# Neml Sûresi, 63. Âyet (27:63)

> أَمَّن يَهْدِيكُمْ فِى ظُلُمَـٰتِ ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَمَن يُرْسِلُ ٱلرِّيَـٰحَ بُشْرًۢا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِۦٓ ۗ أَءِلَـٰهٌ مَّعَ ٱللَّهِ ۚ تَعَـٰلَى ٱللَّهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ

*Emmen yehdîkum fî zulumâti-lberri velbahri vemen yursilu-rriyâha buşran beyne yedey rahmetih(i)(k) e-ilâhun me'a(A)llâh(i)(c) te'âla(A)llâhu ‘ammâ yuşrikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve rahmetinin önünden rüzgarları bir müjdeci olarak gönderen mi? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var!? Allah, onların ortak koştuklarından yücedir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/63

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 63. ayet, Allah'ın kudretini ve birliğini vurgulayan bir dizi retorik soru içermektedir. Ayet, özellikle Allah'ın insanlara yol gösterme, rüzgarları gönderme gibi fiilleri üzerinden O'nun eşsizliğini ve ortaklardan münezzeh olduğunu dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَهْدِيكُمْ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Karanlıkta yol göstermek, doğru yolu buldurmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هدى), lütuf ve inayetle doğru yola iletmek demektir. Ayetteki 'yehdîküm' ifadesi, karanın ve denizin karanlıklarında şaşırmış olanlara Allah'ın lütfuyla doğru yolu buldurmasını, onlara rehberlik etmesini ifade eder. Bu, Allah'ın yaratılmışlara olan merhametinin ve kudretinin bir göstergesidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Buradaki 'yehdîküm' mecazi bir kullanımdır. Allah'ın insanlara karanlıkta yol göstermesi, onların kaybolmalarını engellemesi ve onlara doğru istikameti ilham etmesi anlamındadır. Bu, Allah'ın insanlara olan lütfunu ve onlara rehberlik etme gücünü vurgular."}]},{"word":"ظُلُمَـٰتِ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Karanlıklar, ışığın yokluğu ve mecazi olarak zorluklar, bilinmezlikler anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulüm (ظلم) kelimesi, ışığın yokluğu ve karanlık anlamına gelir. Ayetteki 'zulümât' ifadesi, karanın ve denizin fiziksel karanlıklarını ifade etmekle birlikte, aynı zamanda bu ortamlardaki tehlikeleri, bilinmezlikleri ve insanın acizliğini de sembolize eder. Allah'ın bu karanlıklarda yol göstermesi, O'nun mutlak kudretini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'zulümât' kavramı sadece fiziksel karanlığı değil, aynı zamanda cehaleti, şirki ve doğru yoldan sapmayı da ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, hem fiziksel olarak yol bulmanın zorluğunu hem de manevi olarak doğru yolu bulmanın önemini vurgular. Allah'ın bu karanlıklarda yol göstermesi, O'nun hem maddi hem de manevi rehberliğini kapsar."}]},{"word":"ٱلرِّيَـٰحَ","root":"ر و ح","rootLatin":"r-w-h","meaning":"Rüzgarlar, genellikle Allah'ın kudretinin ve rahmetinin bir işareti olarak gönderilen hava akımlarıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rîh (ريح) kelimesi, hava akımı olan rüzgarı ifade eder. Kur'an'da genellikle tekil (rîh) olarak geldiğinde azap rüzgarını, çoğul (riyâh) olarak geldiğinde ise rahmet rüzgarlarını ifade eder. Bu ayette 'er-riyâh' çoğul olarak kullanıldığı için, Allah'ın rahmetinin müjdecisi olan bereketli rüzgarları kasteder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Rüzgarların (riyâh) Kur'an'daki kullanımı, genellikle yağmurun ve bereketin habercisi olarak geçer. Ayette 'büşrâ' (müjde) kelimesiyle birlikte kullanılması, bu rüzgarların Allah'ın rahmetinin bir öncüsü olduğunu, yani yağmur ve bitki örtüsü gibi faydaları getirdiğini açıkça gösterir. Bu, Allah'ın yaratılış üzerindeki kontrolünü ve lütfunu vurgular."}]},{"word":"بُشْرًۢا","root":"ب ش ر","rootLatin":"b-ş-r","meaning":"Müjde, sevindirici haber, iyi bir şeyin habercisi anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Büşrâ (بشرى), sevindirici haber anlamına gelir. Ayette rüzgarların 'büşrâ' olarak gönderilmesi, onların sadece bir doğa olayı olmadığını, aksine Allah'ın rahmetinin, yağmurun ve dolayısıyla hayatın müjdecisi olduğunu ifade eder. Bu, Allah'ın kudretinin ve merhametinin bir işaretidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Büşrâ, bir olayın gerçekleşmesinden önce gelen sevindirici haberdir. Rüzgarların rahmetten önce 'büşrâ' olarak gelmesi, onların yağmurun ve bereketin habercisi olduğunu, böylece insanlara umut ve sevinç verdiğini gösterir. Bu, Allah'ın insanlara olan lütfunu ve onlara fayda sağlama iradesini vurgular."}]},{"word":"رَحْمَتِهِۦٓ","root":"ر ح م","rootLatin":"r-h-m","meaning":"Allah'ın geniş ve kuşatıcı merhameti, lütfu ve ihsanıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rahmet (رحمة), Allah'tan geldiğinde ihsan ve lütuf, insanlardan geldiğinde ise acıma ve şefkat anlamına gelir. Ayetteki 'rahmetihî' ifadesi, Allah'ın kullarına yönelik geniş lütfunu, ihsanını ve merhametini ifade eder. Rüzgarların bu rahmetin önünde müjdeci olması, Allah'ın rahmetinin her şeyi kuşattığını ve insanlara ulaşmak için çeşitli vesileler kullandığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Rahmet, Allah'ın kullarına yönelik iyilik ve ihsanıdır. Bu ayetteki 'rahmetihî' ifadesi, özellikle yağmurun getirdiği bereket, toprağın canlanması ve yaşamın devamlılığı gibi somut faydaları kapsar. Rüzgarların bu rahmetin habercisi olması, Allah'ın yaratılış düzenindeki mükemmelliğini ve her şeyin O'nun kontrolünde olduğunu gösterir."}]},{"word":"يُشْرِكُونَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Allah'a ortak koşmak, O'nunla birlikte başka ilahlar edinmek veya O'nun sıfatlarını başkalarına atfetmektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şirk (شرك), ortak koşmak, bir şeyi başkasıyla paylaşmak demektir. Allah'a şirk koşmak ise, O'nun ilahlığında veya rububiyetinde başkalarını ortak kabul etmektir. Ayetteki 'yüşrikûn' ifadesi, Allah'ın eşsiz kudretini ve birliğini gösteren bunca delile rağmen, insanların O'na ortak koşmalarının ne kadar yanlış ve anlamsız olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Şirk, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve tevhidin zıttıdır. Allah'ın mutlak birliğini reddetmek ve O'nunla birlikte başka varlıklara tapınmak veya O'nun sıfatlarını başkalarına atfetmek anlamına gelir. Bu ayette, Allah'ın evrendeki eşsiz fiilleri (yol gösterme, rüzgarları gönderme) sıralandıktan sonra 'yüşrikûn' kelimesinin kullanılması, bu fiilleri gerçekleştiren tek gücün Allah olduğunu ve O'na ortak koşmanın akıl dışı olduğunu vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/63*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/63*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/63*
