# Neml Sûresi, 65. Âyet (27:65)

> قُل لَّا يَعْلَمُ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ٱلْغَيْبَ إِلَّا ٱللَّهُ ۚ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

*Kul lâ ya'lemu men fî-ssemâvâti vel-ardi-lġaybe illa(A)llâh(u)(c) vemâ yeş'urûne eyyâne yub'aśûn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/65

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 65. ayet, Allah'ın mutlak gayb bilgisine sahip olduğunu vurgularken, yaratılmışların bu bilgiye erişemeyeceğini ve kıyamet vaktini dahi bilemeyeceklerini ifade eder. Ayet, 'bilmek', 'gayb' ve 'diriltilmek' gibi temel kavramlar üzerinden tevhid inancının bir yönünü ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"يَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bu kelime, bir şeyi tam olarak idrak etmek, kavramak ve bilgisine sahip olmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî'ye göre 'ilm' (bilgi), bir şeyin hakikatini idrak etmektir. Ayetteki 'la ya'lemu' ifadesi, gaybın hakikatini ve tüm detaylarını Allah'tan başkasının kuşatamayacağını, dolayısıyla bu bilginin yalnızca O'na mahsus olduğunu belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ilm'i, bir şeyin olduğu gibi idrak edilmesi olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, göklerde ve yerde bulunan hiçbir varlığın, gaybın mahiyetini ve zamanını Allah'ın bildiği gibi bilemeyeceğini, bu bilginin yaratılmışların kapasitesini aştığını vurgular."}]},{"word":"ٱلْغَيْبَ","root":"غ ي ب","rootLatin":"ğ-y-b","meaning":"Bu kelime, duyularla veya akılla idrak edilemeyen, gizli ve görünmez olan her şeyi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'gayb'ı, insanlardan gizli olan, onların bilgisi dışında kalan şeyler olarak açıklar. Ayetteki 'el-gayb' ifadesi, özellikle kıyamet vaktinin ve gelecekteki olayların bilgisini kapsar ki bu bilgi sadece Allah'a aittir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'gayb'ı, insanların ulaşamadığı, göremediği ve bilemediği her şey olarak yorumlar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın gaybı bilmesi, O'nun her şeyi kuşatan ilmini ve yaratılmışların sınırlı bilgisini karşılaştırmak için kullanılmıştır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'gayb' kavramının Kur'an'da genellikle insan idrakinin ötesindeki metafizik gerçeklikleri, özellikle de kıyamet ve ahiret gibi konuları ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'gayb', Allah'ın mutlak ve münhasır bilgi alanını temsil eder."}]},{"word":"يَشْعُرُونَ","root":"ش ع ر","rootLatin":"ş-a-r","meaning":"Bu kelime, bir şeyi hissetmek, farkına varmak veya sezmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'şu'ûr'u, ince ve gizli şeyleri idrak etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'mâ yeş'urûn' ifadesi, insanların diriltilme vaktinin yakınlığını veya ne zaman gerçekleşeceğini en ufak bir şekilde bile hissetmediklerini, bu konuda tamamen bilgisiz olduklarını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî'ye göre 'şu'ûr', bir şeyin farkına varmak, onu hissetmektir. Ayetteki kullanımı, insanların kıyametin ne zaman kopacağı konusunda hiçbir sezgiye, bilgiye veya farkındalığa sahip olmadıklarını, bu bilginin tamamen Allah'a ait olduğunu gösterir."}]},{"word":"يُبْعَثُونَ","root":"ب ع ث","rootLatin":"b-a-s","meaning":"Bu kelime, öldükten sonra tekrar diriltilmek, yeniden hayata döndürülmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ba's'ı, ölüleri diriltmek ve kabirlerinden çıkarmak olarak açıklar. Ayetteki 'yub'asûn' ifadesi, kıyamet gününde insanların tekrar hayata döndürüleceklerini, ancak bu olayın vaktinin sadece Allah tarafından bilindiğini belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ba's'ın temel anlamının bir şeyi harekete geçirmek, göndermek veya diriltmek olduğunu ifade eder. Ayetteki pasif formdaki 'yub'asûn', insanların kendi iradeleriyle değil, Allah'ın emriyle diriltileceklerini ve bu dirilişin zamanının kendileri için meçhul olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["gayb","tevhid","dirilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Emir fiil"},{"position":2,"surface":"لَّا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":3,"surface":"يَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عِلْم","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"bilir","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":4,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî, fâil konumunda","gloss":"kimse","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Fâil"},{"position":5,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":6,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Müennes Salim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gökler","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":7,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ر-ض","rootLatin":"ʾ-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yer","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf"},{"position":8,"surface":"ٱلْغَيْبَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ب","rootLatin":"ġ-y-b","lemma":"غَيْب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"gaybı","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":9,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":10,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"İstisna edatından sonra müstesna minhin (fâil) zikredilmediği tam menfi istisna olduğu için fâil konumunda merfû","gloss":"Allah","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Bedel"},{"position":11,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":11,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":12,"surface":"يَشْعُرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ع-ر","rootLatin":"š-ʿ-r","lemma":"شُعُور","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"hissederler/bilirler","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":13,"surface":"أَيَّانَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَيَّانَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i istifham olduğu için mebnî, zarf-ı zaman konumunda","gloss":"ne zaman","binaDurumu":"Mebnî (ism-i istifhâm)","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":14,"surface":"يُبْعَثُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-ʿ-ṯ","lemma":"بَعْث","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"diriltilirler","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Meçhul muzâri fiil"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Kul"},{"position":2,"translit":"lâ"},{"position":3,"translit":"ya'lemu"},{"position":4,"translit":"men"},{"position":5,"translit":"fî"},{"position":6,"translit":"ssemâvâti"},{"position":7,"translit":"vel-ardi"},{"position":8,"translit":"lġaybe"},{"position":9,"translit":"illa(A)"},{"position":10,"translit":"llâh(u)(c)"},{"position":11,"translit":"vemâ"},{"position":12,"translit":"yeş'urûne"},{"position":13,"translit":"eyyâne"},{"position":14,"translit":"yub'aśûn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/65*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/65*
