# Neml Sûresi, 57. Âyet (27:57)

> فَأَنجَيْنَـٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَـٰهَا مِنَ ٱلْغَـٰبِرِينَ

*Feenceynâhu ve ehlehu illâ-mraetehu kaddernâhâ mine-lġâbirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Biz de onu ve ailesini kurtardık. Ancak karısı başka. Onun geride kalıp helak olmasını takdir ettik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/57

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 57. ayet, Hz. Lut'un kurtuluşunu ve karısının akıbetini anlatırken, 'kurtarma', 'aile' ve 'geride kalanlar' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi takdiri ve sonuçlarını vurgulamaktadır. Ayet, helak olanlar ile kurtulanlar arasındaki ayrımı dilbilimsel olarak net bir şekilde ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"فَأَنجَيْنَـٰهُ","root":"ن ج و","rootLatin":"n-c-v","meaning":"Allah'ın birini tehlikeden, azaptan veya zor durumdan kurtarması, selamete çıkarmasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Necât (نجاة), bir şeyden kurtulmak, selamet bulmak demektir. Ayetteki 'fâ-enceynâhu' ifadesi, Hz. Lut'u ve ailesini (karısı hariç) helaktan ve azaptan kurtarıp güvenli bir yere ulaştırma eylemini ifade eder. Bu, ilahi bir lütuf ve korumadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Enceynâhu (أنجيناه), 'halasnâhu' (onu kurtardık) anlamındadır. Bu, bir tehlikeden veya musibetten uzaklaştırma, emniyete alma fiilidir. Ayette, Lut'un kavminin başına gelen azaptan korunmasını anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kurtuluş (necât) kavramı Kur'an'da genellikle ilahi bir müdahale ile kötü bir sondan veya cezadan kaçışı ifade eder. Burada 'enceynâhu' fiili, Allah'ın Lut'u ve inananları, helak olan kavmin akıbetinden ayırarak onlara özel bir lütuf ve koruma bahşettiğini gösterir."}]},{"word":"وَأَهْلَهُۥٓ","root":"أ ه ل","rootLatin":"e-h-l","meaning":"Bir kişinin ailesi, eşi ve yakın çevresini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ehl (أهل), bir kişiyle ilişki içinde olan, onunla birlikte yaşayan veya ona mensup olan kimselerdir. Ayetteki 'ehlehû', Hz. Lut'un eşi ve çocukları gibi yakın çevresini kapsar, ancak istisna ile karısının bu kurtuluşun dışında tutulduğu belirtilir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ehl (أهل) kelimesi, bir kişinin ailesi, eşi ve çocukları için kullanılır. Burada Hz. Lut'un ailesi, onunla birlikte kurtarılanları ifade ederken, karısının bu kapsamın dışında tutulması, 'ehl' kavramının her zaman mutlak bir kurtuluşu içermediğini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ehl (أهل), bir şeye mensup olan veya onunla ilişkili olan topluluktur. Ayetteki 'ehlehû', Hz. Lut'un hanesi ve ona iman edenlerden oluşan grubunu ifade eder. Ancak karısının bu kurtuluşun dışında kalması, 'ehl' olmanın her zaman iman ve kurtuluşla eşanlamlı olmadığını vurgular."}]},{"word":"ٱمْرَأَتَهُۥ","root":"م ر أ","rootLatin":"m-r-e","meaning":"Bir erkeğin eşi, karısı anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İmra'e (امرأة), erkeğin eşi demektir. Ayetteki 'imra'etehû', Hz. Lut'un karısını ifade eder. Bu kelime, 'zavce' (eş) kelimesinden farklı olarak, bazen eşler arasındaki ilişkinin niteliğine veya kadının durumuna işaret edebilir. Burada, karısının iman etmeyişi nedeniyle kurtuluş kapsamından çıkarılmasına vurgu yapar."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"İmra'e (امرأة), 'zavce' (زوجة) ile aynı anlamda kullanılsa da, Kur'an'da bazen özel bir duruma işaret eder. Burada Hz. Lut'un karısı, iman etmediği için helak olanlar arasında yer almıştır, bu da 'imra'e' kelimesinin sadece biyolojik eşliği değil, aynı zamanda dini ve ahlaki uyumu da çağrıştırdığını gösterir."