# Neml Sûresi, 5. Âyet (27:5)

> أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَهُمْ سُوٓءُ ٱلْعَذَابِ وَهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ هُمُ ٱلْأَخْسَرُونَ

*Ulâ-ike-lleżîne lehum sû-u-l'ażâbi vehum fî-l-âḣirati humu-l-aḣserûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar, azabın en kötüsü kendilerine has olan kimselerdir. Onlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/5

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi'nin 5. ayeti, inkarcıların hem dünyada hem de ahirette karşılaşacakları kötü akıbeti vurgulamaktadır. Ayet, 'su' (kötülük), 'azab' (ceza) ve 'ahire' (son hayat) kavramları üzerinden bu akıbetin şiddetini ve kesinliğini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سُوٓءُ","root":"س و أ","rootLatin":"s-v-e","meaning":"Bu ayette, inkarcılara verilecek olan cezanın niteliğini belirten, kötü ve çirkin olanı ifade eden bir kavramdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sû'' kelimesinin asıl anlamının, bir şeyin çirkin ve kötü olması, insanı üzen ve rahatsız eden her şey olduğunu belirtir. Ayetteki 'sûü'l-azâb' ifadesi, azabın kendisinin kötü ve çirkin bir nitelik taşıdığını, yani şiddetli ve dayanılmaz olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sû'' kelimesini 'şerr' (kötülük) ve 'mekrûh' (istenmeyen şey) anlamlarında kullanır. Ayetteki 'sûü'l-azâb' ifadesi, azabın sadece bir ceza olmakla kalmayıp, aynı zamanda son derece kötü ve istenmeyen bir durum olduğunu ifade eder."}]},{"word":"ٱلْعَذَابِ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"İnkarcılara ahirette verilecek olan, acı veren ve ıstırap çektiren cezayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azâb' kelimesinin asıl anlamının, bir şeyi tatlılıktan mahrum bırakmak, acılaştırmak olduğunu belirtir. Ayetteki 'el-azâb' ise, inkarcıların dünyadaki rahatlık ve lezzetlerden mahrum bırakılacakları, acı ve ıstırap dolu bir cezaya çarptırılacakları anlamına gelir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'azâb' kelimesini 'ukûbet' (ceza) olarak açıklar. Ayetteki 'sûü'l-azâb' ifadesi, bu cezanın sadece bir ceza olmakla kalmayıp, aynı zamanda en kötü ve en şiddetli türden bir ceza olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'azâb' kavramının, Allah'ın gazabının bir tezahürü olarak, inkarcıları bekleyen fiziksel ve ruhsal acıları kapsayan geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. Bu ayetteki 'azâb', inkarcıların dünyadaki kötü amellerinin kaçınılmaz bir sonucu olarak ahirette karşılaşacakları ıstırabı ifade eder."}]},{"word":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","root":"أ خ ر","rootLatin":"e-h-r","meaning":"Bu ayette, dünya hayatından sonraki ebedi hayatı, yani kıyamet sonrası diriliş ve hesaplaşma yurdunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âhiret' kelimesinin 'son' anlamına gelen 'âhir' kökünden türediğini ve dünya hayatının sonu, yani ebedi hayat olduğunu belirtir. Ayetteki 'fî'l-âhireti' ifadesi, inkarcıların asıl ve kalıcı kayıplarının bu ebedi hayatta gerçekleşeceğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'âhiret'i, dünya hayatının zıddı olarak, amellerin karşılığının görüleceği, ebedi kalış yeri olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, inkarcıların dünya hayatında elde ettikleri geçici kazançların, ahiretteki büyük kayıpları karşısında hiçbir değer taşımadığını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'âhiret' kavramının, dünya hayatının geçiciliğine karşılık, gerçek ve kalıcı değerlerin bulunduğu yer olarak merkezi bir rol oynadığını ifade eder. Bu ayette, inkarcıların ahiretteki 'en büyük kaybedenler' olmaları, dünya hayatındaki tercihlerinin ebedi sonuçlarını vurgular."}]},{"word":"ٱلْأَخْسَرُونَ","root":"خ س ر","rootLatin":"h-s-r","meaning":"Bu ayette, ahirette amellerinin karşılığını alamayarak en büyük zarara ve kayba uğrayacak olanları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'husran' (kayıp) kelimesinin, sermayeyi kaybetmek anlamına geldiğini belirtir. 'El-ahserûn' ise, en çok kaybedenler demektir. Ayetteki kullanımı, inkarcıların sadece bir kayba uğramakla kalmayıp, ahiretteki tüm sermayelerini (iman ve salih amellerini) yitirerek en büyük zarara uğrayacaklarını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'husran'ı, hem dünya hem de ahiret işlerinde zarara uğramak olarak açıklar. 'El-ahserûn' ifadesi, inkarcıların ahiretteki kayıplarının, diğer tüm kayıplardan daha büyük ve telafisi imkansız olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'husran' kavramının Kur'an'da genellikle iman ve salih amellerden mahrum kalma sonucu ahiretteki ebedi azaba duçar olmayı ifade ettiğini belirtir. 'El-ahserûn' ifadesi, bu mahrumiyetin en üst düzeyde yaşanacağını ve inkarcıların ahiretteki durumlarının en kötü olacağını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","cehennem","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnîdir. Mübteda konumundadır.","gloss":"işte onlar"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnîdir. Haber konumundadır.","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muttasıl zamir olduğu için mebnîdir. Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûrdur.","gloss":"onlar"},{"position":4,"surface":"سُوٓءُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-ʾ","lemma":"سُوٓء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda konumunda olduğu için merfûdur.","gloss":"kötülük, azap"},{"position":5,"surface":"ٱلْعَذَابِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ʿ-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur.","gloss":"azap"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Münfasıl zamir olduğu için mebnîdir. Mübteda konumundadır.","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"içinde"},{"position":8,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"ʾ-kh-r","lemma":"آخِرَة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûrdur.","gloss":"ahiret"},{"position":9,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Fasl Zamiri","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fasl zamiri olduğu için mebnîdir. İ'rabda mahalli yoktur.","gloss":"onlar (vurgu)"},{"position":10,"surface":"ٱلْأَخْسَرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"خ-س-ر","rootLatin":"kh-s-r","lemma":"أَخْسَر","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfûdur.","gloss":"en çok kaybedenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/5*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/5*
