# Neml Sûresi, 52. Âyet (27:52)

> فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةًۢ بِمَا ظَلَمُوٓا۟ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

*Fetilke buyûtuhum ḣâviyeten bimâ zalemû(k) inne fî żâlike leâyeten likavmin ya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/52

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 52. ayet, Semûd kavminin helakini ve geride kalan harabelerini ele alarak, zulmün kaçınılmaz sonucunu ve bu olaydaki ibretleri vurgular. Ayet, 'beyt', 'haviye', 'zalemû' ve 'ya'lemûn' gibi anahtar kavramlar üzerinden, ilahi adaletin tecellisini ve bu tecelliden ders çıkarmanın önemini dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"بُيُوتُهُمْ","root":"بيت","rootLatin":"b-y-t","meaning":"Onların evleri; Semûd kavminin meskenleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Beyt (بيت) kelimesi, kişinin gecelediği, barındığı yer anlamına gelir. Bu ayette, Semûd kavminin helak olduktan sonra geride kalan, ıssızlaşmış meskenlerini ifade eder. Onların yaşam alanları olmaktan çıkıp bir ibret vesilesine dönüşen mekanlardır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Beyt (بيت) kelimesi, Arapçada 'ev' anlamında kullanılır. Ayetteki 'buyûtuhum' (بُيُوتُهُمْ) ifadesi, Semûd kavminin yaşadığı, ancak zulümleri sebebiyle harabeye dönmüş olan meskenlerini mecazi olarak anlatır. Bu evler, onların işledikleri zulmün somut bir kanıtı olarak sunulur."}]},{"word":"خَاوِيَةًۢ","root":"خوي","rootLatin":"h-v-y","meaning":"Çökmüş, boş kalmış, harabeye dönmüş.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hâviye (خَاوِيَةً) kelimesi, 'havâ' (خوى) fiilinden türemiştir ve boş kalmak, yıkılmak, harabeye dönmek anlamlarına gelir. Ayette, Semûd kavminin evlerinin, zulümleri nedeniyle ıssız ve yıkık bir halde bulunduğunu, içinde kimsenin yaşamadığını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Havâ (خوى) fiili, bir yerin boş ve ıssız kalması, yıkılıp harabeye dönmesi demektir. 'Hâviye' (خَاوِيَةً) ise bu durumu niteleyen bir sıfattır. Ayetteki kullanımı, Semûd kavminin evlerinin, ilahi azap sonucu tamamen terk edilmiş ve viraneye dönmüş olduğunu vurgular, bu da onların akıbetinin bir göstergesidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Havâ (خوى) kelimesi, bir şeyin içindeki boşluğu ifade eder. 'Hâviye' (خَاوِيَةً) ise, evlerin içlerinin boşalması, sakinlerinin gitmesi ve yıkılmasıyla oluşan durumu anlatır. Bu ayette, Semûd kavminin evlerinin, yaşayanlarından arınmış ve harabe haline gelmiş olduğunu belirtir."}]},{"word":"ظَلَمُوٓا۟","root":"ظلم","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık ettiler, zulmettiler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulm (ظلم) kelimesi, bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak, haksızlık etmek anlamına gelir. Ayetteki 'zalemû' (ظَلَمُوٓا۟) ifadesi, Semûd kavminin Allah'ın emirlerine karşı gelerek ve peygamberlerini yalanlayarak işledikleri büyük haksızlıkları ve günahları ifade eder. Bu zulüm, onların helakine sebep olan temel faktördür."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Zulm (ظلم) kavramı Kur'an'da geniş bir anlama sahiptir; sadece başkalarına haksızlık etmek değil, aynı zamanda Allah'a karşı gelmek, O'nun koyduğu sınırları çiğnemek ve kendi nefsine zarar vermek anlamlarını da içerir. Ayetteki 'zalemû' (ظَلَمُوٓا۟), Semûd kavminin Allah'ın ayetlerini inkar etme ve peygamberlerine karşı çıkma şeklindeki büyük günahlarını ve bu günahların getirdiği ilahi cezayı açıklar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Zulm (ظلم), bir şeyi yerinden saptırmak, hakkı sahibine vermemek demektir. Ayetteki 'zalemû' (ظَلَمُوٓا۟) fiili, Semûd kavminin Allah'ın kendilerine verdiği nimetlere nankörlük etmeleri, peygamberlerine karşı gelmeleri ve böylece kendilerine yazık etmeleri anlamında kullanılmıştır. Bu, onların helakine yol açan temel ahlaki ve dini sapmayı ifade eder."}]},{"word":"لَـَٔايَةً","root":"أيي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Şüphesiz bir ibret, bir delil.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âyet (آية) kelimesi, açık bir işaret, delil, ibret ve mucize anlamına gelir. Ayetteki 'leâyeten' (لَـَٔايَةً) ifadesi, Semûd kavminin harabeye dönmüş evlerinin, onların zulmünün ve ilahi azabın açık bir göstergesi olduğunu, bu durumdan ders çıkarılması gerektiğini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Âyet (آية), bir şeyin diğerine delil olmasıdır. Bu ayetteki 'leâyeten' (لَـَٔايَةً), Semûd kavminin helak olan evlerinin, Allah'ın kudretine ve zalimlerin akıbetine dair açık bir delil ve ibret olduğunu belirtir. Bu, geçmiş kavimlerin başına gelenlerin, sonraki nesiller için bir uyarı niteliği taşıdığını gösterir."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"علم","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bilenler, idrak edenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlm (علم) kelimesi, bir şeyi olduğu gibi idrak etmek, hakikatini kavramak anlamına gelir. Ayetteki 'ya'lemûn' (يَعْلَمُونَ) ifadesi, sadece bilgi sahibi olmakla kalmayıp, aynı zamanda bu bilgiyi kullanarak olaylardan ders çıkarabilen, akıl ve basiret sahibi kimseleri işaret eder. Semûd kavminin akıbetindeki ibreti ancak bu tür insanlar anlayabilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İlm (علم) kavramı Kur'an'da sadece kuru bilgi değil, aynı zamanda hikmet, anlayış ve idrak etme yeteneğini de kapsar. 'Ya'lemûn' (يَعْلَمُونَ) fiili, Semûd kavminin helakinden çıkarılacak dersleri, ancak olayların ardındaki ilahi hikmeti ve adaleti kavrayabilen, düşünen ve akleden insanların anlayabileceğini belirtir. Bu, bilginin eyleme ve ibrete dönüşmesini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","tabiat-ayetleri","hukuk-ceza","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"işte, ve"},{"position":1,"surface":"تِلْكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"تِلْكَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"şunlar"},{"position":2,"surface":"بُيُوتُ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"ب-ي-ت","rootLatin":"b-y-t","lemma":"بَيْت","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"evleri"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":3,"surface":"خَاوِيَةًۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-و-ي","rootLatin":"ḫ-w-y","lemma":"خَاوِيَة","form":"Fâile","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"çökmüş, boş"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"sebebiyle"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":5,"surface":"ظَلَمُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"ẓ-l-m","lemma":"ظَلَمَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"zulmettiler"},{"position":6,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":7,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":8,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"bu"},{"position":9,"surface":"لَـَٔايَةًۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"ʾ-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"bir ibret"},{"position":10,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":10,"surface":"قَوْمٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bir kavim"},{"position":11,"surface":"يَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"bilirler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/52*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/52*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/52*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/52*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/52*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/52*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/52*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/52*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/52*