}]},{"word":"قَدَّرْنَـٰهَا","root":"ق د ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"Allah'ın bir şeyi takdir etmesi, belirlemesi, hükmetmesi veya ölçüp biçmesi anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kader (قدر), bir şeyi ölçmek, belirlemek veya bir şeye güç yetirmek anlamlarına gelir. 'Kaddernâhâ' (قدرناها) ifadesi, Allah'ın Hz. Lut'un karısının akıbetini, yani geride kalanlardan olmasını, ilahi ilmi ve iradesiyle önceden belirlediğini ve hükmettiğini gösterir. Bu, onun iman etmeyişinin bir sonucudur."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Kader (قدر), bir şeyin miktarını, niteliğini ve sonucunu tayin etmektir. Ayetteki 'kaddernâhâ', Allah'ın Lut'un karısının helak olanlar arasında kalmasını, onun amellerine ve tercihine binaen takdir ettiğini ifade eder. Bu, ilahi adaletin bir tecellisidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kader (قدر) fiili, Kur'an'da genellikle ilahi planlama, ölçme ve hükmetme anlamlarında kullanılır. 'Kaddernâhâ' ifadesi, Allah'ın Lut'un karısının akıbetini, onun iman etmeme tercihine karşılık olarak, geride kalanlar arasında olmasını takdir ettiğini ve bu durumun ilahi bir düzenin parçası olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْغَـٰبِرِينَ","root":"غ ب ر","rootLatin":"ğ-b-r","meaning":"Geride kalanlar, helak olanlar veya yok olanlar anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Gâbir (غابر), 'bâkî' (kalan) ve 'zâhib' (giden, yok olan) anlamlarına gelir. Ayetteki 'el-ğâbirîn', helak olanlar, geride bırakılıp yok edilenler anlamındadır. Hz. Lut'un karısı, iman etmediği için helak olan kavmiyle birlikte geride bırakılmış, yani azaba uğramıştır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"El-ğâbirîn (الغابرين), 'el-bâkîn fî'l-azâb' (azapta kalanlar) demektir. Bu ifade, helak olan kavmin içinde kalıp azaba uğrayanları belirtir. Lut'un karısı da bu gruba dahil edilmiştir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Gâbir (غابر), bir şeyin ardından kalan, geride kalan demektir. Kur'an'da bu bağlamda, helak olan kavmin içinde kalıp azaba uğrayanları ifade eder. Hz. Lut'un karısının 'el-ğâbirîn'den olması, onun kurtuluş kervanına katılamayıp, helak olanlarla birlikte yok olmasına işaret eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-diger-peygamberler","kader","kissa-gecmis-kavimler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bunun üzerine, ve"},{"position":1,"surface":"أَنجَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ج-و","rootLatin":"n-j-w","lemma":"أَنجَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kurtardık"},{"position":1,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"},{"position":2,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":2,"surface":"أَهْلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ه-ل","rootLatin":"a-h-l","lemma":"أَهْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"ailesini"},{"position":2,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":3,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yalnız, hariç"},{"position":4,"surface":"ٱمْرَأَتَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ر-أ","rootLatin":"m-r-a","lemma":"اِمْرَأَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Müstesnâ olduğu için mansûb","gloss":"karısı"},{"position":4,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":5,"surface":"قَدَّرْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"قَدَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gerekli bulduk"},{"position":5,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"},{"position":6,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":7,"surface":"ٱلْغَـٰبِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"غ-ب-ر","rootLatin":"gh-b-r","lemma":"غَابِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"geride kalanlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/57*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/57*
