göstermek anlamlarını taşıdığını vurgular. Ayetteki 'eftûnî' ifadesi, Melike'nin danışmanlarından sadece fikir değil, aynı zamanda bu fikrin gerekçeleriyle birlikte sunulmasını ve bir eylem planı önerilmesini istediğini gösterir."}]},{"word":"أَمْرِى","root":"أ م ر","rootLatin":"ʾ-m-r","meaning":"Benim işim, benim meselem, benim durumum anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emr' kelimesinin hem 'iş, durum, mesele' hem de 'emir, hüküm' anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'emrî' ifadesi, Melike'nin karşı karşıya kaldığı, Süleyman'ın mektubuyla ortaya çıkan önemli ve kritik durumu ifade eder. Bu, sadece bir iş değil, aynı zamanda bir karar verme sürecini gerektiren bir meseledir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'emr' kelimesinin geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve bağlama göre 'hal, şan, iş, hüküm' gibi anlamlara gelebileceğini belirtir. Ayetteki 'emrî', Melike'nin kişisel bir meselesinden ziyade, devletin ve halkının geleceğini ilgilendiren stratejik bir durumu ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'emr' kavramının Kur'an'da hem 'emir, buyruk' hem de 'iş, mesele, olay' anlamlarında kullanıldığını açıklar. Bu ayetteki 'emrî', Melike'nin Süleyman'ın mektubuyla ortaya çıkan ve bir karar almayı gerektiren 'durumunu' veya 'meselesini' ifade eder. Bu durum, aynı zamanda bir 'emir' veya 'hüküm' verme yetkisini de içerir."}]},{"word":"قَاطِعَةً","root":"ق ط ع","rootLatin":"q-ṭ-ʿ","meaning":"Kesin karar veren, bir işi bitiren, hüküm veren anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kat'' fiilinin 'kesmek, ayırmak, bitirmek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Kâtı'a' ise bir işi kesin olarak sonlandıran, hükme bağlayan demektir. Ayetteki 'mâ kuntu kâtı'aten emran', Melike'nin danışmanları olmadan hiçbir iş hakkında kesin bir karar vermediğini, yani istişareye önem verdiğini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kat'' kökünün bir şeyi diğerinden ayırmak, bir şeyi sonlandırmak anlamında kullanıldığını ifade eder. 'Kâtı'a' ismi faili, bir meseleyi kesin bir sonuca ulaştıran, tereddütsüz bir hüküm veren kişiyi tanımlar. Melike'nin bu ifadesi, kendi başına aceleci ve kesin kararlar almaktan kaçındığını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kat'' fiilinin bir işi nihayete erdirmek, kesinleştirmek anlamında kullanıldığını belirtir. 'Kâtı'a' kelimesi, Melike'nin istişare etmeden, yani danışmanlarının katılımı ve onayı olmadan hiçbir konuda nihai bir karar vermediğini, işi sonuca bağlamadığını ifade eder."}]},{"word":"تَشْهَدُونِ","root":"ش ه د","rootLatin":"ş-h-d","meaning":"Siz hazır bulunmadıkça, siz şahitlik etmedikçe, siz yanımda olmadıkça anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'şehide' fiilinin 'hazır bulunmak, tanık olmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'teşhedûnî' ifadesi, danışmanların sadece fiziksel olarak orada bulunmalarını değil, aynı zamanda karar alma sürecine aktif olarak katılmalarını ve bu sürece şahitlik etmelerini ifade eder. Melike'nin istişareye verdiği önemi gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şehâdet' kelimesinin 'hazır bulunmak, görmek, bilmek ve haber vermek' gibi anlamları içerdiğini açıklar. 'Teşhedûnî' ifadesi, Melike'nin önemli kararları alırken danışmanlarının hem fiziksel olarak yanında olmalarını hem de bilgi ve görüşleriyle sürece katkıda bulunmalarını beklediğini gösterir. Bu, aynı zamanda kararın meşruiyeti için onların onayını da içerir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'şehâdet' kavramının hem 'hazır bulunma' hem de 'doğruluğuna tanıklık etme' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'teşhedûnî', Melike'nin danışmanlarının sadece mecliste bulunmalarını değil, aynı zamanda alınan kararların doğruluğuna ve uygunluğuna şahitlik etmelerini, yani onaylamalarını da ifade eder. Bu, liderlikte istişarenin ve ortak sorumluluğun bir göstergesidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ilim-hikmet","adalet","emanet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ey"},{"position":3,"surface":"ٱلْمَلَؤُا۟","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ل-أ","rootLatin":"m-l-ʾ","lemma":"مَلَأ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfinden sonra gelen münâdâ olduğu için merfû (lafzen merfû, mahallen mansûb)","gloss":"ileri gelenler"},{"position":4,"surface":"أَفْتُونِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ف-ت-ي","rootLatin":"f-t-y","lemma":"أَفْتَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî (nun düşmesiyle mebnî)","gloss":"bana fetva verin"},{"position":4,"surface":"نِى","pos":"harf","posDetail":"Nûn-u Vikaye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"beni"},{"position":4,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"ben"},{"position":5,"surface":"فِىٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"hakkında"},{"position":6,"surface":"أَمْرِى","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-م-ر","rootLatin":"ʾ-m-r","lemma":"أَمْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"işim"},{"position":6,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"benim"},{"position":7,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"كُنتُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî (Nâkıs)","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldum"},{"position":9,"surface":"قَاطِعَةً","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-ط-ع","rootLatin":"q-t-ʿ","lemma":"قَاطِع","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"kesin hüküm veren"},{"position":10,"surface":"أَمْرًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"أ-م-ر","rootLatin":"ʾ-m-r","lemma":"أَمْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"İsm-i fâilin mef'ûlü olduğu için mansûb","gloss":"bir iş"},{"position":11,"surface":"حَتَّىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer / Nasb Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"حَتَّى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ta ki"},{"position":12,"surface":"تَشْهَدُونِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ه-د","rootLatin":"ş-h-d","lemma":"شَهِدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hattâ ile nasb edildiği için mansûb (nun düşmesiyle)","gloss":"şahitlik edersiniz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/29-33*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/32*
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/29-33*
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/29-33*
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/29-33*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/32*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nemi, 27/29-33*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nemi, 27/29-33*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32. Âyet*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32. Âyet*
